Teyze hapı yutacakmış!

Merhaba sevgili okurlarım!..
Ve günaydın Türkiye!..
“Saatli Maarif Takvimi”niz geldi.

Bugün annemi sonsuzluğa uğurlayışımızın 7.ayı bitiyor.
Acısı hâlâ taze.
Özlemi hiç bitmiyor.
Huzurla uyu canım anneciğim...
 
Şimdi biraz gülümseyelim güne başlarken:

Tren İzmir’den Menemen istikametinde yola çıkmış. Yaşlı bir teyze kondüktörü çağırıp “Yavrum Menemen’e varınca bana bildiriver, aman unutma.” demiş. Kondüktör de “Sen uyu teyzem, Menemen’e varınca ben sana bildireceğim.” diye garanti vermiş. Teyze güvenip uyumuş. Kondüktör ise olayı unutmuş. Tren Menemen’i geçmiş. Epey sonra kondüktör teyzenin ineceğini hatırlayıp makiniste koşmuş. Treni durdurmuşlar ve üzülmüşler. Gecenin bir vakti kadıncağızın Menemen’e tek başına dönmesi olacak iş değilmiş. Makinist “Dur, ben treni geri alayım, Menemen’e geri dönelim. Gece fark eden olmaz; soran olursa da ‘Yanlış makasa girmişiz’ deyip idare ederiz” demiş. Ve gece karanlığında Menemen’e geri dönmüşler. Kondüktör koşup teyzeyi uyandırmış “Kalk teyzem, Menemen’e vardık.” demiş. Teyze uyanmış “Ömrüne bereket yavrum” diyerek çantasını açmış, bir hap çıkarıp yutmuş. Tekrar başını yaslamış. Kondüktör hayretler içinde, “Teyze, inmiyor musun?” diye sormuş. Teyze “Yok yavrum, ben bugün doktora gittim, doktor iki tane hap verdi. ‘Birini Basmane’de alacaksın, ikinciyi de Menemen’e varınca alacaksın.’ dedi. Ben hapımı aldım, kal sağlıcakla” demiş.

Şuraya bir de “Günün Sözü” bırakıyorum:

"Yalnızlık, insana, özünü bulması için verilmiştir." demiş #AldousHuxley
Hâlâ özümü bulamadım sanırım.

Şuraya da "Günün Püf Noktası"nı bırakalım:

“Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dağılmayacaktır. “
Taze ceviz zamanı yaklaşıyor.
Bakalım işinize yarayacak mı?

Bir de nerede kullanacağınızı bilmediğim bir bilgi vereyim sizlere:

“Dünyadaki tavuk sayısı, insan sayısından fazlaymış.”
Horozları da dahil ettiler mi sayarken, bilemiyorum.

“Günün Şairi” olarak değerli şair Ümit Yaşar Oğuzcan’ı seçtim bugün.

