Geleceğin Mutlu İnsanı

İlk yaz rüzgârı esiyor. Güller açmış. Ağaçlar rengârenk. Tam bir bayram günü… Kırlarda koşmalı, çiçek toplamalı, bir gölgeli yerde üç-beş dostla söyleşmeli, yaşamanın tadını duymalı… Zaman geçiyor. Bir gemide gidiyoruz birlikte. Farkında olmadan bindiğimiz bu zaman gemisinin hızını, süresini… Saatin akrebiyle yelkovanı yarışıyor. Bir koşudayız. Ah bir kez hedefe varsak! Ne olacak ki! Perde inecek. Bir daha açılmamasına! Öyleyse şu güzel günleri, saatleri neden doyasıya yaşamamalı?

Bencillik, mutluluğun düşmanıdır. Tek başına mutluluk olur mu? Öylesine, mutluluk denir mi? Bakın stadyumlarda 'Silahlar ve Güller’ konserlerinde binlerce gencimiz kendinden geçmiş! Sabahlara kadar beklemişler. İterek, koşarak doluşmuşlar. Oynamışlar, zıplamışlar, dans etmişler. Ne güzel! Ama aynı gün, Güneydoğu’da insanlar silahlarla biçiliyor… Aşağı yukarı aynı yaştaki insanlarımız… Kimi ‘Silahlar ve Güller’ in coşkusuyla, kimi acımasız silahların kurşunlarıyla…

Toplumcu görüşlere inananlar, yaşamı değiştirmek isterlerdi! Yaşamı, dünyayı değiştirmek… Eşitliği özgürlüğü güncel kılmak… Ezilmeleri, acımasızlıkları, haksızlıkları kökünden yok etmek… Yaşam nedir? Kimin içindir? Elbet insan için, insanı mutlu kılmak için… Ama insanı değiştirmeden nasıl olur da yaşamı, dünyayı değiştirebiliriz?

Önce insan, önce birey, önce bireylerden oluşan kalabalıklar. İnsanoğlu değişmedikçe, yüzyıl önceki, elli yıl önceki bireyden daha üstün, daha zeki, daha anlayışlı, daha yürekli olmadıkça, ne dünya değişir, ne de yaşam!

Önce insanı değiştirmeli. Önce insanı! Bireyleri tek tek… Okulda, evde, sokakta, işte, tarlada, fabrikada… Hepsini, ekmeğini emeğiyle kazanır kılmalı. Kimsenin kölesi olmasın. Kimsenin eline bakmasın. Kimsenin buyruğu ile daha beteri aklı ile davranmasın… Bir bilinç düzeyine ulaşsın. Kendi için beklediği, istediği özgürlüğü, mutluluğu başkaları için de istesin. Yalnız ben, yalnız benim için, yalnız ben ve çevrem, yalnız ben ve ailem, sevdiklerim diyemesin. Dar düşüncelerin zincirlerini kırabilsin. Genişliğe, aydınlığa çıkabilsin… Yaşamı değiştirmek,öncelikle insanı değiştirmeye, insanı ‘gerçek’ insan kılmaya bağlı…

İnsan beyninin dörtte üçü ‘işletmeye’ açılmamış. Kapkaranlık, karmakarışık. El değmemiş bir maden. Bir altın madeni. Belki de daha değerli… Biz beynimizin dörtte biriyle yaşıyoruz, konuşuyoruz, dünyayı, insanları, kendimizi şu kadarcık bir beyin gücüyle tanıyoruz, öğreniyoruz; tanımaya, öğrenmeye çalışıyoruz. Beynimizin öbür bölümünü ne zaman kullanmaya başlarsak, ancak o zaman ‘insan’ı değiştirmek uğraşında başarılı olabiliriz…

Mustafa GÖKÇEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?