Milliyet'i anlamak...

Bir zamanlar mensubu olmaktan onur duyduğumuz Milliyet'le ilgili, birlikte de çalıştığımız iki meslekdaş arasında kalitesiz bir atışma yaşandı, geçtiğimiz günlerde.

Halen çalışan arkadaşlarımız Milliyet'in 70 yılını "HEPİMİZİN SERÜVENİ" başlığıyla 10 sayfa yaparak anlatmaya çalıştı.

Bu yayından sonra Milliyet'te yıllarca çalışan Kadri Gürsel ile Yazı İşleri Müdürü Menderes Özel arasında "Kötü, pespaye, ucuz bir şaka, zavallı, utanç, şuursuz" gibi ifadelerle sert tartışma yaşandı.

Milliyet Dış Haberler'de, yanlış hatırlamıyorsam birlikte de çalışan iki arkadaşın birbirlerini ne kadar sevdiğini veya sevmediğini bilmiyorum. Siyasette çok aşina olduğumuz bu üslubun, arkadaşlarımız arasında da yaşanmasını herhalde yadırgamamak gerek.

Bu tartışma medyada geniş yer bulunca, 10 sayfayı tekrar inceledim. Milliyet tarihine damga vurduğu düşünülerek kupürleri kullanılan 20 birinci sayfadan 3'ünün (Milletvekili, polis, mafya aynı otoda. Olağanüstü gece, Kara köleler) kararında, editörlüğünde ve mizampajında imzası olan biri olarak bazı yorumlar yapmak istedim:

- "İktidarın medya taşaronu patronları eleştirmek hepimizin yerden göğe hakkıdır. Bunu yaparken onların sahip olduğu yayın organlarında çalışan gazetecileri de eleştirebiliriz. Ancak onlara bu kadar ağır dille yüklenmek hiç de doğru değil.

- Milliyet ve Hürriyet; her ne kadar havuza esir olsalar da; diğerleri gibi henüz "utanç medyası" durumuna düşmemişlerdir. "Yeni yetme havuzcular"ın çok kötü gazete yapması siyasetçiyi ve patronları korkutmaktadır. Bu nedenle Babiali ekolünden gelenlerin gazete yapmasına katlanılmaktadır. Bu gazeteler henüz sıfırı tüketmediyse, çalışmaya devam edebilen arkadaşların payları inkar edilemez.

- 10 sayfalık serüvenin patronun talimatı ile yapıldığı inancında değilim. Yayın yönetmeni 70. yıl çalışması yapacağını söylemiş, patron olduğunu zanneden ailenin bir ferdi de "masraf çıkarma, şunları şunları işin içine katma" talimatı vermiştir.

- Birinci sayfada kullanılan İpekçi'nin elindeki gazetenin manşeti boş olunca medyada "Skandalın bu kadarı. 1959 yılındaki "Türk basın rejimi protesto ediliyor" manşetini sansürlediler" haberleri çıktı. Cumhurbaşkanlığı muhabiri Kıvanç El, bazı yayın organlarında çıkan manşetli fotoğrafın fotomontaj olduğunu açıkladı. El, orjinal fotoğrafı kullanarak "o zamanki sansür kurulunun Milliyet'i sansürlemesine tepki" olarak İpekçi'nin beyaz manşetli sayfayı gösterdiğini ifade etti.

Şimdi gelelim 10 sayfalık çalışmanın kendi görüşümüze göre eleştirisine;

- Eğer Milliyet'in serüveni yazılıyorsa; Gazetenin Korkmaz Yiğit'e satılması ve sonra yaşananlar vurgulanmalıdır. "Ve son kaset" başlığı ve gazetesi yalnız Milliyet tarihine değil, Türk basın tarihine damga vuran bir gerçektir. Bu dönemde gazetenin yayın yönetmeni koltuğunda Derya Sazak oturmaktadır. Günahıyla sevabıyla unutulmamalıdır.

- Eğer Milliyet'in serüveni yazılıyorsa; ülkede büyük ses getiren, gazeteye büyük prestij kazandıran "Temiz Toplum Kampanyaları" unutulmamalıdır. Bu kampanyada dönemin yayın yönetmeni Umur Talu'nun imzası vardır. Gençler bilmeyebilir, Umur Talu Milliyet'te onlarca çok başarılı gazetecilik çalışmasına imza atmış bir isimdir.

- Eğer Milliyet'in serüveni yazılıyorsa; Hikmet ve Fikret Bila kardeşler unutulmamalıdır. Amatörce, sadece gazetecilik sevdasıyla Milliyet'e ömrünü vermiş Bila'lar yüzlerce unutulmaz çalışmaya imza atmış, zor dönemlerinde Milliyet sevdasından hiç vazgeçmemiş emekçilerdir.

- Eğer Milliyet'in serüveni yazılıyorsa; seversiniz sevmezsiniz onu bilmem ama Ufuk Güldemir'i, Mehmet Yılmaz'ı, Sedat Ergin'i, Hasan Cemal'i, Mehmet Barlas'ı, Yalçın Doğan'ı yok sayamazsınız. Doğan Heper'e, Altan Öymen'e, Eren Güvener'e, Güneri Civaoğlu kadar değer vermezseniz yanlış olur.

- Eğer Milliyet'in serüveni yazılıyorsa; Ali Naci Karacan'ın, Ercüment Karacan'ın, Aydın Doğan'ın önemini vurgulamak zorundasınız. Eğer patron "onları karıştırma" dediyse, tarihe ihanet etmektense Hürriyet'in yaptığı gibi yıldönümünü eften püften bir anonsla geçiştirmek daha uygun olur.

- Son olarak eğer bu çalışmayı Hürriyet yapsaydı, haber sayfası kadar reklam alırdı. O kadar sayfa yapıp, o kadar işadamı, okuyucu v.s. nin görüşlerini kullanıp tek sütun ilan dahi almamak ya da alamamak bir başarı olsa gerek.

Ercüment Erkul / Haberhurriyeti.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ercüment Erkul - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?