Ümit Yaşar Oğuzcan 22 Ağustos 1926'da Tarsus'ta doğdu. Çocukluğu, gençliği ve sonrası bir şekilde talihsizliklerle doluydu.3 yaşında ayağını kırdığında zincirleme bir süreci de başlatmış olduğunun kimse farkında değildi. 4 yaşında mangala oturmuştu. 5 yaşına geldiğinde 20 basamaklı bir taş merdivenden yuvarlanışı ve sonrası çok acılıydı. 7 yaşında başına evdeki sandığın kapağını düşürdü. Yine bu dönemde kızamık geçiriyordu ve çok ateşli geçirdiği bu hastalık sonucu kekeme oldu. 14 yaşında apandisit, 19 yaşında böbrek, 30 yaşında da bademcik ameliyatı oldu.
Ümit Yaşar babasının memuriyeti sebebiyle şehir şehir dolaşarak bitirdi okulları. Eskişehir İnkılap İlkokulu (1937), Konya Askeri Ortaokulu (1940), Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1946). Çalışma yaşamına atıldı, Osmanlı Bankası’na girdi, sonra Türkiye İş Bankası’na geçerek Adana, Ankara ve İstanbul’da çalıştı (1948-1960). 1948 yılında Ulufer Özhan ile evlendi. Bu evlilikten Vedat ve Lütfü adını verdikleri iki evlatları oldu.
Kendi adını taşıyan bir yayınevi kurdu (1960), Yergi-Dergi adlı hiciv-mizah dergisi çıkardı (üç sayı, 1965). Kısa bir süre Yapı Kredi’de çalıştıktan sonra, İstanbul’da Akbank Genel Müdürlüğü’nde krediler 2. müdürü oldu. Buradan Türkiye İş Bankası A.Ş. Kültür Yayınları müşavirliğine getirildi. Türkiye İş Bankası Halkla İlişkiler müdür yardımcısıyken, kendi isteğiyle emekli oldu ( haziran 1977). 1979’da eşi Ulufer Oğuzcan’la birlikte İstanbul’da Ümit Yaşar Sanat Galerisi’ni kurdu, yönetti.
İlk şiirleri 1940’ta Yedigün dergisinde çıktı. Daha sonraki zaman içinde İstanbul, Büyük Doğu, Varlık, Yücel, Türke Doğru, Toprak, Hisar, Çığır ve başka dergilerde şiirlerini yayımladı. Şiir kitapları ve antolojiler dışında şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle de yaygın bir üne kavuştu. 25. Sanat Yılı Jübilesi yapıldı. 1967’ye kadarki sanat yaşamı bir kitapla da bir araya getirildi.
Ümit Yaşar belki de tam bir acıların adamıydı. ‘Yaşamdan çok ölümü seviyorum’’ diyerek bunu sürekli dile getiriyordu. Bir durumla karşılaştı ve ölümün en soğuk yüzünü gördü.
Oğlu Vedat'ın canına kıyışı onun da psikolojisini bozmuştu.
Vedat henüz 18 yaşındayken yaşama veda ederken babasına verdiği en büyük cezaydı. Bu kuşkusuz bir babanın en acılı imtihanıydı.
Artık Vedat yoktu ve bir daha asla olamayacaktı. Ümit Yaşar işte o gün çocukluğu boyunca yaşadığı tüm kazaların etkisini aynı anda hissetti bedeninde. İçinden geçenleri kalbinde tutamazdı. Yoğun bir biçimde işlediği aşk, özlem, ayrılış konuları, büyük oğlu Vedat’ın intihar ederek ölmesinden (1973) sonra ölüm temasına dönüştü.

Ümit Yaşar, kendi şiir serüvenini 5 döneme ayırmıştır:
1 Uyanış (1941 - 1954),
2 Arayış (1954 - 1960),
3 Çalkalanış (1960 - 1964),
4 Kaynayış (1964 - 1970),
5 Duruluş (1970 - 1982)
adlarını taşır.

Şiir Kitapları
• İnsanoğlu (1947),
• Deniz Musikisi (1949),
• Dillere Destan (1954),
• Dolmuş (1955),
• Aşkımızın Son Çarşambası (1955),
• Bir Daha Ölmek (1956),
• Kör Ayna (1957),
• İki Kişiye Bir Dünya (1957),
• Beni Unutma (1959, seçme şiirler),
• Karanlığın Gözleri (1960),
• Akıllı Maymunlar (1960),
• Seninle Ölmek İstiyorum (1960),
• Üstüme Varma İstanbul (1961),
• Sahibini Arayan Mektuplar (1961),
• Yeni Dünya Rekoru (1961),
• Sevenler Ölmez (1962),
• Çigan Gözler (1962),
• Ötesi Yok (1963),
• Hüzün Şarkıları (1963),
• Bir Gün Anlarsın (1965),
• Sadrazamın Sol Kulağı (1965),
• Mihriban'a Şiirler (1965) ,
• Taşlar ve Başlar (1966),
• Seni Sevmek (1966),
• İnşallahla Maşallah (1966) ,
• Toprak Olana Kadar (1968),
• Göbek Davası (1968),
• Ben Seni Sevdim mi (1968),
• Halktan Yana (1969),
• Aşk mıydı O (1969),
• Önce Sen Sonra Ben (1971)
• Rubailer (1972)
• Yalan Bitti (1975)
• En Eski Yalnızlığımdın Sen Benim (1978)
• Dikiz Aynası (yergi şiirleri, 1982)
• Acılar Denizi (1977)
• Şiirle 40 Yıl (1982) (seçme şiirlerinden oluşan bir antoloji)

