Muharrem İnce'ye Çin işkencesi...

Bir kanalda film, haber program veya maç izliyorsun.
Hiç farketmez,
Pat diye geliyor karşınıza,
Ya ulusa sesleniş, ya açılış ya da bayram.
Yarım saat, bir saat mecburi izleme yayını.
Arkadaş Cumhurbaşkanı'na gösterdiğiniz saygının,
Onda birini izleyiciye gösterin.
Göstermezseniz, ya yandaşsınız ya da korkak.
Yayın akışınızı programa göre ayarlayın.
Yürüyen programı yarıda kesmeyin.
Nasıl gazetecisiniz, nasıl televizyoncu ?
Nasıl tarafsız, nasıl haberci medya ?

*     *     *

Çağırıyorsun Muharrem İnce'yi programa.
Adam konuşuyor, pat diye kes Cumhurbaşkanı yayında.
"Adam kazandı"ya diyorsun ki;
Sandıkta yenildiğin rakibini yarım saat izleyeceksin.
Adamı mecburi Çin işkencesine mi çağırdın ?
Stüdyoyu terketmekte yerden göğe haklı.
Cumhurbaşkanı'nın konuşmasına karşı değilim.
Açılış yapar, bilgilendirme yapar, kim karışır.
İzleyen izler, izlemeyen zaplar.
Ben içeriğinde bilgilendirme, haber varsa izliyorum.
Yoksa dünyada izlemem.
Bu kadar TV'ye çıkan babam olsa izlemem.

*     *     *

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun ne diyor :
Temiz bir sosyal medya için çalışıyoruz.
Nasıl olacak temiz sosyal medya ?
İktidarın bir değerlendirmesini paylaşırsan temizsin,
Çav Bella çalınmış, paylaşırsan kirli.
Sayın Altun niyetinin "sosyal havuz" yaratmak mı ?
Sonra da ne diyor;
Biz medyaya karışmıyoruz.
Kendileri istediklerini yayınlıyor.
Herhalde kargaların güldüğünü hiç görmemişler.

*     *     *

Akp'nin medya baskıları akla şunları getiriyor ?
- Vatandaş bizden başka kimseyi dinlemesin, izlemesin.
- Bizden başka kimsenin fikrini, aklını görmesin.
- Bizden başka kimsenin projesini, çözümünü öğrenmesin.
Bu nedenle, açık oturumlara katılmıyorlar.
Bu nedenle teke tek masadan, tartışmalardan kaçıyorlar.
Tartışmalara kurşun askerlerini ittiriyorlar.
Sonuç iyi olursa sahip çıkıyor,
Kötü olursa "biz böyle düşünmüyoruz" diye sıyırıyorlar.
Son seçimde bir kez kararlarının dışına çıktılar.
Binali Yıldırım, Ekrem İmamoğlu'nun karşısına oturdu.
Sonuç çift dikiş hüsran. Çift sandık hezimet.

*     *     *

Türkiye'de seçimlerde ne oluyor ?
Okuma fakiri vatandaş, ne inceliyor, ne araştırıyor.
Kendisine verilen sadakadan vazgeçemiyor,
Kendisine sunulan TV'lerdeki beyin yıkamaları izliyor,
Zaten izdivaç, yemek kavgalarını seven bir toplum.
Ayrımcı, kavgacı, suçlayıcı, iftiracı üslubu gördümü;
Balıklama gömüyor oyunu sandığa.

*     *     *

Kardeşim Allah sana akıl vermiş.
Hepsini izleyeceksin,
Hepsini inceleyeceksin,
Para, pul durumuna bakacaksın,
Servetinin nereden geldiğini öğreneceksin.
Sonra Allah'ın verdiği aklını kullanarak oy vereceksin.
Kişinin değil, ülkenin menfaatini düşüneceksin.

*     *     *

Son günlerde umut pompalanan DEVA Başkanı ne diyor ?
Seçimi kazandıkları takdirde ilk işleri;
"Ey gazeteciler, artık özgürsünüz, istediğinizi yazın" demek olacakmış".
Aman ha Babacan,
Piyasada yalan haber üstadı yüzlerce gazeteci var.
Bir o kadar da tetikçi.
Valla billa küfür eder bunlar başlıklarda.
Hedef gösterir insanları.
Örneklerini her dönemde çok yaşadık.

YALAN HABER DEĞİL,
DÜŞÜNCE SERBEST OLMALI
EVRENSEL GAZETECİLİK KURALLARI ÇOK AÇIK...

Ercüment Erkul

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ercüment Erkul - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?