COVID-19 Pandemisinin Sosyal, Etik ve Ahlâki Sonuçları

Dünya Sağlık Örgütü tarafından Pandemi ilan edilen  Covid-19 salgını tüm dünyayı büyük paniğe sürüklerken, bu gibi durumların ne ilk olduğu ne de son olacağı belirtiliyor.

Haber Hürriyeti Gazetesi yayına başladığı ilk günden beri “Herşeye Rağmen Etik” diyen ve bunu bıkmadan usanmadan her yerde vurgulayan  Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı  Başkanı Prof. Dr. Çağatay Üstün, tarihe not düşen bir yazı serisi hazırladı. Prof. Üstün, 3 gün devam eden bu dizi yazıda tarihte bugüne kadar görülen salgınları ve nedenlerini araştırıp yazdı. 

Bugün 3. Bölümünü yayınladığımız dizinin ilk iki bölümünü de aşağıdaki linklerden  okuyabilirsiniz.

BİRİNCİ BÖLÜMÜN LİNKİ

https://www.  haberhurriyeti.com/makale/4316889/cagatay-ustun/pandemiler-tarihi-ve-covid-19-pandemisinin-farkli-sonuclari

İKİNCİ BÖLÜMÜN LİNKİ

https://www.haberhurriyeti.com/makale/4320830/cagatay-ustun/dunya-bugune-kadar-hangi-pandemileri-yasadi

***

VE ÜÇÜNCÜ YAZI BUGÜN:

COVID-19 Pandemisinin Sosyal, Etik ve Ahlâki Sonuçları

COVID-19 pandemisi halen tüm dünyada etkisini devam ettirmektedir. Enfekte olguların, ölenlerin yanında iyileşenlerin de olması sevindirici olmasına karşın, bu sürecin ve hastalıktan korunma önlemlerinin ne kadar süreceği konusu belirsizdir. Bu salgın hastalık, etkilediği alanın büyüklüğü, bulaşıcılığının yüksek olması sebebiyle, pek çok farklı alanı etkilemiş, etik ve ahlâk, sosyokültürel yapı, ekonomi, turizm ve seyahat, ziraat, gıda tedarik zinciri, lojistik, eğitim, bireysel ve toplumsal ilişkiler düzeyinde etkilere sebep olmuştur. Bugünlerde bahsedilen temel konu, salgının seyrinde bir gerileme olsa bile, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağıdır. COVID-19 salgınından çıkarılacak dersler sonucunda, etik ve ahlâki açıdan bazı sonuçları şöyle tasniflemek mümkündür:

COVID-19 salgının ataklarındaki kırılmalar özellikle etik ve ahlâki anlamda yaşanmaktadır. Hastalığın bütün yaş gruplarında görüldüğü bildirilmesine karşın, özellikle 65 yaş ve üstü gruplar ile kronik rahatsızlığı olanlarda daha ağır seyretmesi, hatta ölümle sonuçlanması, konunun özel bir boyutunu ortaya çıkarmıştır. Sosyal ve fiziksel mesafenin korunmasının hastalıktan korunmadaki önemi anlaşıldığında, bunun uygulama koşullarının sağlanmasına çalışılmıştır. Ancak gönüllü izolasyona gereken önemi vermeyen bireyler yüzünden, hemen her ülkede 65 yaş ve üstü gruplar için sosyal izolasyon, yani sokağa çıkma yasağının gündeme gelmesi, COVID-19’un etik ikilemlerini daha da derinleştirdi.

Yalnızlaşan ve sosyal yaşamdan dışlanmış bir şekilde yaşayan yaşlı grupların, hastalık bulaşma riski yüzünden daha da yalnızlaşmasına olanak tanıyan bu izolasyon biçimi, çarpıcı sonuçlarını farklı şekillerde gösterdi.

Görsel ve yazılı basın kaynaklarına yansıyan haberlerde, örneğin İspanya’da bakım evlerinde kalanların personelin hastalık korkusu sebebiyle kurumu terk etmesi sonucu kendi hallerine bırakılması, zihinlerden silinmeyen, vicdanları inciten görüntüler oluşturmuştur.

COVID-19 pandemisinde kayıpların en fazla yaşandığı grup olan 65 yaş ve üzeri kişilerin ölümüyle toplumların bu yaş ile edinmiş oldukları toplumsal belleklerinde bir yitim yaşanacağı, yaşanan bugün ile yaşanmış geçmiş arasındaki bağlantının bu yüzden zayıflayacağı, hatta kopabileceği dikkatten uzak tutulmamalıdır.

Son 20 yılda giderek artan bilgisayar ve iletişim teknolojileri sayesinde, herkesin kendi sanal ortamı içine saklanması, bireye dönük, bencil bir sistemi ortaya çıkarmıştır.

 COVID-19 salgınından korunmak için alınan önlemler gereği, fiziksel mesafe kuralı ve bulaştan korunmak için birbirinden uzak duran kişilerin varlığı herkesin potansiyel bir taşıyıcıymış gibi algılanmasına ve bir stigma oluşmasına sebebiyet vermiştir. Geleneksel ve sosyokültürel yapısı daha bütüncül ve samimi bir yaklaşımı ön gören toplumlar için bu yabancılaşmanın sonuçları elbette ki olumsuz olacaktır.

