İkinci DALGA olasığı ile DALGA geçilmez...

Herkese merhaba

Bu hafta sizlere pandemide normalleşme süreci ve ikinci dalga üzerine kişisel görüşlerimi içeren bir yazı paylaşacağım.

Hepimiz çok zor günler geçirdik.

Bizleri en çok üzen de kayıplarımız oldu.

Bütün yaşantınız kısıtlandı.

Aylardan beri evden çıkamayan milyonlarca insan, ekonomik sıkıntılar, birbirini göremeyen aileler, evde geçmeyen zamanlar.

Sıkıldık ama öte yandan korktuk ve endişe de ettik.

Bir sağlık çalışanı olarak, sağlık çalışanlarının yaşadıklarını yazmayacağım bile, gerçekten destansı bir kitap olur.

Bazı hatalar yapılsa da devletimiz tarafından başarı ile yönetilmiş bir pandemi. İnanın bu dönemde Türkiye’de yaşamış olmak büyük bir ayrıcalıktı. Değerini bilmek lazım.

Tüm Dünya’ da olduğu gibi, ülkemiz de normalleşme adımlarını atmak zorundaydı.

Bunları benim gibi hızlı adımlar olarak değerlendirenler kadar normal olarak değerlendirenler de oldu.

Elbette tartışılabilir.

Ancak tartışılamayacak tek şey, hala risklerin devam ettiğidir.

Bakın, şu an itibarı ile açıklanan rakamlar yüz güldürücüdür.

Ülkemizin istatistikleri başarılı bir süreci göstermektedir.

Sağlık sistemimizin ne kadar iyi olduğunu da görmemize vesile olmuştur.

Bu süreçte Devletimiz ve sağlık çalışanları büyük oranda görevlerini yerine getirmiştir.

Burada bir cümle ile sağlık çalışanlarının şiddet yasası dışında hiçbir özlük hakkı, maddi ve manevi sorunlarını giderecek bir düzenlemenin henüz yapılmadığını belirterek haklı sitemlerimizi belirtmek isterim.

Bizler hiçbir şey beklemedik, karşılıksız, canla başla savaştık. Ancak düşünülmek isteriz elbette. Neyse bunu ayrı bir yazımda sizlerle daha detaylı olarak paylaşacağım.

Öncelikle bugünkü ve bir süreden beri stabil seyreden rakamları yorumlamak lazım.

Tek kelime ile bu verilerin”Bıçak Sırtı” olarak yorumlanması yanlış olmaz.

Bu rakamlar her türlü iyi ve kötü senaryolara açık olduğumuz anlamına gelmektedir.

Normalleşme şart, ancak bizlerin eskisinden çok daha dikkatli davranmak zorunda olduğumuz da açıktır.

Bugün, güzel ülkemde insan manzalarına baktığımda çok aşırı ve tehlikeli bir gevşeme olduğunu gördüm.

Umarım olmaz ama, bunun faturası çok acı olabilir.

Böyle bir durumda ikinci dalga riskimiz yoktur demek iyimser bir bakış açısıdır bana göre.

Daha bugün bir geçmiş olsun ziyaretinde 150 kişinin, askerimizi uğurlarken 58 kişinin enfekte olduğunu öğrenmek beni şaşırtmadı ama ürküttü.

Bakın, yapılan sayısal modellemeler sıfır vaka sayısını Ağustos veya Eylül’de görebileceğimizi gösteriyor.

Ancak bu modeller, şu an kadar ki uyum ile yaptıklarımızın matematik karşılığıdır.

Gevşersek, bırakın sıfırı görmeyi, eskiyi arar hale gelebiliriz, aman dikkat.

Biz ülke olarak %90’lara ulaşan uyum ile bu sonuçlara ulaştık. Bakın rakamlar diyor ki, bu uyum oranı %80’e düşerse herşey tersine dönececektir.

O yüzden bçak sırtı tabirini kullanıyorum.

Maske, mesafe ve el temizliği aylarca, hatta belki de senelerce bir alışkanlık olarak kabul edilmek zorunda kalabilir.

Kendimizi buna alıştırmak ve kurallara uymak zorundayız.

Ancak millet olarak 4 çok önemli virajımız daha var;

1.      65 yaş üzeri ve 20 yaş altı insanımız büyük oranda evdeydi ve onlar çok büyük oranda virüs ile karşılaşmadı.

2.      15 Ağustos’ ta telafi eğitimleri başlayacak eğitim. Yani okullar henüz açık değil. Ama açılacak

3.      Eylül ayından sonra başlayacak olan ve hey yıl düzenli olarak görmeye alıştığımız başta grip olmak üzere pek çok salgın nedeninin, COVID ile karıştırılabilecek semptomları nedeni ile ortaya çıkabilecek kaos.

4.      Turizm ve yurdışı geliş ve gidişler. Burada da , pandeminin ne demek olduğunu tekrar hatırlatmakta fayda var. Pandemi tüm Dünya’ yı ilgilendiren, kasıp kavuran bir durumdur. Yeri gelir sizin durumunuzun ne kadar iyi olduğunun bir önemi kalmaz.

Ayrıca diğer normalleşme adımlarının özelikle çalışma hayatının normalleşmesi veya ibadethanelerin açılması gibi daha henüz yansımalarının ne olacağı da belli değil.

Hafızamızı canlı tutmakta fayda var.

Şimdi hepimiz şunu kabul etmek zorundayız.

Bu gevşeme devam ederse, ikinci dalga kaçınılmazdır.

Daha önemlisi, ülkemizde halkımızın sadece %5’inin virüs ile karşılaştığı düşünülürse, önümüzde kritik ve keskin virajlar olduğu da yadsınamayacak bir gerçektir.

Unutmayın, tüm Dünya’yı kasıp kavuran pandemi, bir kişiden çıkmış ve 3 ayda bu sonuçların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Önümüzde uzun ve engebeli bir yol haritası var.

Bu dönemi ancak uyum ile kurallara uymaya devam ederek daha az zayiat ile atlatabiliriz.

Sınır komşumuz İran ikinci dalgayı tüm hızıyla yaşarken, tüm Dünya’da daha yeni yeni salgının hızla arttığı ülkeler varken, kendi içimizde de bu kadar çok dönülmesi gereken viraj varken, gevşeme gibi bir lüksümüz yoktur. Olamaz da.

İkinci DALGA olasığı ile DALGA geçilmez.

Sadece kendi sağlığınız değil, tüm insanlığın sağlığının, sizlerin kurallara uymanıza bağlı olduğunu unutmadan, sağlık ve esenlik dolu bir hafta geçirmenizi dilerim.

Prof. Dr. Bülent KARABULUT

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?