Size de çıkabilir

Bir rüzgârsız sonbahar günü.

Yapraklardan bir toprak.

Bir imam.

İmam ortasında iki tabutun.

- Ey Müslümanlar.” diye ağzını açar açmaz gülmeye başladı kahkahalarla sıranın en arkasındaki. Çınlıyordu caminin avlusu…

Buz kesilmişti herkes o an. Tokat yemiş gibiydiler. Dönüp baktılar adama iyice şaşkın şaşkın. Kimdi bu edepsiz? Başladı kalabalığın uğultusu. Bu arada soruyordu sersemliği geçenler...

Cenazedesin! Manyak mısın be adam!”.

Dinsiz imansız! Kafayı mı sıyırdın lan!”.

Hadi iki ölüye saygın yok. Acılı yakınlarına saygın olsun!”.

Dövücem ben bunu. Yol açın!”.

Lan kılçık neden gülüyorsun?”.

Neden mi gülüyorum. Çok kısa anlatayım.”.

- Hadi anlat bakalım…

- İki musalla taşındaki Şenay ile Alp arkadaşımdı. İkisi de arkadaştı. Ama aralarının açık olduğunu sonradan öğrendim. Bir gün sordu Alp bana:

Çalgı aygıtları hakkında bir iyi kaynak biliyor musun?’.

- Şenay’a sor. Onun ilgi alanı. Neden kaşlarını kaldırıp ‘hayır’ diyorsun?

Neden mi? Bilmiyorsun. Zamanında onun hiç olmayacak işini yaptırdım. Sonra sırtını döndü bana. Bilirsin takmam kafaya.

Neyse. Yıllar sonra bir başkası için, bir bilgi istedim. Tamam, dedi. Bekledim. Bir ay geçti. Telefona başkasını çıkardı. Aradım sonra. Ararken kapadı. E-posta adresine şu iletiyi gönderdim:

Hadi ya! Neden acaba? Belki sana gıcıktı.

Bilgiyi ortak arkadaşımız için istedim. Ya da O’na gıcıktı! Bulamadım, demeliydi en azından.’.

Bak bu doğru. Yanıtsız bırakmamalıydı.’.

Biliyorsun böyle şeyleri önemsemem. Ama güvenemeyeceğime üzüldüm. Neyse. Dinle aklıma şu geldi. Diyelim ki, Şenay’la ikimizin de yaşam süresi aynı sıra bitti.’.

Eee…’.

Diyelim ki, aynı camiden kaldırılıyoruz.’.

Eee…’.

Diyelim ki, mezarlarımız yan yana imiş ve aralarında bir karış aralık varmış’.

Eee…’.

E’si şu abicim. Şenay’a piyangoda büyük ikramiye gibi. Sağ olsam ne gülerdim. Yani böyle bir durum olursa hemen bir bilet al.

Çıkarsa büyük ikramiyeden sadece beş kuruşu getir. Eşele toprağımı. Koy içerisine. Geçinirim. Şenay da sonsuza dek mutluluktan ölüp ölüp dirilsin!’.

Ne adammış ya! Dedikleri çıktı. Büyük ikramiye çıktı. Alp ‘İşte o zaman gül’ demişti. Ve Şenay’ın mutluluktan (!) ölüp ölüp dirileceğine de gülüyorum.”.

Murat Tepebaşılı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?