Buzdağı, Siyah ve Çocuk

Buzdağı, dev bir buz kitlesinin buzuldan koparak denizin üzerinde oluşturduğu yığındır ve yine bilinen o dur ki, buzdağının suyun yüzeyinde görünenden daha büyük bir bölümü, suyun altındadır. Herhangi bir olayda bilinenden daha büyük bir yaygınlık var ise “Buzdağının görünmeyen kısmından” söz ederiz.

Türkiye’deki çocuk istismarı olgularındaki gibi…

Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı suç istatistiklerine göre, çocuğun cinsel istismarı suçu için açılmış dava sayısı, 2010 ile 2018 yılları arasında toplam 153 bin 250… Yıl bazında bakıldığında, her yıl gözle görülür bir artış olduğunu görmek için, istatistik bilmek şart değil. Görünen köy kılavuz istemez. Durumun buzdağı ile ilgisine gelecek olursak, resmi makamlara yansıyan cinsel istismar olguları, buzdağının görünen kısmı!

Peki neden tüm cinsel istismar olgularının sayısı bilinenden çok çok daha fazla?

ÇÜNKÜ ebeveynler, tehlikenin çok çok çok yakınlarında olabileceğini tahmin edemiyorlar.

ÇÜNKÜ, çocukların istismar davranışını ayırt edebilmesi zor…

ÇÜNKÜ, çocuk istismara uğradığını anlatabilse bile aileler onlara inanmıyorlar ya da görmezden geliyorlar.

ÇÜNKÜ, ebeveynler, çocuklarına inansalar bile toplumun onları ve çocuklarını damgalayacaklarından çekindikleri için ihbarda bulunmuyorlar,

ÇÜNKÜ, ebeveynler çocuklarında hangi duygusal değişikliklerin istismar sonrası görüleceğini ayırt edemiyorlar.

ÇÜNKÜ çocuğun bedeninde istismar bulguları ile karşılaştıklarında deliller kaybolmadan, çocuğun bedeninin olay yeri olduğunun farkında olarak resmi makamlara başvurmuyorlar… Kaybolan deliller, failin hüküm giymesini zorlaştırıyor…

Siyah sayılar

Suç istatistiklerinin göstermediği, çoğu bilinmeyen fakat gerçekte var olan suça ait rakamlara siyah sayı denir.

Bugün cinsel istismara uğramış çocukların, büyük bir çoğunluğu ne yazık ki bilinmiyor. Bu tür suçları işleyen insanlar aramızda serbestçe dolaşabildiği gibi, bazı çocuklar ‘istismarcısı’ ile aynı çatı altında yaşıyor…

Yürekleri bedenleri hırpalanıyor, yürekleri kanıyor, gelecekleri yok oluyor. Toplum kaybediyor. Çevrelerinde, ‘Sessizliğin çığlığını’ duyabilen bir erişkin olmadığı için…

Siyah, matemin rengidir.

Karanlığı çağrıştırır.

Çocukla yan yana gelmez.

Sayı bir, nicel ölçüm aracıdır.

Her çocuk bir sayıdan fazlasıdır.

Çocuklarımız siyah sayı olmasın…

Ümit ERTEM / Öğretim Görevlisi-Sağlık Eğitimcisi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ümit Ertem - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?