Bir “Bağış” bir başkasına “Bağış”lanır mı?

TC. Kızılay Derneği son günlerde bir bağış skandalına ev sahipliği yapıyor.

Önce Kızılay’ın misyon ve vizyonundan bahsetmek gerek.

Kızılay Derneği’nin internet sayfasında misyon ve vizyon konusundaki “vurgu”dan başlayalım.

“Misyonumuz:

Proaktif bir kurum olarak afetlerde ve olağan dönemde ihtiyaç sahipleri ve korunmasızlara yönelik yardım sağlamak, toplumda yardımlaşmayı geliştirmek, güvenli kan teminini gerçekleştirmek ve zarar görebilirliği azaltmak.”

“Vizyonumuz.

“Türkiye’de ve dünyada, insani yardım hizmetinde model alınan,

insanların en zor anlarında yanındaki kuruluş olmak.”

Özetle yardım kuruluşudur Kızılay’ımız.

Kızılay kendisini şöyle tanımlamaktadır:

“Kızılay bu milletin kuvvetidir. Yani Kuvayi Milliyedir. Tamamen gönüllüler tarafından kurulmuş, 151 yıldır milletimizin karşı karşıya kaldığı her badirede olması gereken yerde, milletin yanında yerini almış bir buçuk asırlık çınardır”

İşte bu kurumumuz, Başkentgaz adlı ticari kuruluştan 2017 yılında bir bağış alır.

8 milyon dolar.

Bu paranın Kızılay’ın “vizyon” ve “misyon”una uygun olarak kullanılması gerekmez mi?

Evet, gerekir.

Bakıyoruz, Kızılay yönetimi bu paranın 75 bin dolarını kendi kasasına koyuyor, geri kalanını Ensar Vakfı’na bağışlıyor.

Bir bağış, bir başka vakfa bağışlanabilir mi?

Eğer kendisi bağış toplayıp, zorda kalan halka yardım ediyorsa, bir başka vakfa veya kuruma bağış yapması yanlıştır.

Adama sorarlar “Yahu sen benim bağışımı nasıl olur da, başka bir vakfa bağışlarsın?”

Başkent Gaz adlı ticari kuruluşun böyle bir derdi yok.

Nedeni açık: Kızılay’a yaptığı bağışı, yıl içinden elde ettiği kazancın vergisinden düşebiliyor Başkent Gaz. Yasalar “bağışlar”ı vergiden düşürmeye müsait. Üstelik Kızılay gibi ulvi bir görev üstlenen kuruluşa bağış yapmanın da ayrı bir itibarı var.

Oysa Kızılay, bu bağışı Ensar’a aktarmakla kalmıyor.

Ensar oldukça “karışık” bir vakıf, ama karıştığı skandallar geride kaldığı için iktidar tarafından da desteklenen bir vakıf. Yani yasalara uygun ve faaliyetine devam eden bir vakıf.

Ensar Vakfı, Kızılay’dan ve de kim bilir önceleri nerelerden gelen “üstü örtülü”, yani bilemediğimiz bağışlarla, Newyork’ta bir öğrenci yurdu yapmayı planlıyor.

Planlıyor ama yanında bir veya birkaç kurumu daha alması gerekiyor ki, sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızının da yönetiminde bulunduğu Türgev Vakfı ile ortaklaşa bir şirket kuruyorlar.

Adı TÜRKEN. Bu ortaklık Newyork’ta 22 katlı bir öğrenci yurdu inşaatına başlıyor.

Yurdun 12 katı tamamlanmış, yılsonunda da tamamı bitecek ve 40 milyon dolara mal olacakmış.

Günlerdir Kızılay Genel Başkanının savunduğu bağış gazete ve tv’lerde tartışılıyor.

Dikkat ettim herkes üzerindeki “kara” ları henüz silememiş Ensar Vakfı ile Kızılay’a yükleniyor.

Türgev’in kurucularından Bilal Erdoğan ve yönetim kurulunda görevli kızı Esra Albayrak’ın adı hiç geçmiyor.

Oysa Turgev, Ensar ile birlikte ortaklık kurmuş.

Newyork’taki Öğrenci yurdunun ortağı sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı, damadı Berat Albayrak’ın eşi Esra Albayrak’ı “yokmuş” gibi “es” geçmek niye?

Üstelik, Cumhuriyet Gazetesinde 30 Ocak’ta yeni çıkan bir haber daha var.

Henüz yalanlanmayan haber özeti şöyle:

“Başkentgaz Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki olan KİPTAŞ’ın 5. Levent Güzeltepe Konutları’ndan satın aldığı 31 adet iş yerini,

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurucusu, kızı Esra Albayrak’ın ise yönetim kurulu üyesi olduğu Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı’na (TÜRGEV)

bağışladığı ortaya çıktı. İki ayrı kalemde yapılan bağış protokolünde ise “bağışlanan iş yerlerinin toplamda 30 milyon TL değerinde olduğu” belirtildi.”

Bu haber konusunda ise ne TV’lerde, ne de yazılı basında “tık” yok.

Hadi İstanbul’daki bağışı bir kenara koyalım.

Peki, Ensar Vakfı ile ortaklaşa yürütülen TÜRKEN’in Newyork’taki 40 milyonluk yatırımda ortak olan Turgev ve Esra Albayrak’ın adı neden hiçbir yerde geçmiyor.

Varsa yoksa Kızılay.

Varsa yoksa Başkentgaz.

Varsa yoksa Ensar.

Türgev, nasıl ve neden arada kaynamış?

Tamam, şunu kesin anladık.

Kızılay, amaçları dışında bir bağış yapmış.

Aldığı “bağış”ı, bir başka kuruma “bağış”lamış Kızılay’ın hal-i pür melali ortada.

Özelleştirme Kurumu’ndan tesisleri “Ölü eşek” fiyatına satın alan Başkentgaz’ın, devlete vereceği vergiden kaçıp, 8 milyon doları Kızılay’la, oradan da Ensar’la, daha sonra da

Türgev’le, en sonunda Türken ile “çok eşli”, ya da “holding” haline getirilmiş olduğunu neden kimse tahmin edemiyor ve üzerinde durmuyor ?

Bu bağışın, hedefi ve amacı belli bir yatırım için üstelik yurt dışında kullanılacağının önceden planlandığına inanmak istemiyorum.

Ama bu bağışın, sadece vergiden kaçmak veya vergi kaçırmak için yapıldığı da inandırıcı değil.

Uzun vadeli ve başından itibaren, inceden inceye hesaplanmış bir “plan” kokusu var bu projede…

Biraz da “ Saray” a “ yaranma” planı gibi duruyor…

Yanılgıya düşmüş olmak isterdim.

Hem de çok…

www.haberhurriyeti.com / Sezai Bayar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Bayar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?