Sağ seçmeni kaçırmayalım kaygısı ve CHP'nin açmazı

Bu köşede 9 Temmuz’da kaleme aldığım yazı, “1994’ten 2023’e, tarih tekerrür edecek mi? başlığını taşıyordu. Yazıda, rakipler 5 parçaya bölündüğü için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1994 belediye seçimlerini düşük bir oyla kazanması konu ediliyordu. Muhalefetin tek adayda birleşmediği taktirde Erdoğan’ı yenmelerinin imkansız olduğu anlatılıyordu. Yazıda, işi en zor olan ismin, CHP lideri Kılıçdaroğlu olduğu da belirtilmişti.

Gazeteci arkadaşımız Kemal Göktaş, önceki gün diken.com.tr’de dikkate değer bir analiz kaleme aldı.

Göktaş, analizinde, cumartesi ve pazar günü gerçekleştirilen CHP kongresinin, bir umudu büyütmek yerine geçmiş hataların ilerde tekrarlanacağı endişelerini büyüten bir kongre olarak tarihe geçtiğini ileri sürdü.

İşte Göktaş’ın analizinden önemli satırbaşları:

“AKP karşısında bir ittifak oluşturulması politikası, uzunca denilebilecek bir süredir, CHP genel merkezinin temel politikası haline gelmiş durumda. Özellikle ucube başkanlık sistemine geçilmesinden sonra AKP’yi iktidardan indirebilmenin tek yolu dağınık muhalif partileri en azından ortak bir cumhurbaşkanı adayı etrafında birleştirmekten geçiyor.”

“Sorun CHP’nin programında yazılı ve tabanının büyük ölçüde sahiplendiği sol değerleri bir yana bırakmayı ittifak politikasının bir gereği sanmasında. Oysa sol politikaları merkeze alan bir anlayış bir demokrasi ittifakını sağlama konusunda mevcut sağcı politikalardan çok daha geniş bir kapsama alanına ulaşabilir.”

“CHP yönetimi, AKP’nin rejimi dönüştüren bütün kritik hamlelerine ya sessiz kalarak ya da cılız itirazlarla destek verdi.”

“Siyasal İslamcı ülkülere sahip biri olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi, çözüm sürecinin bitirilmesine itiraz etmeyerek olan biteni sessizce izlemesi, başkanlık sistemini getiren referandumda YSK’nın son anda mühürsüz oyları geçersiz sayarak ‘Evet’ oylarının kılpayı farkla kazandığını açıklamasına boyun eğmesi, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ‘Evet’ diyerek HDP’li ve CHP’li vekillerin tutuklanmalarının önünü açması, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra HDP’nin davet edilmediği Yenikapı mitingine katılması, AKP’nin Suriye’ye yönelik askeri müdahalelerine destek vermesi ve son olarak Ayasofya’nın müze statüsünün kaldırılarak camiye dönüştürülmesine sessiz onay vermesi.”

“AKP’nin laikliği yok eden bütün icraatlarına ‘sağ seçmeni kaçırmayalım’ kaygısıyla onay veren bir anlayış hakim oldu. CHP’nin laikliği savunmaktan ısrarlı biçimde kaçınması, siyaset alanının dinselleşmesine, meselelerin İslam ekseninde ele alındığı bir kamusal alanın hakim olmasına neden oldu.”

“Manzara, hiçbir zaman tam demokratik ve tam laik olamayan bir Cumhuriyet’ten demokrasinin ve laikliğin tamamen mezara gömüldüğü yeni bir rejime evrildiğimizi gösteriyor.”

“Siyasal dengeler AKP’ye karşı CHP’nin merkezde olduğu bir hattı vazgeçilmez kılıyor. Bu açmazda CHP’nin sağ siyasi argümanlara teslim olması ise onu güçlendirmiyor, aksine zayıflatıyor.”

“Sonuçta, anketlerde her ne kadar düşüş yaşasa da AKP’ye can suyu veren bu açmaz oluyor.”

Ne dersiniz? Göktaş haklı değil mi?

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz http://www.diken.com.tr/turkiyenin-ve-chpnin-acmazi/

Baydu Can

27 Temmuz 2020

baydu1963@gmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Baydu Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?