Sizlerle bir şiirini paylaşmak istiyorum:

MİLYON KERE AYTEN

Ben bir Ayten'dir tutturmuşum
Oh ne iyi
Ayten'li içkiler içip
Sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum
Ayten üstüne
Saatim her zaman Ayten'e beş var
Ya da Ayten'i beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor
Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
Günlerden Aytenertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları
Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz
Onu siz de seversiniz benim gibi
Ama yağma yok
Ayten'i size bırakmam
Alın tek kat elbisemi size vereyim
Cebimde bir on liram var
Onu da alın gerekirse
Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Parasızlık da bir şey mi
Ölüm bile kötü değil
Aytensizlik kadar
Ona uğramayan gemiler batsın
Ondan geçmeyen trenler devrilsin
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
Kapansın onu görmeyen gözler
Onu övmeyen diller kurusun
İki kere iki dört elde var Ayten
Bundan böyle dünyada
Aşkın adı Ayten olsun

#ÜmitYaşarOğuzcan

Dün akşamki TV haberleri yayın akışından izlenimlerimi de paylaşayım sizlerle:

Günlük korona vaka sayısı artmaya devam ediyor.
BİLİM KURULU ÜYELERİ
Prof. Dr. Seçil Özkan: Tüm tedbirleri almazsanız kul hakkı yersiniz.(Tedbirsiz davrananlara söyledi)
Prof. Dr. Levent Yamanel: Vaka sayılarının artmaya başlaması yeni tedbirler almamız gerektiğini söylüyor.

Adliyeler de açıldı dün. Adliye dışında ve içinde kimse sosyal mesafeye uymadı.

Diyarbakır, Erzincan, Kayseri, Rize ve Şanlıurfa’nın da eklenmesiyle maskesiz sokağa çıkmanın yasak olduğu il sayısı 42 oldu. Ama maske takanlar nasıl takıyor, sorun burda. Burunlar dışarıda, çene altında, kafada, yani maske olmaması gereken her yerde.

Günlük vaka sayısı 2000’i geçerse Haziran’da başlayan normalleşme sürecinden ödün verilip kısmi olarak bazı tedbirler geri gelebilirmiş.

2.dalga endişesi yaşayan Çin’de ise Pekin’de okullar kapatıldı. Birçok mahalle de karantina altına alındı.

Korona gölgesinde bu hafta sonu 1.600.000 öğrenci LGS’ye girecek.
Her öğrenci kendi okulunda sınava girecekmiş. Sınav başlayana kadar maske takılacakmış. Covid 19 pozitif olan öğrenci için ailesi izole bir sınav isteyebilecekmiş.
Halk Sağlığı Uzmanı Serdar Savaş bu sınavın korona vaka sayısını fırlatabileceğini ve yapılmaması gerektiğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: “Sınav zaten zorunlu değil, isteyen giriyor.” dedi.
Bakan bey, eğitimde eşitliği sağladınız da bizim mi haberimiz olmadı?
Bu çocuklar zorunlu olmayan sınava niye giriyor öyleyse?

İyi Parti ise 27-28 Haziran’da yapılacak ve 2.433.000 öğrencinin gireceği YKS sınavının ertelenmesi için Danıştay’a başvurdu.

Normalleşmeyle birlikte pırıl pırıl olan denizlerimizdeki kirlilik de geri dönmeye başladı. Antalya’da denizin dibinden bu kez maskeler ve eldivenler çıkarıldı.

Altı ay önce İzmirli denizci Selim Ekmekçioğlu (64) 13 metrelik Murat Reis isimli katamaran teknesiyle Bodrumlu denizci Ramazan Iğnak (63) ve Lütfi Erman Atamer (62) ile dünya turuna çıkmıştı. Üç denizci 22 Şubat’ta Malezya’dan geri dönüşe geçmiş, ancak 50 gün önce Eritre’nin Massawa limanında kaybolmuştu. Üç denizciden hâlâ haber yok.

