Asıl gerçeğimiz yoksullaşma

Her yaz olduğu gibi İzmir, Aydın, Muğla, Manisa başta olmak üzere ülkemizin ormanları yine alev alev yandı. O yangınlar önünde sonunda sönüyor, sönecek.Ama;

Ayasofya, hilafet, barolar, İstanbul Sözleşmesi gibi gündemlerle üzeri örtülmeye çalışılsa da, mutfaktaki yangın öyle kolay kolay söneceğe benzemiyor.

Önceki yazımızda, yurt dışındaki çevrelerin Türkiye’nin ekonomik manzarasına bakışıyla, içerideki yetkililerin açıklamalarındaki farklılıklara değinmiştik.

Bugün de bazı tespitler yapacağız:

1- Kariyer ve Yetenek Yönetimi Derneği'ne göre Türkiye genelindeki üniversite mezunlarının yüzde 42'si mezun olduktan sonra iş bulamadı. Yüzde 31'i de iş bulduklarında ancak asgari ücretle işe başlatılıyor. En başarılı üniversitelerden mezun olanların da durumu aynı. Yani üniversite bitirenlerin neredeyse yarısı iş bulamıyor.

İş bulabilenlerin yüzde 16'sı da yoksulluk sınırının altında, 3 bin ila 3 bin 999 lira arasında ücret alabiliyor.

Üniversite mezunlarının bile durumu buyken, çoğunluğu İmam Hatip’lerden oluşan ve üniversite kazanamayan milyonlarca gencin durumunu siz hesap edin…

2- Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel “Türkiye toplumu daha önce hiç tecrübe etmediği bir yoksullaşma sürecine girdi. Çok sayıda ailenin 2019 gelir düzeylerini yakalayabilmeleri büyük olasılıkla iki yıl alabilir” diyor.

Sözcü gazetesine konuşan Gürsel’e göre, kısa çalışma ödeneğinden yararlananların sayısı 3.5 milyon, ücretsiz izne çıkarılanların sayısı da 1.7 milyon.

İşsizler ordusuna, çalışabilecekleri halde, “ailevi ve dini” nedenlerle iş aramayan yüz binlerce kadını da ekleyebiliriz.

Gürsel, tek umudun, salgında ikinci dalga olmaması olduğunu söylüyor ama, Ayasofya’da 350 bin kişinin balık istifi namaza durmasına izin veren bir ülkeyiz. Bayram, tatil, deniz, plaj derken bütün önlemleri bir kenara bırakan bir toplumuz…

Demek ki, umutlar tükeniyor.

1 TON PATATES ÇEYREK ALTIN ETMİYOR

3- Niğdeli patates üreticileri, ellerindeki patateslerin kilosunu ancak 50 kuruşa sattıklarını, 1 ton patatesi satıp 1 çeyrek altın bile alamadıklarını belirterek isyan etti. Patatesin maliyeti ise 90 kuruş. Yani üretici ürününü zararına satıyor. 1 ton patates ancak 500 lira ederken, çeyrek altın 700 lirayı geçti.

TOPU BAŞKASINA ATMAK…

4- Kamu bankaları geçtiğimiz günlerde, Honda, Hyundai, Fiat, Ford, Renault ve Toyota firmalarını teşvikli kredi kapsamından çıkardı. Gerekçe, fahiş zam yapmaları. Türkiye’deki otomobil üretiminin yüzde 95’ini bu firmalar yapıyor. Bunun adı, kasada para kalmadı, ben artık kredi teşviğini sonlandırıyorum demek… Ama bunu itiraf etmek yerine, sorumluluk otomobil firmalarına yüklenmeye çalışılıyor.

Belki içiniz karardı, ama bize yansıdığı kadarıyla ülkedeki tablo maalesef bu…

Baydu Can

3 Ağustos 2020baydu1963@gmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Baydu Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?