Kameralar çekimde, eksik olan yetkililer

Daha önce yazdığım bir yazıda ‘’çekin pis ellerinizi polisin üzerinden’’ demiştim. Bu cümle ile başlamak istedim yazıma. Çünkü bazı kirli eller, eller...

Daha önce yazdığım bir yazıda ‘’çekin pis ellerinizi polisin üzerinden’’ demiştim. Bu cümle ile başlamak istedim yazıma. Çünkü bazı kirli eller, ellerindeki çamuru poliscanlara sürme derdinde gibi geliyor bana.

Neden derseniz, dünyanın hiç bir ülkesinde, hatta geri kalmış ülkelerde bile yaşanamayacak olaylar yaşanıyor, sokağa çıkma kısıtlaması olan canım vatanımda. Ve polisin itibarı zedelenmeye çalışılıyor. Hatta başarılıyor.

Sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ettiği gerekçesi ile RESMİ polisler tarafından durdurulan, kulağı küpeli kolu dövmeli adam kılıklı şey, polise ‘’  "Ben bu üniformayı giyemez miyim? Bunu 15 liraya satıyorlar. O şapkayı 10 liraya satıyorlar.’’ Dedi iyi mi? Rüyamda görsem, ‘’ne manyak bir rüyaydı’’ derim ama, gerçekten söyledi bunları. Sonra ne mi oldu ? HİÇ.

Bakın, benim telefonum hep yanı başımda durur. Ama çağrı geldiğinde elime alıp, ekranı açıp, ‘’ay kim arıyor’’ diye bakıp cevap verene kadar bile geçen bir zaman vardır. Yani şıp diye açamam normal konuşmada bile.

Son zamanlarda sosyal medyada polisin müdahale gönderilerine bakınca, bütün polisler canavar! kesilmiş. Hepsi katil!, hepsi vicdansız!. Polisin o an orada ne yapacağını ne bildiniz de telefonlarınız çekime hazır beklediniz anlamam ki. Hadi tesadüfen çektiniz, bari olayın başını da çekseniz de polis müdahale etmeden önce, ona neler denmiş onu da görse millet. YAPMAYIN, EL İNSAF.

Önce şunu belirtmek isterim. Hiç bir zaman polisi körü körüne koruma kollama niyetim de amacım da olmadı. Ama haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır mantığından yola çıkarak, dilsiz şeytanların safında yer almak istemiyorum ben.

Örnek, kaçan genci kalbinden vuran polisi hiç savunmadım. Keşke yapmasaydı, bir değil birden fazla can aldı o kurşun.

Ama, sokağa çıkma kısıtlaması varken, sen evde rahat oturayım diye bebeni sokağa sal. Beben polisi görünce ağlamaya başlasın. Dengesizin biri kayda alıp ‘’polis çocuğu korkuttu’’ diye sosyal medyaya koysun. Altında küfürün bini bir para. Olayın gerçeği, polis çocuğu kucağına alıp teselli ediyor sitemi ise yürek burkuyor ‘’biz yunan polisimiyiz?’’.

En vahim olay Çorlu’da evinin bahçesinde mangal! Yapanlara polisin saldırdığı haberi. En dengesiz, en akılsız, en şerefine düşkün insan aklı taşıyan bile ‘’ yok artık’’ diye tepki verir. Ama yok, bizim kolayımıza gelen polise küfür etmek. Araştırmak, düşünmek zor olandır.

Sokağa çıkma kısıtlaması var, birileri sokakta salınıyor. Vatandaş açıyor telefonu ihbar ediyor. Polis ihbara gitse bir dert, gitmese bir dert. Mecbur gidiyor. Polisi görünce kaçan şahıs ağza alınmayacak küfürler ediyor. Sonra koşup evin bahçesine giriyor. Şimdi görev başındaki polise ağzına geleni söyle, sonra evine gir. Polis o lafları yutsun mu? Evine girdi artık görev bitti diye geri mi dönsün? Burada o küfürler devlete edilmiştir. Bunun farkında olmayan yetkililer, polisi açığa almayı, yani kendisine edilen bu küfürleri sineye çekmeyi tercih etmiştir. Ne yapalım seçim devletimin seçimidir. Ama eğer demokratik bir yaklaşım olsa, polisi açığa almadan ‘’evladım senin kolun nasıl bu hale geldi, devletin polisine hangi yürek yemiş el kaldırdı’’ diye sorardı. Sormadı. Kolay yolu seçip, polisi yok sayanların eline koz verip polisi açığa aldı.

Otu, noku kontrol eden, neredeyse yorumları mıncık cıncık kontrol edenler, sosyal medyada polise karşı başlatılan bu linç kampanyasına artık bir dur demek zorunda. Polise yapılan bu hakaretlerin dolayısı ile devlete yapıldığını idrak edemiyorsanız binlerce danışmanı olan devlet, onlardan birine sorsun bir zahmet. Elbette bir insan evladı çıkıp ‘’buna dur dememiz gerekiyor’’ der ve gereken yapılır belki. Belki diyorum, çünkü yazıyorum ama, ben bile inanmıyorum bunun yapılacağına.

Haydi sayın yetkililer, inandırın bizi. Ya da, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265. maddesi ne işe yarıyor onu söyleyin.

Polisimize sahip çıkın da demiyorum. ‘’Polise sahip çıkmak’’ diye bir şey olamaz. Polis, sokaktaki kedi yavrusu değildir. POLİS, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NİN 2 BÜYÜK KOLLUK KUVVETİNDEN BİRİDİR.

Kolay lokma sandığınız polise muhtaç olduğunuzu unutmamanız dileği ile...

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı sevgi saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Biçkin / www. haberhurriyeti.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?