Perşembenin Püf Noktası: Suç İşleyememek

KAÇIŞ YOK

- Maça gidecektim. Çağırdın. Önemli değilse şarlarım kardeşim.

- Bunca yıllık abimi bilmez miyim? Başlarsın çocukluğumdan…

- Gir konuya.

- Sen gir! Avukatsın. Hukukçu avukatsın.

- Kaşınıyorsuuun…

- Tamam tamam. Gel yanıma. Otur. Sana bir gösterim.

- Umarım yumurtlaman kısa sürer.

- Başlıyor... Başrolde yeğenin Müge. İzle.

- Müge otur şu koltuğa. Rahatsın? Tamam. Kardeşin oyuncağını hurdaya çevirdiğini söylüyor. Sen mi yaptın?

- Ben ellemedim bile. Ozan yalan söylüyor. Başkası hurdaya çevirmiştir.

- Sana inanıyorum. Şu iki telin ucunu tutacaksın. Aç avuçlarını. Aç. Şimdi kapa. Üç kere ‘oyuncağı ben ellemedim” der misin?

- Oyuncağı ben ellemedim. Oyuncağı ben elledim. Oyuncağı ben ellemedim.

- Tamam. Bu kadar. Gidebilirsin…”.

- Soracaksın ne oldu? Avucunda tuttuğu iki tel kayıt aygıtına bağlıydı. Kayıt aygıtını bilgisayara bağlıyorum. Şimdi kaydı Müge’nin gözünden izleyelim…

Müge ile Ozan apartmanın dışında. Mermerin üzerindeler. Ozan oyuncak arabasıyla oynuyor…

Çocuklar Ozan’ı top oynamaya çağırıyor. Ozan oyuncağını bırakıyor. Topa gidiyor.

Müge yere diz çöküyor. Tutuyor oyuncağı. Sürtüyor oyuncağı. Sürtüyor… Sürtüyor… Güç almak için sürtüyor… Ve hızla itiyor kardeşinin oyuncak arabasını. O kadar hızla itiyor ki, araba yan duvara çarpıp hurdaya dönüyor. Bakıyor…

Ve Müge hızla kaçıyor oradan. Yukarı eve çıkıyor. Çalıyor zili. Açıyor annesi. Gidiyor odasına hızla. Giriyor yatağa. Ağlıyor hüngür hüngür. Dinle ne diyor…:

Benim yaptığımı anlarlarsa çok kızarlar... Çok kızarlar... Çok kızarlar… Offf! Sorarlarsa ‘oyuncağı görmedim bile’ derim.”.

- Görüntü karardı. Yazılım çok güzel. Bir kişinin gözündenmiş gibi olayları aktarabiliyor. Bitti değil mi? Gidiyorum.

- Bu gösteri yazılımı değil.

- Şakana katlanacak günümde olduğumu sanmıyorum.

- Şaka değil. İnanmıyor musun?

- Neresine inanayım?

- Oturur musun şu koltuğa? Otur. Tamam. Rahat mısın? Şu gördüğün kayıt aygıtı. Ve holter.

Aç avuçlarını. Kırmızı sol avucuna. Sarı sağ avucuna. Kapa avuçlarını. Tamam.

Dokuz buçuk yaşındaydın. Bense sekiz. Babam cüzdanından para düşürdüğünü söylemişti. Anımsadın mı?

- Ne ilgisi var şimdi?

- Anımsadın. Anımsadın.

- Nereye varmak istiyorsun? Bırak ya! Geçtik oyun çağını. Kurtul artık çocukluktan!

- Ne kadar büyürsen büyü. Ne kadar olgunlaşırsan olgunlaş içindeki çocuğu yitirme.

- Neden?

- İçimizdeki çocuk yaşama sevincimiz. Yitirirsek boşluğa düşeriz.

Neyse. Holterleri bırakabilirsin. Kayıt aygıtını bilgisayara bağlıyorum… Eh şimdi izleyelim… Birisinin gözüyle izliyoruz…

Girdi odaya o birisi. Elleri küçük. Küçük eli giriyor pantolonun cebine… Çıkarıyor cüzdanı. İçinden biraz para alıyor.

Ama o ne! Sağda bir görüntü beliriyor. Ve fısıltı sesi duyuluyor… ‘Yakalanırsam hapiste çürür müyüm?’. Senin sesine benziyor.

