Sosyal Medyaya DUR mu denilecek?

Sosyal medya , kısa sayılabilecek bir sürede çok yol katetti.Kitle İletişim Araçları içinde en etkili mecra haline geldi.Dünyada 4 milyarın üzerinde internet kullanıcısı ve her geçen gün süratini artırırken ülkemizde de insanların tüm zamanlarını işgal eder hale geldi. Son anketler ve istatistiki veriler insanların günlük zamanının 7.5 saatini bilgisayar, telefon, tablet karşısında geçirdiğini gösteriyor.Yani günlük yaşantısının 1/3’ü kadar süre.Yaşamını normal standartlar içinde geçirdiğini varsaydığımız bir insanın günde 8 saat uyuduğunu ve 8 saatini geçimini sağlamak için çalıştığını düşünürsek geriye 8 saati kalır ki, bunun 7.5 saatini internete ayırdığında yarım saatlik bir zamanı kalır ki, bu süre içinde tuvalet ihtiyacını bile zor karşılar. Hele kalabalık bir aileyse ‘’Tuvalet sırasında geçiyor ömrüm’’ dese yeridir. Bütün bunlarda pandemi sürecinin de payı var tabii.

Bu süre içinde tüm mecrada sorumlu yayıncılık yapılması halinde çok fazla sorun oluşmaz.En büyük kayıp boşa giden zamandır. Toplumda hep konuşulur ya…

Ne yapıyorsun Ahmet ?

Ne yapayım zaman öldürüyorum !

İşte bu tam 7.5 saatini internette geçirenlerin vereceği cevaptır.Halbuki zaman, öldürmek için değil değerlendirmek içindir. Zaman, paradan puldan, her şeyden değerlidir. Parayı kaybeder, tekrar kazanırsınız. Hatta iflas eder,işinizi yeniden kurar , başarıyla eski haline getirirsiniz. Ya zaman ! Geçen bir saniyeyi geri getirebilir misiniz. Dönüşü olmayan en değerli varlıktır zaman. Onu da boşa harcarsak ; bugün değilse de yarın çok ararız . 

Bu zaman, bir şey araştırmak, bilgi üretmek için kullanılırsa ne ala. Ama maalesef sigara gibi- uyuşturucu gibi sürekli zarar üreten kendini bilmezlerin toplumu çürüten amaçları için kullanıldığında hep zarar, hep zarar…

İnsanları rahatsız etmek, iftira ve kişilerin mağduriyeti üzerine kurulu iğrenç mesajları yaymak için kullanılıp, buna da ‘’Basın Özgürlüğü’’ sıfatını kullanmak izansızlıktan öte ahlaksızlıktır

Bu arada görevini hakkıyla yerine getiren dürüst sosyal medya da bundan zarar görmektedir. Sorumlularla soruımsuzlar aynı kefede değerlendirildiğinde sorumlu gazeteciler mağdur olmaktadır. Sorunu çözmek için Fransa,Almanya ve Amerika’da yasal düzenlemelerle bir takım önlemler alınmıştır. Ülkemizde de çalışmalar yapılmaktadır.

Endişemiz, düzenlemede alelacele davranıp cezai yaptırımlarda aşırıya kaçılmasıdır. Sosyal medyanın özü gazeteciliktir. Basın özgürlüğü olmadan gazetecilikten’’’’’ sözedilemez. Sorumlu davranmayan gazeteci de basın özgürlüğünü haketmez. O halde bütün meslektaşlarımıza acizane tavsiyemiz, lütfen bu mesleği haketmeyenleri aranızda barındırmayınız. Gazetecilik gibi onurlu mesleği taşıyamayacak, mesleğini kişisel menfaatlere alet edecek yapıdaki kişilerin bu camiada yeri yok.Ahlak dışı amaçlara hizmet edenlerin ise hiç yok.

YASAL DÜZENLEME HAZIRLANIYOR

Sosyal medyanın amacı dışında kullanılarak insanlar için tehdit unsuru oluşturması karşısında yasal düzenlemeler yapılacağını belirten Başkan Tayyip Erdoğan şunları söylüyor:

‘’İnternet mecralarını kullananlar, suç işleme konusunda sorumsuz değildir. Cinsel istismar, müstehcenlik, kumar, dolandırıcılık, suça teşvik, terör propagandası, hakaret başta olmak üzere suç sayılan her konuda hak arama ve önleme yolları açık olmalıdır.Milletimize karşı sorumluluklarımız bu doğrultuda gereken mekanizmaları kurmayı ve işletmeyi gerektiriyor.Amerikalısı, Avrupalısı, Çinlisi bu imkanlara sahipken 83 milyonun sosyal medya terörü karşısında eli kolu bağlı kalması kabul edilemez. Kapsamlı bir hukuki düzenleme üzerinde çalışıyoruz. İnternet ve sosyal medya mecralarının ülkemizde biran önce hukuki ve mali muhataplık tesis etmeleri için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız. Halbuki düzenleme tamamlandığında erişim engeliyle adli ve mali yaptırımlar dahil, her türlü yöntemi devreye sokacağız ‘’

DÜZENLEMEDE NELER VAR ?

Ülkemizde sorumluluk bilinciyle yayın yapacak bir medyaya sahip olmak için özgürlük sınırlarının iyi çizildiği; herkesin yaptığının yanına kar kalmayacağı bir düzenleme çabası var. Bunun için öncelikle merkezleri yurt dışında bulunan sosyal medya kuruluşlarına ülkemizde temsilcilik açma zorunluluğu getirilecek. 5671 Sayılı yasayla internet ortamında yapılan yayınlar için yeni ekler yapılacak. Ayrıca, sosyal medya davalarına sürat kazandırılarak, suçlunun süratle tesbit edilerek cezalandırılması sağlanacak.

Yapılan hazırlıklara göre, yasalarda suç sayılan her fiil sosyal medya paylaşımlarında da suç sayılacak.

Haydi hayırlısı.En kötü yasa dahi yasasızlıktan iyidir.Yasal düzenleme özgürlüğün kısıtlanması sayılmaz. Belirsizlikler karmaşayı getirir…

Oğuzhan KAVAKLI

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Kavaklı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?