Yasaklar kimin için?

Koronavirüs salgını bize “yeni normal”, “sosyal mesafe”, “ACE enzimi”, “Sitokin fırtınası” derken bir sürü şey öğretti ama kurallara uyan bir toplum...

Koronavirüs salgını bize “yeni normal”, “sosyal mesafe”, “ACE enzimi”, “Sitokin fırtınası” derken bir sürü şey öğretti ama kurallara uyan bir toplum olma yolunda hala alacağımız çok mesafe var.

Bakmayın, başta Sağlık Bakanı’mız Fahrettin Koca olmak üzere Bilim Kurulu üyelerinin hemen hepsi, insanlarımızın salgın konusunda genel kurallara uyduğunu söylüyor. Buna güvenerek de 1 Haziran’dan itibaren normale dönüş adımları atıldı. Ama ben kurallara uyma konusunda ne yazık ki iyimser değilim.

İşte bazı örnekler:

-Geride kalmış ve hasarsız atlatılmış olabilir ama İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu istifa kararına götüren sokağa çıkma kısıtlamasına yarım saat kala, marketlere hücum edilmesi.

- Site özellikli konutlarda oturanların, sokağa çıkma yasağı kapsamında olmalarına rağmen, hafta sonlarında bahçelere çoluk çocuk doluşması ve sosyal mesafenin unutulması. Bu konuda yapılan şikayetlerin polis tarafından pek değerlendirmeye alınmaması.

-Ebeveynlerin, kısıtlama olmayan günlerde dışarıda dolaşırken, 20 yaş altına kısıtlamayı umursamayıp çocuklarını da yanlarına almaları.

- Hiçbir şekilde salgından korumadığı defalarca açıklanan siyah bez maskelerin, vatandaşlarımızın bir çoğunda takılı olması. Üstelik burunların tamamen açık bırakılması, hatta çenenin altında göstermelik olarak maske bulundurulması.

- Bütün uyarılara rağmen, ziyaret, iftar, bayramlaşma, taburculuk kutlaması, yemek, düğün gibi bahanelerle bir araya gelinmesi.

- Fırsatını buldukları ilk anda insanımızın “tatil” derdine düşmesi. Özellikle giriş çıkış yasağı olmayan sahil kentlerinde kilometrelerce araç yoğunluğunun olması. 1 Haziran’dan sonraki kuyrukları siz düşünün.

- Son alışveriş günlerinde telaşa kapılanların, insanlara saygı kuralını ihmal etmesi. Örneğin büyük marketlerde sıraya riayet etmeyip, insanların önüne geçilmesi, otoparklarda bekleyenleri hiçe sayarak araçlarla köşe kapmaca oynanması.

Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Bizim, sosyo ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin insanlarından ayrıldığımız önemli bir nokta galiba burası. Çünkü bu ülkelerde insanlar, konulan yasakların öncelikle kendi yararlarına olduğunun bilincinde olup, bu kısıtlamalara tereddütsüz uyuyorlar. Bizde ise durum tam tersi. İnsanlarımızın bir kısmı, yasaklamaları, devletin işgüzarlığı ve kendi özgürlük alanlarına müdahale gibi algılayıp hiçe sayıyor.

Baydu Can

29 Mayıs 2020

baydu1963@gmail.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Baydu Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Ekrembeyoglu - Bu gün isim vardı acilen balcova ya gitmek zorunda kaldım.maalesef sosyal mesafe yok.yok.yok.olamazda biz öyle bir toplumuz ki. Ülke nüfusunun yarisi bile Niyazi olsada bizden hiç bir şey olmaz.ah rahmetli aziz nesin ah seni anmamak mumkunmi..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 16:41


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?