Gazeteciler için buruk bir bayram

Bugün 24 Temmuz

İki önemli olgu yaşamaktayız bugün…

Birincisi yıllar sonra Ayasofya’nın özgürce ibadete açılması…

İkincisi ise gazetecilerin yıllar önce kazandığı özgürlüklerin ellerinden alınması…

***

Bayramlar, büyük mutlulukların, milletçe coşku içinde kutlandığı çok özel günlerdir.

İnsanların birbirlerine, daha bir sevecen davrandığı, kırgınlık ve dargınlıkların unutulduğu anlardır. Ve Ayasofya’nın ibadete açılması, halkı milli duygular etrafında bir Bayram havasında birleştirmesi acısından çok önemlidir.

Ancak buna karşılık Gazetecinin bayramı ise sansürün kaldırılmasıyla ve 10 Ocak kararlarının uygulanmasıyla olacaktır…

***

Gazetecilerin de beş-on yıl öncesine kadar kutlamakta olduğu iki Bayram vardı…

Birincisi, patronlarla çalışan gazeteciler arasındaki iş barışını sağlayan 212 sayılı yasa…

10 Ocak 1961’de resmi gazetede yayınlanan bu yasa ile gazetecilere sağlanan haklar yıllar içinde İktidarlar tarafından kemirilmeye başlandı…

Bir “alo! ile hasıraltı edilen haberler… Fotoğraflar… Kasetler… Demir parmaklar arkasına atılan gazeteciler… Çarmıha gerilen internet haber sitelerinin yöneticileri…

Gazeteciliğin kan ağladığı dönemde Bayramın lafı mı olur?

***

İkincisi ise 1908 yılında sansürün kaldırıldığı 24 Temmuz günüdür…

Tam 112 yıl önce henüz padişahlık dönemi hüküm sürerken, sansürün kaldırılması çağdaş yaşam için atılan en önemli adımlardan biridir…

Ama günümüzde ki uygulamalar 112 yıl öncesini bile neredeyse mumla aratır haldedir.

Ne yazık ki meydanlarda atılan nutuklarla…

Tek tip televizyonlarda beyin yıkamaya yönelik konuşmalarla…

Uygulanmakta olanlar birbirini tutmamaktadır…

Oysa özgür basın ve özgür fikir işçisi demokrasiyle yönetilen ülkelerin onurudur.

Gerek On Ocak kararlarının artık yok hükmünde olması…

Gerek 112 yıl önceki sansürcü zihniyetin egemen hale gelmesi…

Basın emekçilerinin içinde kanayan bir yaradır…

Gazeteciliğin kan ağladığı dönemde Bayramın lafı mı olur? Yıllar önce "On Ocak artık Gazeteciler'in Bayramı olarak kutlanamaz" diye yazmıştım.

Bugün buna 24 Temmuz’u ekliyorum…

… Ve bu günlerin Gazetecilerin hak ve özgürlüklerinin kazanımları için mücadele günü olarak ilan edilmelerini öneriyorum…

Fikret Kalmuk

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Kalmuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?