İyi Bayramlar Türkiye

Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz geldi.

Önce biraz gülümseyelim güne başlarken:

Üç tane koyun, ahırda aralarında konuşuyorlarmış:
“Bakalım bugün kesilme sırası hangimize gelecek?" demiş biri.
Derken, kasabın çırağı çıkıp gelmiş. Ve içlerinden birini kesmek için götürmüş. Tam koyunu yere yatıracağı sırada, koyun çırağın yüzüne bakarak miyavlamış. Çırak şaşırmış. Öyle ya, koyun hiç miyavlar mı? Kedi değil ya bu!.. Çırak yine koyunu yere yatırmak için davranınca, koyun bu defa iki kez miyavlamış. Çırak şaşırmış ve biraz da korkmuş. "Ben miyavlayan koyunu kesemem!" demiş ve koyunu götürüp ahıra bırakmış.Arkadaşlarının geri döndüğünü gören öteki koyunlar merakla çevresini sarıp, nasıl olup da kurtulduğunu sormuşlar. Koyun sırıtmış:
-“Nasıl olacak! İşte yabancı dil bilmenin yararı arkadaşlar!" demiş.

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

“Arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar.” demiş atalarımız.

Şuraya da "Kavurma Yapmanın Püf Noktası"nı bırakalım:

Kavurma, koyun ve kuzu etinin but ve kol kısmından, dana etinin ise sırt ve kol-kürek kısmından hazırlanır. Çıkarılan etler kuşbaşı olarak doğranır. Etin çok iyi yıkanması, sonrasında ise iyice süzdürülmesi gerekir. Kavurma eti, kendi yağında kavrulur. Bunun için etin yağlı kısımları kesilmeli ve tencereye konularak eritilmelidir. Yağlar eridikten sonra geride kalan kıkırdak kısımlar, tencereden alınmalıdır. Doğranmış et, eriyen ve kıkırdakları alınan bu yağın içinde kavrulmalıdır. Kavurma yüksek ateşte yapılır, çünkü kısık ateş etin sulanmasına neden olur. Ocak ancak etlerin rengi iyice döndükten sonra kısılır. Pişirme işlemi tencerenin kapağı kapalı olarak etler iyice yumuşayıncaya kadar devam ettirilir. Kuzu ve koyun eti yumuşaktır ve daha kolay pişer. Kavurma dana etinden yapılıyorsa pişirme sırasında çok az su ilave edilebilir. Tuz ve karabiber, etler iyice piştikten sonra katılır. Tercihe göre kekik, kimyon, kırmızı pul biber, defne yaprağı ve sarımsak da kavurmaya ilave edilebilir.
Afiyet olsun.

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

“Canlı hayvan ağırlığı 40 kilogram olan bir küçükbaştan 18 kilograma yakın karkas et çıkıyormuş.”

Bugün Kurban Bayramı’nın ilk günü.
Bu bayram annemsiz geçireceğim ilk Kurban Bayramı’m olacak.
Babamsız tam 16 bayram geçirmiştim şimdiye kadar.
Bu da 17 olacak
Ama anne bir başkaymış.
Bu duyguyu da ancak annesini kaybedenler anlayacaktır.
Nur içinde yatsınlar tüm kaybettiklerimiz.
Artık ailemizin en büyüğü benim.
Artık elini öpeceğim hiçbir büyüğüm yok.
Bu yüzden “Bayram benim neyime?” demek geliyor içimden bu bayram.

Sadece bu kadar değil tabii.
Korona süreci henüz bitmedi, devam ediyor.
Hâlâ risk altındayız.
Hâlâ sevdiklerimize sarılamıyoruz.
Hâlâ mesafeler var aramızda.
İşsizlik oranları arttıkça artıyor.
Evini, çoluğunu çocuğunu geçindirmekte çok zorlanıyor insanlar.
TÜİK her ne kadar kabul etmese de enflasyon almış başını gidiyor.
Pazara, markete gittiğimizde daha önce harcadığımızın iki katını ödüyoruz artık.
Eskiden “orta direk” diye bir kavram vardı.
O direk çoktan ikiye bölündü.
Artık ya zenginsin, ya fakir.
TÜİK’in açıklamasına göre:
4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2.406 TL., 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ise 7.838 TL. olmuş.
Bu sınırı yakalayan ya da geçebilen aile sayısını da açıklamasını bekliyorum TÜİK’den.
Daha başka o kadar çok şey var ki, bayram günü daha fazla karartmayayım içinizi.
Yani sözün özü:
O yüzden “Bayram bizim neyimize?” demek geliyor içimden.

“Nerde o eski bayramlar?” da demek istemiyorum.
Çok klişe bir söz artık çünkü.
Ben ailemizle, sevdiklerimizle geçirdiğimiz her günün bayram olduğunu düşünüyorum.
Ben sağlıklı olduğumuz her anın bayram olduğunu düşünüyorum.
Ben kimseye muhtaç olmadığımız, kendi yağımızla kavrulduğumuz her günün bayram olduğunu düşünüyorum.
Ben bir tek insanın bile gülümsemesini, mutlu olmasını sağladığımız her günün bayram olduğunu düşünüyorum.
Biz hayata güzel baktıkça,
Biz insanları sevdikçe,
Biz yüreğimizde güzelliği, iyiliği büyüttükleri,
Biz menfaatlerimizi değil, vicdanımızı ön plana aldıkça,
“Bize her gün bayram olur” diyorum.

Bayramın kutsallığı ayrı konu.
Bayramı hak etmek bence bütün mesele.
Bayramı hak edenlerden olun.
Yüreğinizin güzelliği, vicdanınızın büyüklüğü, sevginizin yüceliği ile bayramı hak edin.
Gerisi fasa fiso.

Tüm Müslüman aleminin mübarek Kurban Bayramı’nı kutluyorum.
Hak eden herkese iyi bayramlar diliyorum.
Nice bayramlara, huzurla, iyilikle, sevgiyle.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Cuma.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?