Türkiye İMF'siz çözüm bulabilecek mi?

Küresel imparatorluk kendine bir slogan belirlerse, bunun adı mutlaka serbest ticaret olurdu. Birinci Dünya elitleri, piyasaları domine ve manipüle etmek için bir taraftan sürekli olarak serbest ticaret kavramının içinde barındırdığı iksirlere başvururken, bir yandan da piyasanın ilave direnç gücünü yani bağışıklık sistemini kullanırlar.

Açıklayalım…

Gelişmekte olan ülkeleri denetim altında tutmak oldukça kolaydır. Peki tutan şey nedir? Tabiki borçtur.

IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) ve DÜNYA BANKALARI, yardımlarının karşılığında gelişmekte olan borçlandırılmış ülkelere devlet güdümlü gelişim politikalarını terk etmeleri için aşırı baskı uygularlar. Hangi politikalardır bunlar? Borç verdiği ülkelerin dış alım-satım vergilerine, ihracat teşviklerine, devlet güdümlü gelişim politikalarını terk etmeleri için dayatmalar uygulamaları gibi.

Stratejik değil taktiksel…

Yardım alan ülkeler, borçların yeniden yapılandırılması ve borç yapılandırmasına bağlı olarak gerçek anlamda gelişmeyi mecburen bir kenara bırakmak zorunda kalırlar. Ayakta duramayan bu ülkeler , ekonomilerini baştan yapılandırmaya ve yasalarını IMF ile DÜNYA BANKASI’nın dayatacağı koşullara uyacak şekilde yeniden yapılandırılmaya zorlanırlar.

Denk olmayanların oyun alanına girdiğinizde ne mi olur? Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere kıyasla açık ara farkı oldukça keskindir.

Ne yazık ki gelişmekte olan ülkeler, Birleşik Devletler gibi dünyanın para rezervlerini denetim altında tutmazlar.

Farz edin ki, Birleşik Devletler sıradan bir ülke olsaydı, IMF kapısında belirir ve ekonomik durgunluk yaratmalarını, dış hesapları dengelemelerini, daha az tüketmelerini, daha fazla tasarruf ve yatırım yapmalarını isterdi onlardan. Oysa ki, Birleşik Devletler kendi servetlerinin çok ötesinde bir yaşam sürüyorlarken, muazzam ve gittikçe büyüyen dış borçları var iken, devasa bir bütçe açığına sahip olsalar bile, eskiden hükümetler bu konuda bir şey yapmaya aşırı ilgi göstermiyorlarken teknik olarak değişen neydi?

Pandemi öncesi ve sonrası zaman değişiyor anlaşılan…

Öyle bir hasta olmuşsunuzdur ki doktor seçmeye şansınız kalmamıştır…

Amerika Merkez Bankası FED henüz Türkiye’nin swap talebiyle ilgili sessizliğini koruyor. FED pandemi öncesi ve sonrası kazananlar ve kaybedenleri seçmiyor, yalnızca bir dizi ekonomik politika belirliyor ve bunlara sıkı şekilde uyanları seçiyor.

Amerika’nın swaplar (Döviz takası) konusunda dikkat ettiği önemli husus, swap hatlarının Amerika ile karşılıklı güven ilişkisi içinde olan ve kredi standartlarını karşılayan ülkelerle zaten yürürlükte olduğunu beyan etmesidir. Türkiye’nin NATO müttefiki Washington ile ilişkileri, Amerika ve Türkiye arasındaki bazı jeopolitik ayrılıklar, İran’ a yaptırımları ve Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemi sebebiyle dalganmalar yaşaması endişe yaratıcı tarafıdır. Amerika tarafından yaptırımlara maruz kalabileceğimiz şu süreçte , pandemi etkisi, Beyaz Sarayı dinlemeyen FED tarafından nasıl karşılanabileceği aşikar.

FED, Türkiye’nin nakit döviz ihtiyacını rahatlatacak pozisyonda olmadığını söylerse şaşırmamak gerekir. Uluslararası ilişkilerin inişli çıkışlı olduğunu düşündüğü bir ülkeyi SWAP hattına dahil eder mi etmez mi diye beklentiye girmek de şok tedavi gibi hissedilebilir.

Şifa verici o reçete bizim için yeterince iyi değilse?

Türkiye, nakit döviz kaynağı yetersizliği ve daha yüksek borç yükümlülüğü ile karşı karşıya iken dayatacakları reçete şüphesiz ki, ruhumuzu dükkana rehin bırakmak olacaktır.

Aslında IMF programlarının çoğu sağlık ve eğitim giderlerinde ciddi kesintiler gerektirirler, bu da asıl işgücünü oluşturacak, düşük eğitim düzeyine ve pek az teknolojik yeteneğe sahip kitlenin niteliğini ve kapasitesini geliştirmeyi zorlaştırır.

Dünya çapındaki bu borç verme sorunun köklerinde ‘GÜVENCE’ olarak anılan çok basit bir konsept vardır. Örneğin, bir araba satın almak için kredi çektiğinizde, banka aracı teminat kabul eder. Eğer ödeme koşullarını ihlal edip temerrüde düşerseniz, banka aracı satar ve parasının kalanını alır.

Çarklar o yönde dönmeye başlarsa, vermeye niyetlendikleri uluslararası borç fazla güven vermediği takdirde bunu desteklemek için üçüncü bir unsurun teminatını alabilirler. Bu özel bir ticari banka, bir devlet ticaret bankası veya yabancı devlet olabilir. Devlet garantisi en iyisidir. Biyolojik silah kullanma olmadan anahtar teslimi gibidir.

Türkiye’nin IMF tarihini hatırlayacak olursak

Türkiye’nin IMF ile ilişkilere başlaması ile birlikte ilk stand-by anlaşmasının yapıldığı tarih 1 Ocak 1961 yılına denk geliyor. Bu ilk stand-by anlaşması bir yıl sürüyor ve 31 Aralık 1961’de sona eriyor. Uluslararası para fonu IMF ile şimdiye 19 kez stand-by anlaşması yapan Türkiye, bunlardan sadece son ikisini başarıyla tamamlamıştır. 49 yıllık stand-by döneminde, genellikle krizlerin ardından mecburi olarak stand-by düzenlemesine giden Türkiye, bu süreçte IMF’den 50 milyar doların üstünde kaynak sağlamıştır. IMF’nin sağlamış olduğu esnek geri ödeme planı sebebiyle borç geri ödemelerinde herhangi bir sorun yaşanmamış olsa da, Türkiye’nin IMF’ye olan son borcu da 2013 yılında sona ermiştir. Şimdi artık gerçek, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2020 yılının yaz ortalarında gündeme gelecek olan IMF ile yapacağımız anlaşmanın eskisi gibi klasik bir anlaşma olmayacağıdır.

Serra Aytaç / www. haberhurriyeti.com 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?