Eğitim ve öğretim olanaklarının uzaktan eğitim şekline dönüşmesi, öğretmen-öğrenci iletişimin bozacak, eğitim ortamından uzak bir şekilde evde öğrenenlerde görülecek dikkat eksikliği veya diğer olumsuz faktörler yüzünden standart eğitim yeterliliği konusunda soru işaretleri yaşanacaktır.

Özellikle Sanayi Devriminden sonra gelişen endüstri ve teknoloji olanakları doğal çevreye ve canlılara verilen zararların artmasına sebep olmuştur. COVID-19 salgını ile kitlesel sokağa çıkma yasakları, seyahat kısıtlamaları sayesinde doğanın kendisini kısmen de olsa yenileme sürecine girdiği, trafiğe çıkmayan araçlar, uçmayan uçaklar nedeniyle hava kirliliğinde azalma olduğu resmi otoriterlerce açıklanmaktadır.

Bu olumlu etkinin biyoetik açısından kayda değer bir yararı olmasına karşın, salgından sonra tekrar eski koşullara dönülecek olması bu yararı kalıcı yapmayacaktır. Burada umutlu olmayı devam ettirmek, fosil yakıtlı araçların kısa bir zamanda elektrikli, hibrit ve diğer çevreye duyarlı olanlarla dönüşümünün sağlanması, kıtalararası ve yerel uçak seferlerinde kısıtlamalara gidilerek gökyüzüne verilen atık gaz oranının düşürülmesi hedeflenebilir. Bu konularda uzman olan akademisyenlerin bilimsel görüşlerini ülke yönetimleri ve toplumla paylaşmasının süreci olumlu etkileyeceği düşünülebilir.

COVID-19 salgınından sonra, normal hale dönüşün gerçekleşmeye başladığı dönemde, yeni bir sayfanın açıldığı unutulmadan, felsefe, etik, sosyoloji alanlarının uzmanlarının fikir ve öneri paylaşımlarını artırması, ülkelerin bu konulara ilişkin yeni kurullar oluşturarak, yaşanabilir paylaşımcı, çevreye duyarlı bir sistemi devreye alınması gerekmektedir.

Hastalığın gıda tedarik zincirinde aksamalar oluşturmasının temel nedeni, lojistik operasyonların aksaması ve marketlere giden müşterilerin istifleme arzusu yüzündendir. Arz talep dengesini bozan bu görüntüler ve haberler nasıl bir acizlik içinde olunduğunu ve bencilliğin üst seviyelerini göstermektedir. Zaten var olan tüketim çılgınlığı bu salgınla birlikte iyice belirginleşmiş ve bir başkasına ürün bırakmadan rafları boşaltmaya şartlanan zihniyet kendi iç dünyasındaki ikilemi bizlere yaşatmıştır. Etik açıdan önerilen paylaşımcı olma yaklaşımı merhamet ve acıma duygularından arınmış tavırlar yüzünden gerçekleşememiştir.

Hastalığın görüldüğü Aralık 2019’dan itibaren teşhis ve tedavi sürecinde etkin bir rol oynayan hekim, hemşire ve sağlık personelinin fedakâr çabaları, hatta bir kısmının enfekte olarak vefat etmesi, sağlık çalışanlarının toplumdaki haklı yerini güçlendirmiştir. Bu gelişmelerin ardından tüm dünyada görülen ve etik açıdan doğru olmayan sağlıkta şiddet olgularının azalması beklenmelidir.

Sağlık bakımı almanın ve buna ücretsiz erişme hakkının COVID-19 salgınından sonra ülkelerin politikalarında yeniden yer alması ve buna duyarsız kalınmaması gerekmektedir. Ancak yoğun nüfus rakamları sebebiyle imkânsız olan bu eksikliğin giderilmesi için ülkelerin doğru nüfus programları yapması ve bakılabilecek kadar nüfusa sahip olma güdüsüyle hareket edilmesi gündeme gelebilir.

Tıbbın tarihinden haberdar olunmaması ve bu konuların yüzeysel ilgi alanı gibi görülmesi yüzünden ne yazık ki her yeni ve büyük sağlık sorununda bunun geçmişi hatırlanmadığı için neler yapılabileceği hususunda bir panik yaşanmaktadır. COVID-19 dünyada yaşanmış en büyük pandemi değildir. Gelişen teknik ve bilgi birikimiyle baş edilmeye çalışılan bu hastalığın üzerinde çalışmalar yürütülmesiyle tedavisinin veya aşısının bulunmasına ilişkin bir gelişme yaşanacağı kanısındayım. Çevreye ve doğaya verdiğimiz zararlardan ve doğal habitatı değiştirdikten sonra yeni hastalıklar ve yeni mikroorganizmalar beklemek bizleri hiç şaşırtmamalıdır. Bu nedenledir ki, uyumlu ve yaşanabilir bir yaşamı benimsemeli, abartıdan, aşırı tüketimden ve onun zararlarından kendimizi uzak tutmalıyız.

