DENİZ VE GÜL (*)

Yaşanılan hayattan süzdüklerimiz, insanlar arasında bulduğu ilişkiler ve geçmişin buruk anıları şiir yazan şair kişilerimizin dilini oluşturur. Her şey bir duygu ve anı olarak yaşanır şiirlerde… Ve şiir aslında yaşananların özündedir.

Bir yapıtı anlamak için, tek başına araştırma yeter mi acaba? Öyle olsaydı, iyi eleştirmen olmak için akademik olmak yeterdi. Eleştirmenin, eleştirmen olmadan önce, iddiasız, alçakgönüllü, sevgi ve coşku dolu bir okur olmasını bilmesi gerekir. Eleştirmenin bir yapıt karşısındaki ilk davranışı, açık yürekli bir sevgi, alçakgönüllü bir öğrenme ve anlama güdüsü olmalı. Büyüklük duyguları, tek yargıçlık özentileri, kendini yapıttan üstün görme rahatsızlıkları eleştiriyi öldürür. Ve tüm bu görüşümün ışığında;

“… O gecede mehtap vardı / Ve bir anda / Gül’ün çehresi / Deniz’in gözlerinde beliriverdi / Deniz çok şaşkındı / Seni çok severim / Dedi Deniz / Dudaklarının şiirinden / Gözlerinin sesinden / Boynuma dolanan ellerinden / Seni çok severim / Dedi Deniz / Hem gelecekte / Hem geçmişte // Ben sana aşığım / Dedi Gül / Gelmişim sen / Geleceğim sen / Uykudan önceki / Hayalim sen / Aydınlanan / Şafağım sen…” (**) – (say. 09).

Dünya üzerinde hayata ilişkin, insanlığa, tarihe, umuda ve hüsrana ilişkin söylenmedik pek bir şey kalmamış sayılıyor. Aynı izleklerde odaklanan söylemlerin dışında değil ama içinde ve farklı biçimde söz sarf etmektir esas ürün. Yoksa “… Boynuma dolanan ellerinden…” (**) şairin düşünüşüne ve satır aralarına düştüğü anekdota göre, zamanı mı bekler, düzlüğü mü? Yarattığı bu ikilem metaforunda dürtmezdi okuyanın aklını. Öyle ya: Bence bu ataklarla eyleminin yazım konusunda atağını belirler, bir anlamda okurunun da!

‘Deniz ve Gül’… Uzam sembolü mü? Sorusuna, tereddütsüz “evet” denebilir. İki tür anlam taşıyan sözcük; ‘Deniz ve Gül’… Tanım olarak bilinen aralarda bir yerlerde kalmışlığın, okurda ilk çağrıştırdığı düşünceler yumağı. Bu düşünceler yumağında, okunası şiirlerini bir araya toplayan şairimiz ‘Aygül Yürür’… Çürümüşlük, küf ve pas dönemlerinde yurttaşlık/insanlık değerinin hiçe düştüğünü vurgulamanın adı gibi geldi bana! Saptamama göre, doğayı bireyi yıkıcı-yok edici ilişkiler sürecinde kötümserliğe direnip, yazılarını ve düşüncelerini savunmak düşmüştür, yazana… Zamanından sorumlu her bireyin yanıtına yaslıyor, ‘Deniz ve Gül’ü ‘Aygül Yürür’…

(*) ; Aygül Yürür kitabı

(**) ; 09. Sayfa şiiri (Deniz ve Gül)

(***) ; 42 şiir, 144 sayfa / Eylül 2018, Baygenç yayıncılık

www.haberhürriyeti.com/mustafagökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?