Barışçı eylem engellenemez

Anayasa, bir ülkenin yurttaşlarının, belirlenen yazılı kurallara uyarak, bir arada yaşamalarının güvencesidir. Halkın oylarıyla seçilen milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki ilk oturumda, "Anayasaya bağlı kalacağıma, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim" diyerek göreve başlar. Anayasa'nın 34. maddesi şöyle:
"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir."

SİLAHSIZ SALDIRISIZ

Türkiye Barolar Birliği çatısında buluşan avukatlar, günlerdir barışçı bir eylemle yürüyor. Yurdun her köşesinden hukuk insanları, yollarda sakin, sessiz adımlarıyla bir konuya dikkat çekmeye uğraşıyor. 
Başkalarının davaları için mahkemelerde savunma yapan insanlar, bu kez kendileri için hak aramanın kapılarını zorluyor. Silahları yok. Saldırmıyorlar. Belleri silahlı güvenlik güçleri onları engelliyor, hırpalıyor, tartaklıyor. 

TARAFLARIN TEZLERİ

İktidar gücü, barolar üzerinde kendi düşüncesine uygun bir modelin işaret fişeğini ateşledi. İstiyor ki, baroların yönetimi, kontrolü, denetimi elinde olsun. Bu konuda yasal düzenleme hazırlığı yapılırken, baro yönetimleri de haklı tepkilerini ortaya koydu.
 İşin özeti şu: Baro yönetiminde her grubun temsilcisi olsun. Karşı çıkılan görüş şöyle: Ülke yönetiminde seçim barajı konulan ve her görüşteki partinin temsiline imkan vermeyen sistem barolarda uygulanamaz. 

POLİS GÜCÜYLE ENGEL

Her bir baro başkanı kendi ilinden yola çıktı yürüyerek Ankara'ya kadar geldi. Bu yürüyüş öyle kolay olmadı. Kimi araçların gürültüsü, kimi toz, toprak, yağmur, çamur, kimi adım adım polis tarafından izlendiler. Engellendiler. Çay içmelerine izin verilmedi. Yol üstündeki kafelerde tuvalet ihtiyaçları yasaklandı. Uyumak, dinlenmek, biraz soluklanmak istedikleri tesisler kapatıldı. Başkente girmelerine "izin" verilmedi. Yanlış okumadınız. Evet, sözlü olarak izin verilmediği söylendi.
Emniyetin resmi ve sivil temsilcileri " yasak, giremezsiniz, önleriz, engelleriz" dedi.

BU YAZ SICAK GEÇECEK

Bu kavga bitmez, böyle de gitmez. Bir yandan corona vuruyor, bir yandan işsizlik, yoksulluk, açlık. Komşularla ilişkilerimiz pamuk ipliğine bağlı. Paramızın değeri düşüyor. Ödenecek yığınla borcumuz var. Bu sorunlar yumağı kaos ortamını büyütür ve son sürat uçuruma sürükler.
Bu yaz çok daha sıcak geçecek. Cumhurbaşkanlığı sisteminin, küçük seçim hesapları yerine, fazla gecikmeden halkı mutlu edecek kararlar alması gerekiyor. 

Turgut GÜNGÖR

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Turgut Güngör - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?