Suriyeli ümmet kardeşlerimiz akın akın Türkiye'den kaçmaya başladı...

Sınırlar açılınca, uğruna 40 milyar dolar harcadığımız, vatanlarını kurtaralım diye gencecik evlatlarımızı Suriye topraklarında şehit verdiğimiz, vatandaşlık verdiğimiz, aylık maaş bağladığımız, yere göğe koyamadığımız, Suriyeli ümmet kardeşlerimiz akın akın Türkiye'den kaçmaya başladı...

Biz daha şehitlerimiz bile toprağa vermemişken, ümmet kardeşlerimiz Türkiye'den kaçabilmek için canlarını tehlikeye atıp, Ege'nin, Meriç'in soğuk suları ile boğuşuyorlar..

Ne için orada oldukları bilmeyen Türk askerlerini ise Suriye bataklığında hayat mücadelesi, vatan mücadelesi veriyor, hayatlarını kaybediyor, yaralanıyor, sakat kalıyorlar...

Tüm süreçte yapılan politik yanlışlıkların ceremesini bir taraftan askerlerimiz canları ile öderken, vatanlarından edilmiş, perişan olmuş Suriye halkı da daha iyi bir gelecek için canlarını tehlikeye atarak Avrupa'ya kapak atmaya çalışıyorlar.

Emperyalist ülkelerin Orta Doğu'daki hedeflerinin ağır bedelini bu konuda bu ülkelerin oyuncağı haline gelen, Suriye konusunda stabil bir politika geliştiremeyen Türkiye ve Türkiye'nin yurttaşları ödüyor. Arap Baharı kandırmacısı ile bir anda Suriye Rejimi ile düşman kardeş haline gelen Türkiye Suriye krizinde taraf haline geldi.

Akabinde Türkiye, Rusya yardımı ile kendi halkını katleden Suriye rejiminin baş düşmanı oldu, rejim muhalifi gruplara her türlü askeri ve lojistik desteği sağladı.

"Yurtta sulh, cihanda sulh" diyen Atatürk'ün sözünden çıkan Türkiye bunun bedeli çok ağır bir şekilde ödemekte.

Vatanlarından edilmiş milyonlarca Suriyeli savaş mağdurlarının sorumluluğu Türkiye'nin omuzlarına yıkıldı. Uluslararası toplum bu konuda Türkiye'yi "Bu göçe sen neden oldun, faturasını da sen öde" diyerek yalnız bıraktı, mülteciler için sınırlarını kapattı.Türkiye halkının, AKP’li ve MHP’li seçmenlerde dahil %90’ı Suriyeli savaş mağdurlarını Türkiye de istemiyor, onlara tanınan hakları, yardımları, hükümetin Suriyeliler’e karşı olan tavizkar tutumunu desteklemiyor. “Ümmet Kardeşliği” zorlaması maya tutmadı, Türk yurttaşları ile Suriyeli yurttaşlar arasında beklenen kardeşlik kaynaşması bir türlü gerçekleşmedi. Bu savaşın en büyük kurbanı olan masum Suriyeli savaş kaçkınlarının büyük bir bölümü Türkiye’de çok zor şartlar altında yaşıyorlar ve daha iyi bir yaşam için kapağı Avrupa ülkelerine atmak için hayatlarını canlarını rizikoya atıyorlar. Türkiye’ye karşı minnet duyguları çok sınırlı, zira birçoğu “bu hale düşmemizde sorumlu olan Türkiye’dir” inancında.. Türkiye bir an önce Suriye bataklığından çıkmak için politikalar geliştirmelidir. Süreç Saray’da değil TBMM’de belirlenmelidir. Mülteciler konusunda Suriye ve Rusya ile masaya oturmalı. Taraf değil, arabulucu olmalı. Ne uğruna orada olduğu belli olmayan askerlerimiz hemen vatana geri dönmeli. Daha fazla can kaybına tahammülü yok bu milletin..

Dr.Ahmet Güler

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?