Mucize Doktor-lar

SİYASİ EDEBİYAT / Mucize Doktor-lar

Bilgi sığlığı,insanların hakaret-kabalık ile kendini ifade etmesine yol açar. Bugün Türkiye’de bunun örneklerini sosyal medyada fazlasıyla görüyoruz. Oysa;…

  

Bilgi arayışı ancak çalışkanlıkla, çok okumakla mümkündür. Arayışın olmadığı yerde abartı vardır. Abartı varsa karşıt olanı küçültmek elzemdir!

Yıllar önce… (1840); Osmanlı Sarayına sunulan, İstanbul’da görev yapan Fransız Doktor ‘Antuvan Lago’, ülke çapında ve dünyada yaşanılan salgın hastalıklar nedeniyle karantina uygulamasının yaygınlaştırılması zorunluluğunu saraya sundu. Ve Avrupa’nın istekleri ile kurulan bu karantinanın meclisi ikisi Osmanlı ve on dördü yabancı olmak üzere 16 üyeden oluşmaktaydı. Böylece kurulan bu meclis yaptırımlar, kararlar aldı.

Kurulan bu yeni meclisin ilk icraatı ise; deniz yoluyla gelecekler için uygulanacak karantina ile ilgili nizamname hazırlamak oldu. Ancak, ‘Lozan Konferansı’nda çok ağır olan ‘sıhhiye kapitülasyonlarının’ kaldırılması söz konusu olduğu zaman Avrupalılar buna itiraz etti. Bu durum elbette, ‘Atatürk ve İnönü’nün direnciyle kaldırıldı. Osmanlı 19. Yüzyıl modernleşme süreci, devletin eski düzenine ait tüm kurumları, zihniyetleri tasfiye etme zorunluluğuna itti.

Emperyalizm sadece top-tüfek değil; bir sistemdir. –İsmindeki aldatıcılık ile- ‘modern tıp’  görünmez önemli silahlarından biridir! Corona, salt tıp boyutuyla ele alınamaz; iktisadi-siyasi yönü de tartışılmalıdır. Bir Osmanlı aydını 1840 yılında çıkıp, “karantina, kapitülasyonlara yol açacak” deseydi, nasıl yanıt alırdı günümüz kısır Aydıncıklardan… “Bilim düşmanı, komplocu!”

Bugüne kadar bu konuya pek değinmedim. Oysa işin boyutu değişti. Yıllar öncesi yaşanılanlar ve yakın tarihimizde var olan ve peş peşe tanıştığımız ‘Sars, Mers, Corona virüsleri’ mutasyon sonucu ortaya çıkmış ‘CoV ailesinden!’… Gerçi kimilerine göre ‘mutasyon’ laboratuvar koşullarında elle yapıldı ve ‘biyolojik savaş’  aracı olarak kullanılıyor! Elbette bu düşünce de bir iddia… Ama bu iddia aklımızın bir köşesinde dursun!

Yazının başlığına dönersem; şu zor günlerde, yaşamımızın adeta yörüngesinde olan güzel yürekli doktorların hepsi için ‘mucize doktorlar’ diyebilirim. Ve onlara ne kadar teşekkür etsek, toplum olarak yapabildiğimiz ancak alkış olur. Oysa onlar salt alkış düşüncesiyle hareket etmiyor!

Kısa bir anekdot; Geçenlerde (telefonda) genç bir doktor arkadaşla konuştum. 36 saat durmadan, dinlenmeden görevde olduğunu söyledi. Sabah erkenden hastaneye gelerek, durum kontrolü ve daha sonra mütemadiyen koşuşturmaca… Ve böylece günler birbirini kovalıyor. Eve gidip, dinlenmek veya bir duş alıp, biraz olsun rahatlamak… Değil bunlardan öte maskelerin ve giysilerinin verdiği ısı nedeniyle çoğu doktor ve görevli egzamalarla uğraşıyor. Yüzlerinde yaralar, yanıklar oluşmuş… Daha detaylara giremiyorum. Çünkü doktor konuşurken içim bir tuhaf oldu. O nedenle salt alkış değil, sahip çıkılması gerekir bu yüce gönüllü yüreklere…

www.haberhürriyeti.com / Mustafa Gökçek

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?