Doktorlar Herşeye Karşıdır….

Bu hafta sizlerle kanser tedavisinde kullanılan ve alternatif tıp olarak adlandırılan uygulamalar ile ilişkili görüşlerimi paylaşacağım.

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, tıbbın alternatifi olamaz.

Bunun olduğunu düşünen veya inanan, bu şekilde hastalarımızı maddi ve manevi olarak sömüren kişiler büyük bir sorumluluğun altına girmektedir.

Bu kişileri vicdanları ile baş başa bırakıyorum.

Ancak açıklığa kavuşturulması gereken çok önemli noktalar var.

Bunlarda ilki halkımız arasında sıklıkla konuşulan “Zaten doktorlar her şeye karşıdır” düşüncesi. Böyle bir şeyi düşünmenize neden olan şey, bizlerin, bu işten nemalanan kişilerin istemedikleri şeyleri söylememizdir.

Karalama elbette bu kişilerin ekmeğine yağ sürer ve kendilerine alan açılmasını sağlar.

Tıbba güvenin zedelenmesinin sonuçları çok ağırdır.

Başta insan sağlığı, ama bunların dışında bilimin kenara itilmesi gibi, toplumların çökmesinin önemli nedenlerinden biri ile yüzleşmektir.

Bakın yakın tarihimizde Osmanlı İmparatorluğunun çöküş nedenlerine ya da şu günlerde pandemi ile mücadelede bilimin gücüne, ne anlatmak istediğim kolayca anlaşılacaktır.

Şunun altını net olarak çizelim.

Bizlerin temel ışığı bilim olmalıdır.

Aslında biz hekimler, tıp dışı veya kanıtlanmamış uygulamalara da karşıyız.

Burada hakkımızda söylenenler doğrudur. Ama bizler her şeye karşı da değiliz.

Bizleri daha çok üzen, toplumda yerleştirilmeye çalışılan başka bir ön yargıdır.

Hekim ve ilaç firması ilişkileri.

“Elbette karşı çıkarlar, firmalar nasıl para kazanacak” algısı ve söylemleri bizleri oldukça fazla rencide etmektedir.

Her meslek grubunda olduğu gibi, bizlerin içinde de çürük elmalar olabilir. Ancak bunu bütün bir meslek grubuna yöneltmek çok büyük bir haksızlıktır.

Pandemi döneminde sağlık çalışanlarının hiçbir şey beklemeden canlarını siper ederek çalıştığını herkes gördü.

O halde ilk yapılacak şey, bu söylemlerde bulunan kişilerin susturulması olmalıdır.

Sağlıkta şiddet yasası çıkarıldı. Ancak bu yasa tam olarak uygulansa bile mutlak caydırıcı olmayacaktır.

Asıl olan, meleğimizin saygınlığının korunmasıdır. Bu daha kesin ve kalıcı bir çözüm olacaktır.

Bizler halkımızın sağlığına iyi gelecek her şeyi kabul etmeye hazırız.

Yeter ki bilimin ışığında kanıtlanmış olsun. Kanıtı olmayan her şeye de karşı çıkmaya devam edeceğimizi ifade etmek isterim.

Tıp bilimde kanıtın ne olduğu net olarak tanımlanmıştır.

Sizlerin gazete, dergi veya televizyonlarda duyduğunuz veya okuduğunuz pek çok bilginin bilimsel olmadığını üzülerek ifade etmek isterim.

Elbette basına burada çok önemli görevler düşmekte, her konuda olduğu gibi, sağlık alanında da liyakat temelli yayınlar yapılması esas olmalıdır.

Bunun yapılmadığı bir ortamda, sizlerin yapacağı tek şey ise sorgulayıcı olmanızdır.

Ben 27 yıllık hekimim. Pandemi dönemi hariç, basının liyakata dayalı konuk seçtiğini çok az gördüm desem yalan olmaz.

Hatta bazı programlarda, bir bilim insanı ile film insanını (ben bu kişilere şarlatan da diyorum) karşı karşıya getirerek hararetli tartışma ortamı ile alınacak reytingler dışında hiçbir amacın olmadığını da defalarca gördüm.

