Çıldırmadan önceki gün


Beğenilmeyen "Ce ha pe" ile diğer muhalefet partileri, halkın istekleri doğrultusunda tek bir gündem oluşturabilir. Yıllardır bitmeyen ve temcit pilavı gibi yinelenen konuların başlıkları şunlar olabilir:
Beka sorunu,
Yerli uçak yaptık,
İş bankası hisseleri,
Camide çav bella çalındı,
Ayasofya'da ibadet,
CHP darbe istiyor,
Savaş uçağımız göklerde,
Dıııjjj güçler,
Gezi olayları,
Başörtüsü,
İmralı'yı ibadete açıyoruz,
Vefa grubuna saldırdılar,
Elektronik otomobil ürettik,
Ekonomik büyümemizi kıskanıyorlar.

FARKLI KONULAR VE DİLLER 

Halkın konuştuğu ile iktidarın dili örtüşmüyor.
Halk işsiz, parasız, yoksul, çaresiz, kimi gün boyu aç, bir ekmek alamıyor.
Kirasını, doğalgaz, elektrik, su faturasını ödeyemiyor. Kredi kartlarının borcu birikmiş, evindeki eşyasına haciz geliyor.
Hükümetin umurunda değil, bütçesi açık veriyor veya bir şeyler yapamıyor. "Yapma gücü olmayan" yönetim, yapay gündemle günü ve günleri geçirmeye çabalıyor.
Halk -karşısında bir muhatap bulamasa da, kendi arasında samimi bir üslupla- ekonomiyi konuşuyor. Başkanlık sisteminin dayattığı konular hiç ilgi çekmiyor, bir günde, kimi bir kaç saatte yapay gündemden çıkıyor, yok oluyor.

BİR KAÇ ÖRNEK VERELİM

Öğrenim kredisini ödeyemeyen 280 bin öğrenciye "haciz" kararı çıktı. "Ekonomi süper" diyen bakan bu duruma bir formül bulamadı. Bu gençlerin nasıl bir yıkım yaşadığını, umudunun yok olduğunu, hayata küstüğünü düşünmek yetmiyor, çözüm gerekiyor.
Yıllık geliri 7 bin liradan az olan nüfus 11 milyon kişi, ayda 583 lira geçinmek zorunda. Yılda 8 bin lira ile geçinen sayısı 16 milyon ve ayda 667 lirayla 30 gün yaşama savaşı veriyorlar. 
Acı bir gerçek de şu: Nüfusun binde ikisi bankalardaki tüm mevduatların yüzde 55'ine sahip. 
Avukatların bile aradığı "adalet" yok, işsizlik öyle büyük ki rakamlara sığmayacak kadar çok, yoksulluk toplumu kemiren bir hastalık gibi almış başını gidiyor. 

HER KONUDA SIKINTI VAR  

Kimi köklerini arıyor Osmanlı torunu olduğuyla övünüyor, "kılıç hakkı" diyor Ayasofya'da ezan ve namaz istiyor. Kimi Irak'ta Kerkük, Erbil, Süleymaniye'de hakkı olduğunu söylüyor, Suriye'de Şam'da Emevi camiinde ibadet düşlüyor. "Akdeniz Türk'ün gölüdür" diyenler Ege'deki adaları istiyor, Yunanistan'a savaş ilan edilmesini öneriyor. Amerika'ya kafa tutan da var, NATO'dan çıkalım diyen de, Rusya'ya hayali savaş açan da, Çin'i yok sayan da.
Herkes bir şeyler arıyor. Bir çıkış yolu. Ya iyi bir yaşam ya da yok olmak. Halk mutsuz ve umutsuz. Çıldırmaya az kaldı. 

Turgut Güngör

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Turgut Güngör - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?