- Tamam! Ben o çocukluğum nedeniyle avukat oldum.

- Senin aldığını düşünüyordum. Ve kanıtladım. Şimdi anladın mı seni maçtan neden ettiğimi?

- Anladım. Peki bu noktaya nasıl vardın?

- Beynimizin olayları kaydettiği biliniyor. İş beyne kaydedilen olayları aygıtla dışarıya aktarmaya kaldı. Ve sonuç.

Yalan makinesi değişik biçimlerde kandırılıyor biliyorsun. Algı psikolojisi yalan makinesinde de geçerli. Diyelim ki “Bul karayı, al parayı” veya sihirbazlık. Algı psikolojisi. Yalan makinesi anlayabilir mi? İnsanlar yanılabileceği için yalan makinesi üretilmişti.

- Anladım, Beynine kaydedilmiş olaylarla kimse suçsuzum, diyemeyecek. Yeter ki polis dış kanıtlarla kuşkuluya ulaşsın. Zanlıyı bulsun. “Son kanıt beyinde.” diyorsun.

- Yalancı tanıklık da tarihe karışır abi. Ya da olayın ne kadarına tanıklık edebileceği ortaya çıkmış olur.

- Ve benden ağır ceza avukatı olarak kayıt aygıtını hukukî dille polise sunmamı istiyorsun.

- Ayrıca kimse başkasının suçunu üstlenemeyecek. Suça azmettiremeyecek.

- Evet. Soracaklar. “Kimse azmettirmedi” de diyemeyecek.

- Dahası. Beynimizin uykudayken de uyanıkmışız gibi çalıştığı da biliniyor. Böylelikle küp gibi içip uyanamayacak durumda olsak bile “Sızmıştım. Top atsalar uyanamazdım. Olanları duymadım.” da diyemeyeceğiz.

- Tamam bunu haftaya sunmuş olacağım. Veletleri çağır. Göreyim. Sonra da gideyim. Maçı televizyondan izlerim artık.

- Mügeee! Ozaaan! Buyurun odama. Amcanız geldi. Pasta getirmiş.

- Amcaları şimdi pastaya kurban gidecek. Son hızla buradalar. Sayıyorum… Bir, iki, üç, dört… ve beşlemeden damladılar.

- Pasta nerde?

- Amcanıza da merhaba deyin.

- Hoşgeldin amca. Pasta neli?

- Amcanız meyveli ve çikolatalı getirmiş. Pasta mutfakta. Ama önce şu oyuncak konusunu kapayalım artık Ozan.

Müge kardeşinle aşağıdaydın. Ozan arabasıyla oynuyordu. Topa çağırdılar. Gitti. Sen de oynarken gereğinden çok hızlı ittin arabayı. Oyuncak duvara çarptı. Ancak oyuncak arabanın yamulmasını istememiştin. Çok üzüldün. Gittin hemen odana. Yattın yatağına. Ağladın. Ağladın. Ağladın. Çok üzüldün. Ve kızarız diye “Ben yapmadım” dedin.

- Aynen böyle oldu baba. Ama nereden bildin böyle olduğunu?

- Evet baba. Müge’nin böyle yaptığını nereden bildin?

- Sadece tahmin etmeye çalıştım. Çocuklar siz de çok kitap…

okursanız, olanları veya olacakları tahmin edebilirsiniz.

Müge kardeşine harçlıklarınla o oyuncağı alıyorsun. Yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmelisin.

- Peki baba. Benim yüzümden oldu. Oyuncağı alacağım.

- Yaptığının sorumluluğunu üstlendiğin için, sana Ozan’ın hiç mi hiç beğenmediği ama senin bayıldığın o eski oyuncak arabayı alıyorum.

Hadi! Pasta yemeğe mutfağa.

- Yaşasın!

- Yaşasın!” diyerek gittiler… Vay be! Oyuncaklara mı sevindiler, pastaya mı? Ne dersin baba?

- Avukat bey; “Beynindeki son kanıtla yakalanacağını bildiğinden artık kimse suç işleyemeyecek” diyorum.

***

Murat Tepebaşılı

*

BENİM NOTUM:

Dünyada olmayan “beyne kaydedilen olayları dışarıya aktaran aygıtı” ben uydurdum.

PARA ÇALAN ÇOCUK RESMİ

https://www.youtube.com/watch?v=1ZhiOzy0iJUv

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?