Bilim insanının bir kişi ile tartışması için, karşısında oturan kişinin de bilim insanı olması gerekir.

Bir kere maça 1-0 yenik başlıyorsunuz.

Çünkü karşınızdaki kişi istediği gibi konuşurken, bilim insanı ahlak, bilgi ve kanıt gibi temel ilkelerle sınırlandırılmış şekilde konuşabilmektedir.

Yani amiyane tabiri ile biri atar tutar, diğer kontrollü olmak zorundadır.

Ayrıca bu tür programlarda, biz bilim insanları toplumun duymak istediği şeyleri değil, bilimin ortaya koyduğu bilgileri paylaşmaya çalışırken, karşı taraf demogoji, kandırmaca, hatta yalan ile istediği gibi konuşabilmektedir.

Falanca bitki, falanca hastalığa çok iyi geliyor, bu kanıtlanmıştır dediğinde, haklı olarak halkımız kağıt kalemi eline alıp notlar alırken, bizler ise “hayır, bu kanıtlanmamıştır” dediğimizde “işte doktorlar zaten her şeye karşı” ifadeleri ile karşılaşıyoruz.

Ettimi size 2-0.

Bundan sonra toparla toparlayabilirsen. Oysa bizlerin tek endişesi sizlerin sağlığıdır.

Unutmayın ki, kanıtlanmayan her şeyin 3 olası sonucu vardır:

Etkisiz, zararlı, yararlı.

Sizler kanıtı olmayan herhangi bir şeyi hastanıza uygularken, ona zarar verme olasılığını da kabul ederek uygulamış olacaksınız.

İşte bizlerin tam da karşı çıktığımız nokta budur.

Beni tanıyan ve bilen binlerce hasta ve hasta yakını var.

Sadece benim özelimden gidersek, bu kişilere sormam lazım, eğer hastalarıma iyi gelecek herhangi bir şey varsa ben buna karşı çıkar mıyım?

Cevapları duyar gibiyim; “Asla” diyeceklerdir.

Beni lütfen genelleyin ve meslektaşlarımın da aynı düşüncede hareket ettiklerini unutmayın.

Eğer kanıt varsa bizler zaten önerilerimiz içine dahil ederiz, ancak kanıt yoksa hastalarımızı ve hasta yakınlarımızı asla maddi ve manevi olarak sömürülmesine de izin vermeyiz.

Bu şimdiye kadar böyle oldu, bundan sonra da böyle olacaktır. Kanser, sömürüye oldukça açık bir hastalıktır.

Sizleri korumak bizlerin görevidir.

Bizlerin de sizlere bazı şeylere neden karşı olduğumuzu açıklamak görevimiz olmalıdır. Yani aslında, hasta ve hasta yakınlarını bu şarlatanların elinden kurtarmak için basın, hasta ve hasta yakınları ve bizlere önemli görev düşmektedir.

Bu haftaki yazımı bir temenni ile bitirmek isterim.

Bilim ve akıl dışı konuşan, yazı yazan kişilerin ve bunları herhangi bir ortamda yayınlayan kişilerin ceza almaları konusunda belki devletimiz bir yasal düzenlemeye gider ve herkes yaptığı ve söylediği şeylerden sorumlu tutulur. Bilimin ışığı sizlerle olsun. 

Prof. Dr. Bülent Karabulut

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

03

Ümran Mengi - Bilime ,hekimliğinize, insani tutumunuza sonsuz inancımızdan hiç uzaklaşmadık ... insan sağlıģında mektupla öğretim ... Olurmu tv den gazeteden bilgi toplayanları kastediyorum ... Öğrendikki tedavi kişiye özeldir, kilosu, kan analizleri, genel durumu, radyolojik sonuçlara göre yol haritası çizilip verilen tedaviye inancımız tamdır... Covid 19 da noldu altarnatifciler ... Önemli sayıda hasta tıbbi müdehale ile yaşama döndürüldü... Tüm emek verenlerden Allahrazı olsun ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Haziran 01:26
02

Dr Füsun Akgün - Aklına,fikrine,kalemine sağlık.Seninle gurur duyuyoruz.

Dr.Füsun Akgün

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Haziran 18:19


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?