Ve son söz:

İnsan, nasıl insan olacağını düşünerek, araştırarak, vicdanına danışarak, emosyonel yapısından vazgeçmeden, sadece mantıkla değil, aynı zamanda duygularla da yüklü bir yaşamın içinde var olması gerçeğini artık bulmak zorundadır.

****

KAYNAKLAR

(*) Bu makalenin sadece Pandemi Tarihi ile ilgili olan bölümünün daha kısa bir biçimi Kalem Gazetesi'ne yayınlanması için gönderilmiştir.

1 Covıd-19 Coronavırus Pandemıc. https://www.worldometers.info/ coronavirus/ (Erişim Tarihi: 27.04.2020).

2 Türkiye’deki 26.04.2020 tarihli Güncel Durum. https://covid19.saglik.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 27.04.2020).

3 Skinner HA., The Origin of Medical Terms, The Williams & Wilkins Company, Baltimore 1961, 162, 310.

4 Uzluk FN., Genel Tıp Tarihi-I, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Yayınlarından Sayı:68, Güzel İstanbul Matbaası, Ankara 1958, 3-7.

5 Ünver AS., Tıb Tarihi-I, İstanbul Üniversitesi Yayınlarından Sayı:64, Matbaai Ebüzziya, İstanbul 1938, 1-6.

6 A visual history of pandemics. https://www.weforum.org/agenda/2020/03/a-visual-history-of-pandemics (Son erişim Tarihi: 22.04.2020)

7 Consensus document on the epidemiology of severe acute respiratory syndrome (SARS) https://apps.who.int/iris/bitstream/handle/10665/70863/WHO_CDS_CSR_GAR_2003.11_eng.pdf?sequence=1&isAllowed=y (Son erişim tarihi: 23.04.2020)

8 MERS situation update, January 2020, http://www.emro.who.int/pandemic-epidemic-diseases/mers-cov/mers-situation-update-january-2020.html (Son erişim tarihi: 23.04.2020)

9 Qiu W. Ve ark., The Pandemic and its Impacts, Health, Culture and Society, Vol.9-10, 206-2017, 3-11.

10 Analytical solution for post-death transmission model of Ebola epidemics, https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0096300319307684 (Son erişim tarihi:23.04.2020)

11 https://islamansiklopedisi.org.tr/taun (Son erişim tarihi: 22.04.2020)

12 Köker AH., İbn-i Sina ve Halk Sağlığı, İbn-i Sina Kongre Kitabı, Kayseri, 1984.

13 Boccaccio G., Decameron, (Çev. R. Teksoy), Oğlak Yayıncılık, İkinci Baskı, 1996 İstanbul.

14 Lyons AS., Petrucelli R.J., Medicine-An Illustrated History, Abradale Press,Harry N. Abrams, Inc., Publishers, 1987, 345,349.

15 https://www.etymonline.com/word/quarantine (Son erişim tarihi: 22.04.2020)

16 Panzac D., Osmanlı İmparatorluğu’nda Veba, (Çev. S. Yılmaz), Tarih Yurt Vakfı Yayınları 51, İstanbul 1997, 21-38.

17 https://islamansiklopedisi.org.tr/cuzzam (Son erişim tarihi: 24.04.2020)

18 Lastória JC., Morgado de Abreu MAM., Leprosy: review of the epidemiological, clinical, and etiopathogenic aspects - Part 1, An Bras Dermatol. 2014; 89(2): 205-218.

19 Lewis P., Tıp Tarihi, (Çev. N. Güdücü), Khalkedon Yayınları, İstanbul 1998, 63.

20 Viljoen FP., Jesus healing the leper and the Purity Law in the Gospel of Matthew, In die Skriflig/In Luce Verbi, vol.48 n.2 Pretoria Mar. 2014, 1-7.

21 Mc Tavish J., Jesus the Divine Physician, The Linacre Quarterly, Vol. 85(1), Feb. 2018, 18-23

22 The Time of Leprosy: 11th Century to 14th Century, https://historicengland.org.uk/research/inclusive-heritage/disability-history/1050-1485/time-of-leprosy/ (Son erişim tarihi: 24.04.2020)

23 Behçet H., Frengi Dersleri, Akşam Matbaası, İstanbul 1936, 5-6.

24 Aydın E., Dünya ve Türk Tıp Tarihi, Güneş Kitabevi, Ankara 2006, 103.

25 https://www.britannica.com/topic/Syphilus (Son tarihi: 24.04.2020)

26 Fracastor J., La Syphilis, (Çev. F.N. Uzluk), Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Yayınları Sayı:197, Ankara 1963, 5-26.

27 Echeverría VI., Girolamo Fracastoro and the invention of syphilis, Hist. cienc. saude-Manguinhos vol.17 no.4, Rio de Janeiro Oct./Dec. 2010.

28 Cholera, https://www.history.com/topics/inventions/history-of-cholera (Son erişim tarihi: 24.04.2020)

29 Azizi MH., Azizi F., History of Cholera Outbreaks in Iran during the 19th and 20th Centuries, Middle East J Dig Dis. 2010 Jan; 2(1): 51–55.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çağatay Üstün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?