Ya rüyalar Gerçekse?

Havalar da bir değişik bu aralar. Bir bakıyorsunuz güneş, bir bakıyorsunuz yağmur. Bizim bir bahçemiz var güneşli günlerde gittiğimiz. Vatandan uzakta, vatanımda yasak olan milli ve yerli tohumları ekip yiyebildiğim. Yine bir günü güneşli sanıp gittik, kara bulutlar çöktü üzerimize. Çardak altına uzandım. Uyuya kalmışım. Bir uyandım, gördüğüm rüya desem rüya değil, kabus olsa tövbe bismillah dedirtecek cinsten.

Size de anlatayım istedim.

Aklınız sevdiklerinizde olunca rüyalarda sevilenlerle ilgili oluyor sanırım. Benim rüyamda poliscanlarımla ilgiliydi.

Bilirsiniz beni en çok uğraştıran yazım Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ile ilgili yazımdı. Nedense Müdürüm çok kızmıştı bana. Rüya bu ya, olay yine Gaziantep’te geçiyordu.

Şahinbey diye bir ilçesi varmış, hiç bilmezdim. Bir poliscanım Koronaya yakalanmış (Rabbim şifa versin tez zamanda). Normal prosedür gereği tüm çalışanlar teste tabi tutulmuş. En yakın ilişkide bulundukları, Sağlık Bakanlığı kuralları gereği idari raporlu sayılarak 15 gün evde kalacaklarına dair kağıdı imzalayıp evlerine gitmişler. Ben de buradayken onları ziyaret edeyim demişim. Bir gidiyorum evde yoklar. Göreve çağrılmışlar.

Olmaz, hastalık şüphesi taşıyan göreve nasıl çağrılır? Gidip kendim göreyim diyorum.

Bir gidiyorum, tam akşam içtiması varmış. İçerisi ana baba günü. Koskoca ilçe. Gayet normal gibi de. Sayın Cumhurbaşkanımız, her konuşmasında, ‘’ aman sosyal mesafeye dikkat’’ derken bu ne kalabalık anlam veremedim. Sonra dedim iyi bari maskeleri var. Ama dikkatli bakınca anladım ki bu maskeler pek yeni takılmışa benzemiyor. Bir hayli hırpalanmışlar. Sonradan öğrendim ki maskeler haftalıkmış. Her gün görevde olan poliscanlar, bir haftadır aynı maskeyi kullanıyormuş meğerse. Dedim ya rüya değil, kabustu bu. Zaten ipek gibi maske, bir hafta kullanınca maskeliği mi kalır derken bir bağrışma duydum. Meğer aynı karakolda bekçi kardeşlerimiz de bulunuyormuş. Amir, sanırım kendisini bir an çoban sandı ki ‘’ davar sürüsü gibisiniz’’ filan diye bağırıyordu. Allah’ım uyandır beni bu rüyadan derken, bazı poliscanlar daha yorgun geldi. Hayırdır dememe kalmadan öğrendim ki, rapor aldıkları için kendi bölgelerinden yaklaşık 10 km uzakta başka bir yere göreve yollanıyorlarmış ‘’vay sen nasıl rapor alırsın’’diye.

Nasıl uyandım bilemedim. Böyle manyakca bir rüya olabilir mi? Hangi insan evladı amir, karşısında yaşını başını almış devlet memuruna ‘’davar sürüsü’’diyebilir? Ya da hastalık yayma ihtimali olan hangi insan göreve çağrılabilir? Sonuçta o da insan ve ailesi, anası, babası sevenleri var.

Yani Bu Gaziantep Emniyet’i aklımda nasıl bir yer ettiyse böyle akla, mantığa, vicdana sığmayacak rüyalar görüyorum.

Allahtan böyle insanlık dışı şeyler yapacak amirler yok emniyette!! Yoksa kabusuna dayanamadığım bu olayların gerçekte yaşanıyor olması asla kabul edilemezdi.

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı sevgi saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?