Kadının adı yok

Uzun süredir yazmadığım, yazamadığım günlerden geçtim. Çünkü çalışmalarım bir hayli sürdü. Süreceğe de benzer. Bu nedenle zaman içinde ve dikkatimi çeken konularda, kıyısından, köşesinden bir şeyler yazayım dedim. Çalışmalarımın boyutlarını ve yoğunluğunu, zaman zaman ancak telefonla konuşabildiğimiz, gazetemizin genel yayın yönetmeni “ İbrahim Irmak” biliyor! Ve gazetemizin yürekli yayın yönetmeni, birçok gazetenin sayfalarına sığdıramadığı magazin haberlerinin yanı sıra başlattığı bu yazı dizisine, kendimce bir şeylerle katılıyorum…

Geçenlerde bir televizyon kanalının, bir programında tartışma odaklı bir konu dikkatimi çekti. Bayan bir bilim insanı, “Ülkemiz erkeklerden kurulu bir tür mezbahaya döndü” dedi ve benim konuya odaklanmamı sağladı. Evet… Bu bilim insanını sanırım herkes gibi elbette ben de onaylıyorum. Ve yaklaşık on yıldır, mütemadiyen artan bir ivmeyle, bu edepsiz yaklaşım süregeliyor…

Gazetelerin üçüncü sayfa boyutlarında, hemen her gün kadın cinayeti görselliğiyle karşılaşıyoruz. Kimi zaman insan okuyamıyor bile… Kadın, kendisi için yaptıklarınızı görmez, yapmadıklarınızı görür! Yapılanları görmemek, ama yapılmayanı görmek, göstermek kadınların başlıca niteliği. Galiba kadın olmak böyle davranmayı gerektiriyor. Madalyonun diğer tarafından bakarsak, bu işte bir yanlışlığın olduğunu hissediyor gibiyim veya gibiyiz! Bu yanlışlığın birkaç adım öncesi de bence, erkekler kadınları kendi kafalarına göre kuruyor, yaratıyor. Kadınlığın gerçeğini görmek istemiyor. Bazı gerçekçiler de var, bunlar da kadın gerçeğini büsbütün ortadan kaldırıp, kadını “anonim” bir kişilikle görmeye çalışıyorlar. Yunanlı felsefeci ve yazar ‘Plutarkos’; “Mumlar sönünce her kadın aynıdır” dememiş mi? Elbette yanlış bir düşünce! Bu, işin avuntusu. Olmaz tabii. Her kadın aynı olmaz. Ama Yunanlı yazar, bu sözü sanırım öç almak duygusuyla söylemiş olmalı… E, bizim tarafın tayfalarına bakıyoruz; iki kültürün betimlemesiyle türemiş insanları görüyoruz! Yunanlı, kendi düşüncesini aktarmaya çalışmış. Aslında şöyle bir yaklaşım da vardır; henüz doğmadan önce, beyinsel uzuvlarımız tam oluşmaya başlarken, beynimize yüklenen ‘ego’ türü düşüncelerin yoğunluğunda, zaman içinde kazanacağımız bağnazlık ve bencillik de oluşmaktadır. ‘Morfogen’… Tıp dilinde bunların toplamına yüklenen bir deyim! Bunu belirtmekte ki amacım ise, ebeveynlerin, bilhassa erkek çocuklarını ‘kral’ düşünceleriyle yetiştirmemelerinin gerekliliğidir. Burada önemli olan husus, ‘ego’ kimsede yoktur diye bir düşünceyi kimse savunamaz. Bu, elbette herkes de vardır. Ebeveynlerin rolü burada önem kazanıyor. Zaman içinde ister törpülenir bu algı… İster doruğa çıkartılır! İşte tüm erkeklerin yaşamlarında önemli olan hususlar; ‘ilkokul öğretmenleri’, ‘sosyal çevreleri’ ve ‘özgüven verecek aile’… Erkek, çocukluktan büyüyünceye kadar bu üç hususa ebeveyn dikkat ederse ‘Kadının Adı Olur’… Ve önyargılı olmaktan kaçınır…

Kadın bu. Sonsuz bir konu. Uzar gider sayfalarca. En doğru sözü bizim ‘Ahmet Rasim’ söylemiş: “Kadın, sensiz de yaşanmaz, seninle de yaşanmaz demiş çıkmış!”…

Yıllar önce… Sanırım 1980’li yıllar… O yıllarda duru bir güzelliğe sahip, ince zarif bir hanım öyle bir kitap yazmıştı ki! Kitabı okumamış olmama biraz hayıflanmıştım! Çünkü; kitabın ismi ‘Kadının Adı Yok’ ilkönce, bu isim usumu rahatsız etti! Ne demek ‘Kadının Adı Yok!’… Söyleşisi vardı. Sonra da salonda sohbet ederken şu cümleleri, bugün gibi hatırlayarak sarf ettim! “Siz, öyle bir isim kullanmışsınız ki… Ne demek ‘Kadının Adı Yok!’, 1934 yılında kadına değer verilip, varlığıyla, varlığımız olmuş…”. Gülerek yüzüme baktı. Ve canımı yakan, orada beni mahcup eden bir sözle karşılık verdi; ‘Siz bu kitabı okudunuz mu?’… Sanırım bir tür ön yargıyla hareket etmiştim. Kitabını imzalayarak, içimi eriten o sözü kurdu. “Bu kitabı, bir kenara çekilin, sakin bir ortamda okuyun ve benim ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız!”. Sergi kitabevinde yaşadığım bu olguyu, yıllarca unutamam. O günden sonra da PTT aracılığıyla mektuplaşmamız olmuştu. Öyle zarif, öyle ismi gibi içten ve duygulu bir insandı… Ölümüne kadar hep ‘Duygu’ ablam olarak usumda yer etti!

www.haberhurrıyeti.com/mustafagokcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?