Bir bayram daha geçti, buruk bir bayram

‘’    Bugün bayram        

      Erken kalkın çocuklar     

      Giyelim en güzel giysileri     

      Elimizde taze kır çiçekleri   

      Üzmeyelim bugün annemizi.

…………………..

Bugün bayram

      Çabuk olun çocuklar     

      Annemiz bugün bizi bekler         

      Bayramlarda hüzünlenir melekler     

      Gönül alır, bu güzel çiçekler.       ‘’  

        Bayram günleri hep Barış Manço’nun  ‘’Bugün Bayram Çocuklar’’ şarkısı gelir aklıma; mırıldanır  mutlu olurum.       

Bir bayram daha geçti.Yine yaşamım film şeridi olmuştu  gözlerimin önünde, Derinden bir ah çektim…Çocukluğum, gençliğim saklanmış Barış Manço’nun dizelerinde.   Bu bayram, geçmiş bayramlara, hele benim çocukluk  gençlik yıllarıma hiç benzemiyordu. Ellerimiz-kollarımız bağlı değildi, kapımızda bekçi, polis, gardiyan yoktu ama yine de özgür değildik. Toplum sağlığı için özgürlüğümüz elimizden alınmıştı.Yarınlarımızın aydınlığı için bugün bu kısıtlamalara    mecburduk. Yarınlarda daha sağlıklı bir dünya istiyorsak.

        Bir bayram daha geçirdik dünün özlemiyle. Hatırlayıp da özlememek mümkün mü !

BAYRAMLARA  BAYRAMLIKLARLA GİRERDİK         

        Her bayram sabahı ailece erken kalkardık. Rahmetli annem, bütün pencereleri , kapıları açar ‘’Bayramın bereketi dolsun evimize’’ derdi. Elimizi yüzümüzü yıkar, bayramlıklarımızı giyerdik. 3 erkek kardeş, babamla birlikte abdestimizi alır  Bayram Namazı'na koşardık. Bütün cemaatle cami avlusunda bayramlaştıktan sonra eve dönerdik. Evde öncelikle bayramlaşma töreni yapılırdı. Babam, hepimizin yaşına göre harçlıklarımızı masanın üzerine sıralar; annemle birlikte bayramlaşma da başlardı.Yaş sıramıza göre babamızın elini öper harçlıklarımızı alırdık.Bu arada annemizin hazırladığı mükellef sofrada  herkesin ayrı ayrı en çok sevdiği bir yemek veya tatlı mutlaka bulunurdu. Bu, annemin adalet anlayışıydı.      

        Neşe içinde, yemekten sonra anne ve babamızın hayır dualarıyla doğru sokağa… Bayramlaşma için ilk önce Hacı Teyzelere giderdik.  Sadece biz mi ?  Bütün mahalle. Çünkü en fazla bayram harçlığını Hacı Teyze verirdi . O bayramın rayicini, bizden önce giden çocuklardan öğrenirdik. O da babam gibi , büyüklere daha çok, küçüklere daha az harçlık verirdi. Tabi bu sadece para kısmı; Ayrıca, bir köşesine ismimizin ilk harfi işlenmiş mendil ve akide şekeri de ikram ederdi. Ve bütün çocukları büyükmüş gibi ağırlar, sevgiyle uğurlardı. Çocukların, yani bizlerin de, adam yerine konmak hoşumuza giderdi. Mendillere isim işlemek için, Hacı Teyzede mahallenin bütün çocuklarının isim listesi bulunurdu. İsim işleme meselesi de Hacı Teyzeyi diğer komşulara göre  bir adım daha öne çıkarırdı. Hatta çocuklar tarafından annelere bile sitemler edilir, ‘’Hiç kimse Hacı Teyzenin yerini alamaz’’ denilirdi. Hele o, giderken yanağımıza bir öpücük kondurup, başımızı okşaması yok mu, o da apayrı bir mutluluktu. Annesi- babası olmayanlar baba ocağı sayardı  Hacı Teyzeyi…   

        Anlatılacak daha çok anılar var ama onlarda kısmetse Kurban Bayramı'nda....Koronasız nice sağlıklı bayramlar dileklerimle…

Oğuzhan Kavaklı / www. haberhurriyeti.com

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Kavaklı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?