Çanlar kimin için çalıyor?

İş Bankası’ndaki CHP hisselerinin devri, yeni partilerin yolunu kesme çalışmaları, 3 milletvekilinin saf dışı edilmesi derken “nur topu” gibi bir krizimiz daha oldu: AYASOFYA…

Müzeye dönüştürüldüğü 1934’ten bu yana bütün sağ iktidarlar Ayasofya’yı seçim malzemesi olarak kullandı.

Fitili Cumhurbaşkanı ateşledi, gaza gelen Bahçeli oldu. Birdenbire anlaşılmaz açıklamalar yaptı, “Ayasofya’da çan sesi değil, ezan sesi duymak istiyoruz” dedi.

1453’ten beri Ayasofya’da çan falan çalınmadığı halde bu konu durduk yerde tekrar “hortlatılarak” suni bir gündem daha yaratıldı.

Oysa gündem başka gerçek bambaşka…

Anketlere göre Cumhur İttifakı’nın oyları giderek eriyor. AKP yüzde 30’larda… MHP’nin ise barajı bile geçmesi şüpheli.

Salgın nedeniyle ekonomi durduğu için vergi toplanamıyor.

150 milyar lirayı bulması beklenen bütçe açıkları için Bakan Albayrak bile itirafta bulundu, “Bütçe, önceliğimiz” değil” dedi.

Merkez Bankası hiç durmadan para basıyor.

Böyle bir kriz ortamında, hem Ayasofya gibi siyasi sonuçları olacak adımlar atılıyor. Hem de piyasadaki algı bozularak, yabancı yatırımcı kaçırılıyor.

Vergilerle, swaplarla, ekonomiye sürekli müdahale edilerek oyunun kuralı değiştiriliyor.

Yılda 3 milyon turistin kişi başı 100 lira vererek müze olarak ziyaret ettiği Ayasofya’yı ibadete açarak bu gelirden de vazgeçilmek isteniyor. Yani binilen dal kesiliyor.

Kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı, Ayasofya meselesini “tuzak” olarak nitelemişken... Birdenbire bu söylemin tam tersi gündeme geliyor.

Üstelik, ekranlarda yandaşlar, sanki halkın gündemi ve ilk isteklerinden biri buymuş gibi bir tablo sunuyor.

Kötü gidişi önlemek için yapılanlar ise şaşırtıcı:

Emir komutayla çalışacak Merkez Bankası Başkanı atamak, sürekli gündem değiştirerek, makyajın akmasını önlemek. Türkiye İstatistik Kurumu yöneticilerini görevden almak…

Varsın bütçe açığı 150 milyarı bulsun. Varsın insanımızın milli geliri 2013’ün yarısına düşsün… Varsın şirketlerimizin değeri yarıya insin…

Kimin umurunda?

Nasıl olsa yakında finans merkezi olacağız!

Baydu Can

12 Haziran 2020

baydu1963@gmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Baydu Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Abdurrahim Çokgüngör - “ Her şeyi maddiyatta arayanların akılları gözlerindedir, göz ise maneviyatta kördür.” Geniş bir mana alanını kapsayan bu sözün bir ucu Ayasofya’ya dayanır. Ayasofya konusuna maziyi bilemediği için zamanı anlamayanlar maddi açıdan bakıp da göremediği için gerçeği ve de hakikati bilemiyor ve anlayamıyor. Ayasofya'nı bu hali bir manada Türkiye’nin batı vesayetine mahkumiyetinin sembolüdür. Türkiye muhteşem bir istiklal harbi yaptı yapmasına amma, tam istiklali elde edemedi. Hiç bir zaman. Öyle olduğu için dış görünümü ile Ayasofya Bizans aşığı Amerikalıların başta olmak üzere sabık düşmanlarımıza 1931’de peşkeş çekilmiştir. Ki İngiliz işgali bütün ağırlığı ile sürerken kiliseyi süngü ve namlu gücüne rağmen gerçek Türk askerinin direnmesi ile kiliseye çevrilemezken barışta puthaneye çevrilmesi çok manidardır. Demek ki askeri işgalden daha dehşetli bir işgale maruz kalınmış. Gerçek bu. Ayasofya’nın aleni ibadete açılması talebi ancak 1950’de mümkün olabilmiştir. Ve despot ve keyfi yönetimin kurbanı bu mabet için milletin bütün istekleri vesayet sebebiyle mümkün olamamıştır. İlk adım 1979’da Demirel hükümeti tarafından atıldı. Ancak cuntasal eşkıya gelir gelmez bunu engelledi. Sonra 1991’de Hünkar mahfili yeniden ibadete açılarak bir adım atıldı. Şimdi ise açılması mümkün hale geldi. Özellikle 15 Temmuz sonrası.. Bu bir istiklal ve hürriyet meselesidir. İşini ilginç tarafı Türkiye’de Ayasofya için ilk talepte bulunan zat, zamanın şartlarını Kur’an nuru ile gördüğü için 70 yıl sonrası için randevu vermiş. 1371 Hicriden 70 yıl sonraya yani 1441’e. Yani takvime bir bakınız.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 19:54


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?