LGS sınavı üzerine çeşitlemeler

1.6 milyon 13-14 yaşında çocuk…

İki de ebeveyn etti mi sana 4.8 milyon…

Aileler bu günü kurtaracak, çocuk geleceği…

BURAYA KADAR OLURU VAR DA, Ev dört duvar, bütün ev halkı bir arada… İyiydi eskiden! Herkes işte ya da okulda yorulurdu bütün gün. Eve dönmenin bir özlemi olurdu… Anlatılacak hikayeler birikirdi gün boyu... O da yok şimdi… Neyi anlatsın çocuk… Ev dört duvar, hayat eve sığar.

Hayat eve sığar da çocuk sığamıyor dört duvara…

Şartlar olağanüstü, tartışma götürmez…

Öğrenmenin böylesi… Hayatı 30 santimetre ekrandan öğrenecek… Sınav için seçilmiş doksan soru ile geleceğini kurtaracak çocuk…

BURAYA KADAR OLURU VAR DA, ya edindiği tecrübe… Hayatı her zaman kendisinden başkalarını seçtiği dört seçenekten birisi sanacak bu genç insanlar. Ve ne yazık ki hayaller hep küçük yerlere sığacak. Başka türlü düşünmeyi öğrenmedi ki… Her sorunun çözümü için dört seçenek. Doğru hep dört seçenekten biri…

Aileler tasalı, cep delik cepken delik, pandemi vurdu darbesini… Olana bitene çocuklar kulak misafiri…

Çocuğun sorumluluğu iki kart attı şimdi.

Ailenin hali ortada…

İyi bir liseye kapağı atmak şart oldu… Yoksa nasıl kurtaracak geleceğini…

Ailesini de unutmamalı bu arada… Onlar da almalı emeklerinin karşılığını… Gurur duymalılar evlatlarıyla. Gururlandırmak da çocuğun işi…

BURAYA KADAR OLURU VAR DA, ya tedirginliği…

Her sabah evden çıkan ebeveynlerinin sağ salim dönüp dönemeyeceğine mi düşünsün. Yoksa gönlünce onlara sarılamadığına mı yansın… Etrafındaki hastalananları ölenleri de unutmamak gerekir tabii. Her akşam ana haber bülteninde saat 19.00 civarı önce vaka sayılarını dinlemeli, arkadan ölümleri… Fikir yürütmekte lazım bu gün vaka sayılarında ileri mi gittik yoksa geri mi? Oh çok şükür şimdilik durum iyi… Okul arkadaşlarına da hasret bu ara… Kaç gün daha dayanacak hastalık, ölüm, yokluk çarkına ruh hali… Büyük sıkıntıda yüreği…

BURAYA KADAR OLURU VAR DA… Ya sınavda ki halleri… Paket gibi yapılmış suratları… Eskiden tanış oldukları sıralar bir yabancı gibi… Heyecandan deli gibi atan kalbinin sesinden duyamıyor kulakları iç sesini… Bir de sorular var tabii… Okuyor da anlayamıyor ki. Dedik ya heyecandan duyamıyor kendi iç sesini… Sorular tanıdıkları formatta… Ama biraz fazla uzun gibi…

BURAYA KADAR OLURU VAR DA… Sınav bitti. Bu, saatin söylediği… Soru yığını bitti mi? Tabii ki hayır. Süre yetti mi? Yetmedi!…

Epeyce çocuğun yüzü yerde, ailesine mahcup, okuldaki öğretmenine mahcup, daha kötüsü kendisine mahcup hissediyor kendisini…

BUNDAN SONRA DA OLURU VAR DERSEM, İNANMAYIN… Bunun OLURU YOK… Olabilemez… Hiç bir çocuk hak etmez kendisine bu kadar acımasızca yüklenilmesini…

Ümit ERTEM / Öğretim Görevlisi- Sağlık Eğitimcisi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ümit Ertem - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?