Hal-ü pürmelalimiz…

AKP iktidarı hiçbir kararını akla, mantığa, plan ve programa dayanarak almadı, almıyor.

Aslında ileriye dönük planı olmayan iktidarlardan ne vizyon beklenir, ne plan.

Her karar, el yordamıyla alınınca iktidar nimetlerinden yararlanmak isteyenler de artar.

Bakın son 20 yılın zenginlerine…

Bakınız, eski zenginlerin bugünkü hallerine…

Bakın 20 yıl önceki halkın birikimine.

Bakın TL’nin değerine.

Bakınız kişi başına düşen milli gelire.

 

Bugünkü iktidarın son 20 yılda, yandaşlarının zenginleşmesini sağlamaktan başka elle tutulur fazla bir şey gerçekleştirmediğini görürsünüz.

Yollar- otoyollar- hızlı tren yolları- konutlar ve köprüler.

Hepsi beton. Hepsi demir.

Hepsi çimentoya dayalı bir büyüme modeli.

İnsana yatırım, yani eğitime, sağlığa ve gençlerin geleceğine yönelik yatırım nanay.

Tabii insana ve geleceğe yatırım yapılmayınca ekonomi haliyle bir yerde tıkanacaktır.

Nitekim tıkanmıştı.

Bu tıkanma yetmezmiş gibi bir de virüs salgını başgösterdi yerkürede.

 

2020 yılının değil, belki içinde bulunduğumuz asrın başbelası olarak anılacak olan Coronovirüs salgını dahi, iktidarın ne kadar basiretsiz, ne kadar öngörüsüz ve ne kadar hazırlıksız yakalandığını gösteriyor.

Coronovirus hastalığı, yani Pandemi (o zaman adı konulmamış olsa da) geçen yılın Aralık ayı sonunda işaretini vermiş:

“Geliyorum, hazırlıklı olun”

Kime demiş ?

Çin halkına değil, Çin yönetimine…

Başlarda algılayamamışlar ama süratle tedbirleri devreye sokmuşlar. Salgının başgösterdiği eyaletin kapılarını kapatmışlar. Hatta güvenmedikleri kapıları da adeta kaynak yaparak halkı evlere hapsetmişler.

Şu anda başta Çin olmak üzere erken davranan ülkelerde virüsle mücadele olumlu sonuçlar veriyor.

Bizde ise hala “bitiş noktası ve zamana” belirsiz bir döneme girdik.

İktidarın gözü büyük sermayenin nasıl kurtarılacağında.

Fakir fukara için alınan palyatif önlemler derde deva olacak boyutta değil.

Virüs sonrası ekonominin –para basmaya rağmen- dibe vuracağı iddiası palavra değil.

Yine fakir fukara darbe yiyecek.

Türkiye’de “orta direk” denen sınıf  kalmadığı için en alt kesim, yani fakir fukara takımı bu dönemde en büyük darbeyi yiyecek.

Tıpkı aşağıda alıntı yaptığım fıkradaki gibi…

Fıkra bu ya…

" Bir Fransız, bir Alman ve bir Türk müzede ‘Adem ve Havva Cennet Bahçesi'nde’ İsimli tablosuna bakıyorlarmış..

Alman:
“ Bedenlerinin kusursuzluğuna bakar mısınız? Adem ile Havva mutlaka Alman olmalı” demiş. 

Fransız, Alman’a karşı çıkmış: 
“Havva ne kadar güzel, Adem ne kadar yakışıklı. Bu denli çekici olduklarına göre, hiç kuşkusuz Fransız olmalılar.”

Türk İse, tabloyu uzun uzun izledikten sonra şöyle demiş:

“ Adem İle Havva kesin Türk’tür. 
Çünkü üstte yok, başta yok, elmadan başka yiyecek te yok ama hâlâ kendilerini Cennet'te sanıyor zavallı…”

www. haberhurriyeti.com / Sezai Bayar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Bayar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?