Patolojik Ümit

Başlığı okuyunca kendime isim taktım zannedenler olabilir aranızda! Ama gerçek öyle değil…

Patolojik ümit, psikolojide, “ümit etme”nin hastalıklı halidir.

Hiçbir zaman var olmayacak bir şeyi olacağına inanmak, ümidini kesmemektir.

“Bir adamla evleniyorsunuz ya da flört ediyorsunuz… Bir erkekte aradığınız her şeye sahip… Boy-pos endam yerinde… Seni çok da seviyor… O kadar ki, gözünde sakınıyor. Bir başkasının sana yan gözle bakmasına bile tahammül edemiyor. Sahipleniyor. O kadar, o kadar ki ne arkadaşların ne de ailen yok hükmünde. Yalnızca ona aitsin. Kıskanıyor… Giydiğin, taktığın sıkıntı. Ya boyu, uzun ya yakası açık, ya da rengi parlak. “ Sen bilmezsin erkeklerin neler düşündüğünü” diyor. Seni koruyor aklınca. Hep sevgiden oluyor bunlar zannediyorsun. Yanılıyorsun. Aslında ne kadar yalnızsan ve ne kadar çok eleştirecek alan bulursa seni, o kadar iyi bir kurbansın onun için… İşte bu noktada katilini tanıman lazım…

SENİ KÜÇÜMSÜYORSA

Tanıyamadın mı? Peki başka ip uçları vereyim senin için. Hayat yolunda yan yana daha uzun süre yürümeye karar verdiniz. Yeni yeni huylarını görmen gerekir bu aşamada. Örneğin, “saçı uzun aklı kısa olmakla” itham etmeli seni. Bazen “Aklın ermez senin. Elinin hamuru ile erkek işine karışma” da diyebilir. Ya da senin on parmağınla yaptığını “başparmağımla yaparım.” da olur. Nasıl söylediği çok da fark etmez. Konuşmalarından kadınları küçümsediğini ve hor gördüğünü sonucunu çıkarmalısın buradan. “Beni tanıdıkça değişir” diye bekleme. Değişmez… Katilini tam da bu noktada tanımalısın. Tanıyamadın mı yine? Umarım geç kalmazsın.

Şiddet Döngüsü

Katilini tanımana yardım etmek istiyorum. Bak sana birkaç güzel ipucu daha vereyim hemcinsim. Diyelim ki bütün gördüğün zaaflarına rağmen, evlenmeye karar verdin, tebrikler! şimdi katilinle aynı evdesin. Balayı aşaması diyoruz biz bu döneme… Emin ol pek de bir şey hissetmeyeceksin. Ama bil ki uzun sürmeyecek… Önce yalnızlığını besleyecek, eve gelen giden denetim altında. O arkadaşını beğenmedim, bu komşu gelmesin, bla bla bla… Dedik ya yalnızken daha iyi bir kurbansın. Sonra sudan bahaneler gelecek, sağa baktın sola baktın, camı açtın, eve geç kaldın, yemeğin tuzu derken “Bak şimdi böyle yapıyorsun sinirleniyorum.”lar gelecek. Sudan nedenlerle öfke patlamaları, bağırış çağrış… Emin ol ucuz kurtuldun. Çünkü biz bu döneme “şiddetin tırmandığı aşama” diyoruz. Katiline az dikkatli bak! tanıyacaksın…

Köprüden önce son çıkış! Çıktın gittin… harika! Düzelir diye beklersen, işte tam da bunun adı “Patolojik Ümit” , Hiçbir zaman var olmayacak bir şeyin olacağına inanıyorsun demektir.

İnanıyor musun düzeleceğine? Tamam! ben de inandım sayıyorum kendimi… Yeter ki sen yalnız kalma. Geleceğine projektör tutmaya devam ediyorum sevgili hemcinsim. Senin başka türlü ikna olacağın yok. Bak daha neler olacak? Hani o bağırış çağrışlar vardı ya, yeri göğü inletip, ortalığı kırıp dökmeler… Böyle kalır sanma… Bir gün o öfke senin bedenine dönecek: Yüzüne kaşına, gözüne, gövdene, karnındaki bebeğine ve daha baş edilmez olanı, içine o adamı koyduğun yüreğine… Hayatta kalırsan şanlısın. Biz buna “şiddet aşaması” diyoruz. Hala mı katilini tanımadın?

Emin ol, bütün bu olanlar her defasında pişmanlıkla son bulacak… Senden özür dileyecek, “bir daha yapmamlar” için söz verecek. “Bir öfke anıma denk geldi” ile devam edecek, az daha abartanlar çiçekli böcekli özür mesajları gönderecek. Az biraz senin de kendini suçlu hissetmende fayda var tabi… Ben de öyle davranmasaydım pişmanlığını hissetmen bir kurban olarak en kıymetli hazinen. Yapman gereken tek şey o ne diyorsa yapmak, neyi yapma diyorsa yapmamak.

Ümit Dünyası

“Ben sana dememiş miydim, gördün mü? Bak pişman oldu. O beni çok sever. O da eski güzel günlerimize dönmek istiyor.” dediğini duyar gibi oluyorum. Çok yanlış düşünüyorsun. Biz bu davranışı da tanıyoruz. Adı; Patolojik Ümit.

Adı üzerinde döngü; Başa döndünüz iyi mi? Eeee! Her şey güllük gülistanlık gidecek zannetmen normal… Çünkü balayı aşamasına geri döndün. Ama bil ki sudan nedenlerle hem de bu kez seni daha fazla suçlayarak şiddetin tırmandığı aşamaya geleceksiniz ve tabi ki şiddete maruz kaldığı aşamaya… Her balayı dönemi, kendini daha iyi hissetmene neden olurken, bir süre sonra en kısa dönem balayı ve ömür boy süren bir şiddet çemberinin içerisinde bulacaksın kendini… İşte burası önemli. Artık biz sana kurban diyoruz, o adama fail.

Ne kadar çabuk bu ilişkinin iyileşmeyeceğine inanırsan kardır.

Ne kadar erken uyanabilirsen kardır.

Ne kadar çabuk uzağa gidebilirsen kardır.

Ne kadar çabuk katilini tanırsan kardır…

Oyalanma…

Terket…

Yoksa çok geç olabilir.

Öğr. Gör. Ümit ERTEM

Sağlık Eğitimcisi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ümit Ertem - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?