Sağlık ordusunun sessiz çığlığını duyun

Bilim adamları, virüsün şartlara göre kendini yenileyip geliştirdiğini ve daha tehlikeli bir silaha dönüşebileceğini tespit etti… Tüm dünyayı kasıp kavuran Pandemi’nin, en iyimser ihtimalle 1-2 yıl süreceği açıklandı…

Korona 19 adı verilen virüs, üç ayı aşkın süredir insanoğlunun üzerine ölüm şimşekleri yağdırmakta…

Bilim adamları, virüsün şartlara göre kendini yenileyip geliştirdiğini ve daha tehlikeli bir silaha dönüşebileceğini tespit etti…

Tüm dünyayı kasıp kavuran Pandemi’nin, en iyimser ihtimalle 1-2 yıl süreceği açıklandı…

Tıp adamları, vatandaşları bıkmadan usanmadan uyarıyor…

Ancak ne acıdır ki… Kadını da erkeği de… Yaşlısı da genci de…

Bırakın uyulması gereken temizlik kurallarını…

Sosyal mesafeyi korumayı…

Büyük bir çoğunluk maske takmayı bile kendi yaşamına müdahale olarak görmekte…

Bunun için polise bile direniyor, uyaranlara küfür ve hakaretlerde bulunmayı marifet sayıyor…

Ne acıdır ki bu Pandemi, toplumun gelişmişlik seviyesini de ortaya çıkardı.

Korona-19 bazı gerçekleri, sanki gözümüzün içine soka soka bizlere öğretmeye çalışıyor ama nafile…

***

Ölümcül virüs elini kolunu sallayarak dolaşmakta ortalıkta…

Allah’ın sopası yok işte böyle ders verir, kendini allame-i cihan sanan insanoğluna…

Tabii bu dersler anlayabilen... İdrak edebilen toplumlar içindir…

Hani nerede hoca efendiler…

Bir üfürmeyle tüm dertlere çare bulanlar…

Daha bir iki yıl önce, Devlet hastanelerinde, Üniversitelerde görev yapan tıp adamlarını aşağılamaya çalışanlar…

Hepsi korku içinde hastane kapılarını aşındırmakta…

Uzman hekiminden, hemşiresine, teknisyenine ve de hasta bakıcısına kadar tüm sağlık görevlileri insanüstü bir gayretle çalışmakta…

Maddi ve manevi zorluklar içinde görevini layıkıyla yapan tüm sağlık personeli bu savaşın gerçek kahramanlarıdır…

Ancak bu yoğun çalışma en çok onları etkilemekte…

Elli’den fazla sağlık görevlisi Covid-19’a kurban gitti…

Yüzlerinde, bitmişliğin, yorgunluğun, tükenmişliğin izleri okunmakta…

Ve böylesine fedakarca çalışan sağlık görevlileri zaman zaman hakarete ve saldırıya uğramakta…

Sessiz çığlıklarını kimseler duymamakta…

Türk Tabipler Birliği muhatap bile kabul edilmemekte…

Yakından tanıdığım hekim arkadaşların çoğunun istifa mektupları cebinde…

Yazıktır... Ayıptır… Günahtır…

Elimizdeki değerlerin kıymetini bilelim…

Koruyalım… Küstürmeyelim.


NOT: Sağlık alanındaki sorunları ve önerileri Prof. Dr. Bülent Karabulut’un her hafta kaleme aldığı ve www. haberhurriyeti.com ’da yayınlanan köşesinden takip edebilirsiniz.

****

Var mısınız ?..

GÜNDE BEŞ ÖĞÜN Osmanlı’nın faziletinden dem vuranlar…

Hamasi, dini söylemlerle halkın oylarını toplayıp, bildiklerini okuyanlar…

Haydi, buyurun, Osmanlı’nın değerlerine sahip çıkın…

*** 

100  YIL ÖNCE OSMANLI’DA

MİLLETVEKİLİ OLMA KRİTERLERİ:

1-Milletvekili adayı, aday olacağı şehirde uzun sureli oturmuş, yaşamış olmalı, halkın mizacını iyi bilmeli.
2- Şehre yarayacak her türlü kanunu ve o şehir halkının saadetini icap edecek şeyleri düşünüp, Mecliste savunmaya muktedir olmalı.

3- Devletin şan ve şerefini düşürmeyecek kadar cahil olmamakla birlikte, sefih de olmamalı.

4-Hükümetin kanunsuz ve haksız işlerini yüzlerine karşı söylemek hususunda kimseden korkup çekinmez ve ölmekten bile kaçınmaz, dünya için kimseye müdana etmez olmalı.

5- Parayı görünce her şeye boyun eğecek kadar bağrı yufkalardan ve parayı çok sevenlerden olmamalı. Yoksa milletin menfaati zayii olmak ihtimali ziyadeleşir ve memleketi açık açık uçuruma sürükler.
6- Memuriyetini muhafaza etmek ve başka bir menfaatini korumak için şuna buna yüzsuyu dökmüş olmamalı.

7- Rüşvet almış, para için onun bunun hakkını mahvetmişlerden de olmamalı.

8- Halk içerisinde zulmü, işkencesi olanlardan  olmamalı.

9- İki sözlü, ikiyüzlü adamlar da milletvekili olamaz.
10- Şunun bunun ayıbını arayan, hiç yoktan tertip  türetenler de aday   gösterilmemeli.
11- Milletvekilliği bittikten sonra kendini idare  edecek bir işi veya zenginliği olmayanlar da aday  gösterilmemeli. Çünkü bu özellikleri olmayan kişiler hükümetin  ayıbını örtüp boyun eğmeye mecbur kalırlar.

***

NOT: Bu yazının orijinalini Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi kataloğunda 9521/2 sayıyla kayıtlı “İslamiyet ve Meşrutiyet” isimli eserde bulabilirsiniz

Fikret KALMUK /www.haberhurriyeti.com

 

.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Kalmuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?