Yurdumuzda ve dünyada hangi özel günler var bugün, bir bakalım:

#İzlandaBağımsızlıkGünü
İzlanda Milli Günü (İzlandaca: Þjóðhátíðardagurinn) olup, 17 Haziran'da kutlanmaktadır. 17 Haziran günü İzlanda’da tatildir. Bu milli günde 1944 yılında İzlanda Cumhuriyeti'nin (Lýðveldið Ísland) Danimarka Krallığı'ndan ayrılıp bağımsız bir devlet olması kutlanmaktadır.

#DünyaÇölleşmeveKuraklıklaMücadeleGünü
Çölleşme ve kuraklık; su kaynaklarının tükenmesi, orman alanlarının ve biyolojik çeşitliliğin azalması, iklim değişiklikleri gibi canlı yaşamını ciddi şekilde tehdit eden durumlar karşısında Birleşmiş Milletler 17 Haziran 1994 tarihinde Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Sözleşmesi'ni kabul etmiştir. 17 Haziran “Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü” olarak her yıl farklı bir ülkede farklı etkinlikler ile kutlanmaktadır.

Bugün tarihte neler olmuş, bir bakalım mı?

17 Haziran 334 - İmparator Konstantin, dul ve yetimler için himaye yasası çıkardı.
17 Haziran 1462 - “Kont Drakula” ya da “Kazıklı Voyvoda” veya “Vlad Ţepeş” adlarıyla da tanınan Eflak Prensi III. Vlad, gece karanlığından yararlanarak Fatih Sultan Mehmed'e (II. Mehmed) başarısız bir suikast teşebbüsünde bulunduktan sonra kaçtı.
17 Haziran 1631 - Mümtaz Mahal doğum yaparken vefat etti. Eşi Hint-Türk-Moğol Babür İmparatoru Şah-ı Cihan, ertesi yıl başlattığı anıt mezar Tac Mahal'i 20 yıl içinde tamamlattı.
17 Haziran 1885 - Özgürlük Heykeli, New York Limanı'na ulaştı.
17 Haziran 1921 - Sivas, Erzincan ve Tunceli yöresinde 3,5 ay süren Koçgiri İsyanı, Türk Ordusu tarafından bastırıldı.
17 Haziran 1924 - Helsinki'de oynanan Finlandiya-Türkiye millî futbol maçı, Türkiye'nin 4-2 galibiyetiyle sonuçlandı.
17 Haziran 1932 - Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu ile Milliyet gazetesince ilk kez düzenlenen otomobil yarışı, İstinye-Zincirlikuyu arasında yapıldı.
17 Haziran 1944 - İzlanda Danimarka'dan ayrıldı ve cumhuriyet ilan etti.
17 Haziran 1951 - Türkiye millî futbol takımı, Batı Almanya'yı Berlin Olimpiyat Stadyumu'nda 2-1 yendi. Başarılı kurtarışlar yapan kaleci Turgay Şeren'e, "Berlin panteri" denilmeye başlandı.
17 Haziran 1967 - Çin, ilk hidrojen bombasını test etti.
17 Haziran 1972 - Watergate skandalı: ABD Başkanı Richard Nixon'un partisi olan Cumhuriyetçi Parti ile bağlantılı 5 hırsız, Watergate İş Merkezi'ndeki bir büroya gizli mikrofon yerleştirirken Polis tarafından yakalanarak tutuklandı. Bu büronun, ABD'nin o zamanki ana muhalefet partisi olan Demokrat Parti'nin merkezi olduğu ortaya çıktı.
17 Haziran 1980 - Cumhuriyet Halk Partisi Nevşehir İl Başkanı ve eski Milletvekili Mehmet Zeki Tekiner öldürüldü. Cenaze töreninde, aralarında Bülent Ecevit'in de bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi heyetine, Ülkü Ocaklılar tarafından taşlı ve sopalı saldırıda bulunuldu.
17 Haziran 1987 - Son ferdi de ölen Esmer Kıyı Çintesi ("Ammodramus maritimus nigrescens") denen serçe türünün soyu tükenmiş oldu.
17 Haziran 1991 - ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından yeni Hükûmeti kurmakla görevlendirildi.
17 Haziran 1992 - Yeni Galata Köprüsü törenle hizmete açıldı.

