Söz vermenin püf noktası

Kendine dürüst ol

 

SÖZ VERİYORUM

 Kapıyı açtı İdil. Gelen eşiydi.

 - Yenmişsiniz. Maç nasıl geçti Aydın?

 - Bizi kimse yenemez İdil. Takım gene bomba gibiydi.

 - Sahadakiler bomba gibiydi altı kişilik takımınız gibi.

 - Hayır İdilciğim. Dört kişiydik.

 - Tam ortadan izlediniz.

 - O da ne demek?

 - Tam ortadan havuz kenarından izlediniz.

 - Yapma İdilciğim! Futboldan çakozlamazsın. Havuzun tribündeizleyicilerin arasında ne işi var?

 - Kaşarlanmışsın Aydın.

 - O da ne demek şimdi? Konuyla ne ilgisi var İdilciğim? Ziraatçi olarak malın iyisini anlarım. Konunun uzmanıyım. Eh yani! Kaşarlandım.

 - Yüzün kızarmasa da Aydıncığım, kaşarlık yüzünden akıyor paçalarına doğru…

 - Haaa… Anladııım… Şöyle bir dalmıştın… Ben zili çalınca sen uyandın. Daha afyonun patlamamıştır. Seni anlıyorum. Uyku sersemisin. İstersen git gene biraz uzan.

 - Bana kalırsa sen uzanacaksın Aydın beyciğim.

 - Ne demek o? Anlamadım.

 - Gel otur yanıma. Binbir Gece Masalları’nı birlikte izleyelim. Gel otur. Yanaş biraz daha. Şu cep telefonundaki gösterime bakalım. Sonra uzanacağın yere karar verirsin. Bugün gösterime girdi. Nu görüyorsun? Bir stadyum. Ortasında havuz. Çevresinde izleyiciler. Maç nerede?

 Aaa… Sahanın ortasında bir büyük sütun. Her köşesinde birer televizyon.

 

Maç? Televizyondaymış maç!

 - Dur. Ama İdilciğim…

 - Gösterim bitmedi. Sözümü kesme lütfen. Hele izleyicilerin diyecek yok keyfine. Önlerinde masalar... Masalarda çilingir sofraları.

 O geçtiğimiz yılki maçtan. İdil yapma lütfen.

 - Bak şu altı kişilik masada sana benzeyen birisi var. Hık demiş burnundan düşmüş. Hem ikizin yok. Hem geçtiğimiz yıl üzerinde bu kazak olamazdı.

 

 Bir hafta önce doğum gününde ben sana aldım. Bu yılın moda renkleri. Üstelik rakibiniz geçtiğimiz yıl ikinci ligde değil miydi?

 - Hangi şerefsiz pezevenk bunu çekip gönderdi sana?

 - Kaşar Aydın bey. Sen kaç kere söz verdin bana? Bir daha içmeyecektin.  Her keresinde bir bahane bulup başlıyorsun gene.

 - Sana söz veriyorum. Artık bu son!

 

 Valla billa bir daha içmeyeceğim.

 - Aydın. İyi insansın. Herkesin derdine koşuyorsun. Yardımseversin. İçinde hiçbir kötülük yok. Yok ama bir gün tüketecek bu içki seni. Ayrıca daha da kötüsü olabilir.

 - Nasıl daha kötüsü olabilir.

 - Seninle aramıza girebilir. Keşke bir kadın gise. Tırnaklarımla savaşır geri alırım seni. İçkiyle hayır!

 - Bak bu kez sana son olarak söz veriyorum. Artık içmeyeceğim.

 - Hayır! Hayır! Hayır! Her keresinde kendini kandırıyorsun. Sakın bana söz verme!

 - Başka kime söz vereceğim?

 - Kendine! Kendine söz vereceksin Aydın! Bana söz verdiğinde kendi vicdanını bana yüklüyorsun. Başkasının vicdanını ezip geçebilirsin. Yaralayabilirsin. Umrunda da olmadı bugüne kadar…

 

 

 Amma…

 - Amma?

 - Amma kendi vicdanını ezip geçemezsin. Kendini ezip geçemezsin. Kendine saygısızlık edemezsin. Şöyle diyeyim: 

 KENDİNE SÖZ VERMEK

SÖZ VERMENİN PÜF NOKTASIDIR

 - Dur! İdil Öykünün başında

 KENDİNİ KANDIRMAMAK

SÖZ VERMENİN PÜF NOKTASIDIR

 demişti yazar? Nereden çıktı bu?

 - Ne bileyim Aydın? Hey yazar neden değiştirdin?

 - Evet öyle yazdım.

 - İdil bu yazar ya sarhoş ya bunamış?

 - Alakaya çay mı demledin yazar?Birincisi mi doğru, ikincisi mi yanlış?

 - Yazarınız olarak belirtiyorum: Yanlış doğru.

 - Bu adam kafamızı karıştırıyor İdil. Ne yanlış? Ne doğru?

 - Doğru:

 KENDİNE SÖZ VERMEK 

SÖZ VERMENİN PÜF NOKTASIDIR

 Ancak kendime söz veriyorum; bir daha yazılarımda ikinize de yer yok densizler!

  ***

 Murat Tepebaşılı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?