İnsanı yok etmenin püf noktası

KİM İSTER?

İnsan türü nasıl yok olacak?

2019’da 7,7 milyar olan dünya nüfusu 2050’de iki milyar artarak 9,7 milyara yükselecek.

Oysa 2019’da dünyada ekilebilir toprak alanlarının yüzdi 20’si artık yok.

7.7 milyar bugün % 80’lik orandan yararlanıyor.

2 milyar ise 2050’de gene %80’lik alandan pay alacak.

Öteki deyişle bugünkü 7.7 milyarın sofrasındakilere ortak olacak.

%20’lik alanın tarıma geri kazandırılması ise 25 – 30 yıl arası sürebiliyor.

Ve tarıma elverişli arazilerin %80’lik oranı hiç değişmemeli.

Oysa çevre kirliliği her gün artıyor….

Tarım arazileri yitiriliyor. Bugünkü %80, %50’lere düşebilir.

Hele ki termik santraller zarar vermiyor; toprağın niteliğini geri dönülemez biçimde yok ediyor. Toprağın üstü 80 santim küle dönüşüyor…

Çare bulunmazsa önce açlık savaşları kapıda; insanlar doğadan önce kendi kendini bitirecek.

TARIM ALANLARI VE ORMANLAR NEDEN YOK OLUYOR…

Orman – su – tarım zincirinden yola çıkalım…

Önce dünyanın oksijenini sağlayan ormanlar. Oksijenin azalmasının doğanın dengesi ve canlılar üzerindeki etkilerini anlatmaya gerek var mı?

Sonra taş ocakları. Sorunların başında taş ocakları geliyor. Açık taş ocağı işletmeciliği, deprem etkisi yaratan patlatmalarla yeraltı sularını yok ediyor. Yönlerini değiştiriyor. Çıkardığı toz ile döllenmeyi önleyerek meyve ağaçlarının verimsizleşmesine, balıkların ölümüne neden oluyor… Oysa sadece taşlık bölgelerden taş çıkartılabilir.

Taş yenmeyeceğine göre çare bulunmazsa, önce açlık savaşları kapıda.

Maden aramada kullanılan siyanür ise tam bir doğa katliamıdır. Karıştığı toprağın çevresindeki suları zehirler. Kullanılamaz duruma getirir. Suyun zehirlenmesiyle toprak ekilebilir tarım arazisi niteliğini yitirir.

Altın yenmeyeceğine göre çare bulunmazsa, önce açlık savaşları kapıda.

Birleşmiş Milletler 3 bin büyük şirketin çevreye 2.2 trilyon dolar değerinde zarar verdiğini açıkladı. (Trucost raporu). Bu rakama öteki etkenler dahil değil.

Rapora göre sera gazı salınımlarıyla doğaya zarar veren şirketler, en çok iklim değişikliği bahanesine sığınıyor. Yineliyorum: şirketler neden oldukları sera gazıyla iklim değişikliği yaratıyorlar.

Enerji şirketleri, alüminyum üreticileri gibi imalatlarını fosil yakıt kullanarak gerçekleştiren şirketler... Yiyecek, içecek ve tekstil üreticileri de suçlu listesinin başında.

Ayrıca ürettiği tek kullanımlık şişelerin sadece %7’sinde geri dönüştürülmüş plastik kullanan şirketler…

Şirketler öyle de biz insanlar sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Her yıl karaya ve denize attığımız plastik torbalarla şişelerle bir milyardan fazla canlıyı öldürüyoruz. Sadece bu bile içerisinde insanın da bulunduğu doğanın kendi döngüsünü bozuyor.

Aşırı kazanç peşinde olanlar da dahil sokaktaki insanlar olarak doğaya neden bu kadar zarar veriyoruz?

Biyolog Selim Uzunoğlu şöyle diyor özetle: “Ekopsikoloji, psikoloji ile ekoloji’yi birleştirir. Yabancılaşma’yı tedavi etmek üzere sürdürülebilir bir doğa dengesi oluşturmayı gözeten siyasi ve uygulamalı kuramları inceler.

Ekopsikoloji’nin amacı, insanın ekolojik bilinçdışında bulunan ve doğuştan sahip olduğu, doğa ve insanın karşılıklı ilişkisine dair bilgiyi uyandırmaktır.”.

En başta insan olmak üzere olumsuz etkilenen canlı türü 400.

Plastiklerde petrol türevli polietilen kullanılıyor. Karada bozulmaları 800, denizde 400 yıl. Bozulma sırasında zararlı maddeler toprak ve suya geçiyor.

Sonuç olarak yukarıdaki etkenler suyun ve toprağın niteliğini değiştiriyor.

Doğayı yaşanılamaz kılıyor. Böyle giderse Doğa Ana’yla birlikte kuruyacağız…

…böyle giderse son çığlığımızı duyacak canlıyı doğada bulabilecek miyiz?

DOĞA ANA’YI

KATLETMEK

İNSAN TÜRÜNÜ

YOK ETMENİN

PÜF NOKTASIDIR.

* * *

Murat Tepebaşılı

* *

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?