Pasaport'a marina

 

İzmir Ticaret Odası  Başkanı Mahmut Özgener, Büyükşehir  Belediye Başkanı  Tunç Soyer'in Pasaport ile Konak arasına yapmak istediği Dalgakıran ve Marina Projelerine destek verdiklerini açıkladı.

Moderatörlüğünü Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şube Başkanı Murat Demircan'ın yaptığı online toplantıda konuşan Özgener, ‘İlgili Bakanlığın’ sorması üzerine, olumlu görüş bildirdiklerini söyledi.
Öncelikle itiraf etmeliyim ki ülkemizde  ‘İlgili bakanlık’ adlı bir kuruluş olduğunu bilmiyordum…  Bu vesileyle öğrendiğim için kendilerine teşekkür ederim…
***
Sanırım, Sığacığın en güzel yerine yapılan marinayı kıskanmakta Bay Başkan.
O marina ki barındırdığı yüzlerce yatla halkın denizi görmesini engellemekte…
O marina ki, sığacığın sıcak yüzünü teknelerin direkleri ile karartmakta…
Sadece Sığacık mı yüzü karartılan…
Deniz kenarında ki birçok kentimizde zenginlere hizmet için kurulan marinalara bir bakın şöyle…
Bodrum’u… Kalamış’ı… Kuşadasını… Bozburun’u…
Göçek’i… Çeşme’yi… Alaçatı’yı gözünüzün önüne getirin…
Yıllar geçtikçe doğanın nasıl içine edildiğini hemen anlayacaksınız…
Şimdi de hedefte İzmir’in kalbi var anlaşılan…
Şu anda SİT bölgesi olan bir yere marina yapmak arzusu nereden kaynaklanıyor acaba?
Başkan Soyer sessiz ve derinden gidiyor…

İzmirliye sormak, bu şehrin insanlarının fikirlerini almak…

Bu konuda açık oturumlar düzenlemek yok…

Kendisini göreve getiren İzmirlileri hiçe saymak adam yerine koymamak anlamına gelir böyle bir girişim…

***

SIĞACIĞIN HALİ PÜR MELALİ

Yıllar önce sakindi Sakin Şehir…

İnsanın ruhunu okşayan bir sakinlikti bu…

Dünya’daki ender yerlerden biriydi…

Ve bununla gurur duyuyordu Sakin şehrin sakinleri…

Bir de şimdi gidin görün.

İlçenin daracık yollarından ne araçlar geçebiliyor, ne de insanlar yürüyebiliyor…

Motor sesleri insan sesleriyle karışınca kulaklara azap çekmek düşüyor…

Egzost dumanları ile birlikte yükselen gazlar, burnunuzun direğini sızlatıp ciğerlerinizi yakıyor…

Gürültüyü ölçmeye kalksanız desibel aleti utancından çatlar…

***
Hele yirmi yıl kadar önce benim ilk tanıştığımda hayran kaldığım, Sakin şehrin yalı mahallesi Sığacık…

Sahil, yirmi- yirmi beş teknenin bağlandığı küçük barınak dışında serapa halka açık…

Hangi çay bahçesine, gazinoya otursan deniz ayağının altında… Dalgaların kıyıya vurduğu anda çıkardığı şıpırtı sesleri ninni gibi kulağında…

***
Ama şimdi, sahil kenarında oturup güneşin batışını izlerken keyif yapmak tarihe karışmış…

Ağalar, paşalar, beyler… Paralarına para katacak… Kasaya da üç-beş kuruş girecek diye, içine edilmiş Sığacığın…

Denizin kenarındasınız ama denizi göremiyorsunuz…

Çünkü sade vatandaşın ihtiyaçları düşünülmeden…

Bir marina yapılmış ki ya heyy…

Burada barınan yüzlerce teknenin direği, tahta perde gibi set çekmiş önünüze…

Sığacığa aşık… Deniz sevdalıları sanki ceza evine hapsolmuş gibi…

Direk seyretmekte manzara yerine…

Tek kelimeyle etmişler zevkinizin içine…

Sanki dar gelirli halk bu vatanın evladı değil…

***

HAYVAN DOSTLARINA ALKIŞLAR

Hayatları zorlukla geçen ve bir darbede Korona virüsünden yiyen sokak hayvanlarının imdadına Yaşam Hakkına Saygı Derneği yetişti…

Yemek bulamayan… Susuz kalan…  İtilip kakılan sokak hayvanlarının yaşam savaşı pandemi günlerinde daha da zorlaştı.

Bu durum birçok gönüllü ve sivil toplum örgütünü harekete geçirdi. Onlardan biri de Yaşam Hakkına Saygı Derneği (YHS).

"Sessiz kalma, suça ortak olma" sloganıyla Bir yandan da bir sürü hayvana sahip çıkıyorlar, besleme yapıyorlar, tedavi ettiriyorlar.

 Birçoğu felçli, sakat, 3 bacaklı, yaşlı ya da hasta olan bu hayvanlara sahip çıkıyorlar. İyileşenlere yuva arıyorlar.

 Dernek Başkanı Özgün Öztürk ve üyeler Mert Ertunç ile Elif Erkaya her sokağa çıkma yasağında çok geniş bir alanda besleme yapıyorlar.

Bu iyi kalpli, hayvan dostlarını canı gönülden alkışlıyoruz..

Derneğin çalışmalarını takip etmek, maddi ya da manevi olarak destek olmak isterseniz iletişim kurabilirsiniz.
Tel: 0532 422 0646
E-posta: ozgun.ozturk@yasamhakkinasaygi.com

***

GÖNÜL YAŞLANMIYOR

Birkaç gündür havalar o kadar güzel ki…

Yaşlı vücudumun yaşlanmayan gönlü kıpır kıpır…

Kendimi sokaklara atıp kırlarda dolaşmak istiyorum…

Deniz kenarlarında kaydırak taşları atmak…

Şarkılar söylemek istiyorum bed sesimle…

Ama hiç birini yapamıyorum…

Bir kısmını Korona virüsü yasaklıyor…

Bir kısmını ise yaşlı bedenim…

İşte bu duygular içinde, şu güzel şiiri sizlerle paylaşmak istedim…

*** 

GÜZEL HAVALAR

Beni bu güzel havalar mahvetti,

Böyle havada istifa ettim

Evkaftaki memuriyetimden.

Tütüne böyle havada alıştım,

Böyle havada aşık oldum;

Eve ekmekle tuz götürmeyi

Böyle havalarda unuttum;

Şiir yazma hastalığım

Hep böyle havalarda nüksetti;

Beni bu güzel havalar mahvetti.

                                 Orhan VELİ

Fikret Kalmuk / www.haberhurriyeti.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Kalmuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?