Daha Çok Bilmek

SEVGİLİ DÜLDÜL;

Geçtiğimiz haftaki iletimde sonra konuşuruz demiştim. E - postanı ancak yanıtlıyorum.

"Çok okuyan değil çok gezen bilir" atasözümüzün bilimselliğini kanıtlamaya çalıştığını belirtmiştin.

İletinde demiştin ki; "Çok gezen kimse kafasındaki bilgilere; gördüğü yaşadığı olay bağlı işlerde, biri yapılınca diğerinin çok kolay yapıldığı ve bu kolaylığın sürüp gittiğini anlatmak için kullanılır.".

Ve

"Çok okumak, bilgi edinmek güzeldir. Ancak okumayla edinilen bilgiler görsel belleğe seslenmediği için çok kalıcı değildir. Bir süre sonra sonra unutulur.

Ayrıca okunan bilgilerin doğruluğu tartışılabilir. Gezip görmek, gezerken gördüğümüz yerler hakkında bilgileri yerinde ve yaşayarak öğrenmek akılda kalıcıdır. Görerek edinilen bilgilerin yanlışlık olasılığı da çok düşüktür." demiştin.

Görüşümü sormuştun.

Söylüyorum...

Öncelikle bu dediklerine pek karşı çıkılamaz. Tartışılabilir.

Çünkü atasözleri gözlenmiştir. Örnekleri yaşanmıştır. Ve yüzyılların imbiğinden geçmiştir.

Görüşümü söylüyorum...

Neydi?

"Çok okuyan değil çok gezen bilir" idi.

Şöyle diyorum...

Okudum.... Amma öyle böyle değil. İşimle ilgili boyumu kat kat aşan kitaplar okudum.

Ve gezdim… Amma öyle böyle değil. İşimle ilgili dünyada gitmedik ülke bırakmadım...

Dikkat ettin mi?

Çünkü önce okuduk değil mi?

Okumamışsak nereden bilebiliriz?

Çok gezen nereden bilecek? Öğrenmekle de bilebiliriz.

Bu atasözü eski eğitim uygulamalardan da çıkarılmış derslerden biri denebilir. 10 bin yıl önce kitap mı vardı?

Yani dediğin doğru. Düzenli öğreten birisinin dedikleriyle eğitim sürdürülüyordu.

"Evet" dediğini düşlüyorum….

Haydi gel şöyle düşleyelim bu kez... Ve sorduğun görüşümü bununla noktalayayım.

Zaman yarattım…

Efes'i…

Pekin'deki yasak sarayı…

Roma'daki Kolezyum'u…

Paris’teki Eyfel’i…

Diyeceğim o ki, tüm dünyayı gezdim.

Öğrendiklerimle gezdiklerimi pekiştirdim. Sonra?

Kendi konumumda bir numaralardan birisi olabilirim.

Peki bunlara ek olarak yazarların kitaplarını da okusam.

Ne olur? Ne kazanırım?

O yazarlar deneyimlerini, gördüklerini, öğrendiklerini yaşadıklarını anlatıyor.

O yazarların yerinde olabilir miyiz?

Yaşayamayacağım deneyimlerini ve bilemeyeceklerimi anlatıyorlar…

O yazarların kitaplarını okursam, anlattıklarını da bilgi dağarcığıma katarım.

Eh yani bize de bir zahmet okumak kalıyor.

İlgilendiğimiz konuda çok gezersek biliriz. Ya başkalarının konularında yaşadıklarını da öğrenirsek?

Geçtiğimiz hafta sordun.

Görüşüm bu. Şöyle özetleyebilirim;

ÇOK GEZEN DE ÇOK BİLİR

AMA HER TÜR KİTAP, DAHA

ÇOK BİLMENİN PÜF NOKTASIDIR.

***

Murat Tepebaşılı

*

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?