Bugün kimlerin doğduğuna gelince:

17 Haziran 1239 - I. Edward, İngiltere Kralı (ö. 1307)
17 Haziran 1882 - İgor Stravinski, Rus besteci (ö. 1971)
https://youtu.be/Z0xNo2894Fw
17 Haziran 1898 - Latife Hanım(Uşaklıgil), Atatürk'ün eşi (ö. 1975)
17 Haziran 1900 - Martin Bormann, Alman siyasetçi, Nazi Partisi sözcüsü ve Hitler'in özel sekreteri (ö. 1945)
17 Haziran 1921 - Aydın Boysan, Türk mimar ve gazeteci (ö. 2018)
17 Haziran 1921 - İlhan Koman, Türk heykeltıraş (ö. 1986)
17 Haziran 1929 - Tigran Petrosian, Sovyet Ermeni satranç oyuncusu ve Dünya satranç şampiyonu (ö. 1984)
17 Haziran 1930 - Adile Naşit, Sinema oyuncusu (ö. 1987)
17 Haziran 1938 - Grethe Ingmann, Danimarkalı şarkıcı (ö. 1990)
https://youtu.be/bJHRHARwmHM
17 Haziran 1940 - Özdemir Erdoğan, Müzisyen, söz yazarı ve besteci.
https://youtu.be/w2C5n9JNr40
17 Haziran 1942 - Doğu Perinçek, Politikacı, Vatan Partisi Genel Başkanı.
17 Haziran 1942 - Muhammed el-Baradey, Mısırlı hukukçu ve Nobel Barış Ödülü sahibi
17 Haziran 1945 - Bülent Kayabaş, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu (ö. 2017)
17 Haziran 1955 - Cem Hakko, Modacı ve iş adamı.
17 Haziran 1958 - Abdullah Oğuz, Yönetmen, yapımcı ve senaryo yazarı.
17 Haziran 1962 - Bap Kennedy, Kuzey İrlandalı müzisyen (ö. 2016)
https://youtu.be/-wcQ_GMscfI
17 Haziran 1964 - Gürsel Tekin, Siyasetçi, milletvekili.
17 Haziran 1968 - Derya Arbaş, Sinema oyuncusu (ö. 2003)
17 Haziran 1972 - Kıraç, Besteci ve müzisyen.
https://youtu.be/Hq9qU2kY1Hg
17 Haziran 1980 - Sıla Gençoğlu, Türk pop müziği şarkıcısı ve söz yazarı.
https://youtu.be/ha1BLzLNuKc
17 Haziran 1983 - Lee Ryan, İngiliz şarkıcı.
https://youtu.be/THxo3tfHfsk

Bugün kimler ölmüş derseniz?

17 Haziran 656 - Osman bin Affan, III. Halife (d. 576?)
17 Haziran 1719 - Joseph Addison, İngiliz deneme yazarı, şair ve siyasetçi (d. 1672)
17 Haziran 1898 - Edward Burne-Jones, İngiliz sanatçı ve tasarımcı (d. 1833)
17 Haziran 1961 - Jeff Chandler, Amerikalı sinema oyuncusu (d. 1918)
17 Haziran 1974 - Ferdi Ştatzer, Avusturya asıllı Türk piyanist ve akademisyen (d. 1906)
17 Haziran 1974 - Refik Koraltan, Siyasetçi ve TBMM eski başkanlarından (d. 1889)
17 Haziran 2005 - Recep Bilginer, Gazeteci ve yazar (d. 1922)
17 Haziran 2015 - Başar Sabuncu, Oyuncu, senaryo yazarı ve yönetmen (d. 1943)
17 Haziran 2015 - Süleyman Demirel, Siyasetçi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı (d. 1924)
17 Haziran 2019 - Muhammed Mursi, Mısır eski cumhurbaşkanı (d. 1951)

Bugün olan başka şeyler de var tabii.
Ama bunlar benim seçtiklerim.

Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla başlıyoruz yine sabaha.
Sağlıklı, kolay ve olabildiğince keyifli bir gün diliyorum hepinize.
Gülümsemeyi de unutmuyoruz elbette.
Merhaba Türkiye.
Merhaba Çarşamba.
Merhaba #HaberHürriyeti okurları...

Hatice Nayır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Nayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?