İki kadın arasına korona girerse

İzmir Metro'dayım.
Gözlemliyorum, bakarım, empati yaparım, düşünürüm, beynime yazarım.
Ohoooo neler neler var.
İlla dip dibe oturanlar mı ararsınız.
Çene altına bağlayıp, ağız burun açık gideni mi.
Daha neler neler.
Görevlileri yoruyorlar.
İki kadın yan yana, metronun pencere olmayan yan duvarına dönmüşler, ayaktalar.
Sırtları koridora, haliyle insanlara dönük.
Kaçıyorlar sanki.
Sanki ayakta hacetini gören erkek misali, öyle duruyor iki hanımefendi.
Ara sırada dengeleri bozuluyor, sağa sola kaykılıyorlar.
Tutmak da yok.
Elleri kirlenir yoksa.
Eldiven al, tak o zaman.
Bir de ne göreyim.
Duracağı yeri gösteren işaretli alanda, ayakkabı resmi var.
Burunları duvarı gösteriyor.
Bizimkiler de tam üstüne basıp aynı şekli almışlar, tebrikler.
Korona olmayacak belki ama bir ani frende düşüp çanağı kıracak, farkında değiller.
Ağız burnu kapalı, ama yorgun yere oturmuş biri.
Yere tutunarak, kalkıyor.
Bu ne lahana turşusu, bu ne perhiz böyle maşallah.
Bu arada hani klimalar kapalı kalacaktı.
Açın tüm pencereleri de havalansın her durakta.
Virüs, bakteri klimayı pek sever de.
Ve bir kadın.
Koronalı günlerimizin megastarı.
Yok üstüne böyle bir örnek, ama şimdilik tabii ki de.
Niceleri beni bekliyor.
Basmane'den bindi, bir oraya buraya gidiyor vagonlarda.
Oturacak yer değil, ayakta duracak işaretli yer arıyor.
Ferah, havadar, insan olmayan.
Birkaç yer değiştirdikten sonra buldu da.
Kapının dibi, köşe, ayakta heykel gibi duruyor.
Maske nizami, durduğu yer uygun, sosyal mesafe de okey.
Konak'a geldik, bir başka kadın bindi İzmir Metro'ya.
İşaretli alanlar dolu, oturulacak yerlerde kadroyu tamamlamış.
Tam da kapının önünde, ikimizin arasında durmak zorunda kaldı.
Bir anda, o pek kibar, duyarlı kadın gitti.
Yerine 'canavarlaşmış maksi korona' geldi.
Kısa boylu, minyon görünümlü, mecburen orda duran, 50 cm yanındaki kadıncağıza bir kükredi, eliyle 'gitsene' işareti de yaparak, 'Hanımefendi hanımefendi biraz ileriye gitsene, burda durma, sosyal mesafe nerde' dedi.
Kadının düşmanı diğer kadındır, ben bunu bilirim.
En büyük şiddet, zulüm de bu zaten.
Saç saça, baş başa yoluşacaklar sandım.
Kısa boylu olan, 'Nereye gideyim görmüyor musun' dedi ve ısrarla durdu.
İyi de yaptı.
Peki iki durak daha gittikten sonra o iri yarı, aşırı pimpirik kadın ne yaptı, peki.
İneceklerin dibine kadar yanaştı.
Nefesi, maskesi bir erkeğin ensesinde.
O erkek döndü ve 'Hanımefendi geride bekleyin biraz hani sosyal mesafe' dedi.
O haşmetli kadın, sustu, pıstı.
Bu da koronalı kapak oldu.
Korona'nın fendi o kadını yendi.

www.haberhürriyeti.com / Metin AYDINOĞLU / aydinoglumetin@hotmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Aydınoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?