Evrenin Püf Noktası

BİLİMSEL AYGITLARIN GELİŞTİRİLMESİ EVRENİ

DAHA DOĞRU TANIMANIN PÜF NOKTASIDIR.

- Sayın izleyiciler Hadi Len Tartışma Programı’na hoş geldiniz. Ben sunucunuz Damla Damla ama programlarım sular seller gibi.

Bilindiği gibi Bilinemezci’ler ile Bilinirci’ler arasında üç ay önce belli belirsiz atışmalar başladı. Atışmalar sıcak tartışmalara dönüştü. Volkan patlamalarıyla sürüyor. Ve dolar, döviz ve borsa gibi tepe noktasına ulaştı. Kim kazanacak diye bahis mafyasının harekete geçtiği duyumlarını alıyoruz.

Hadi Len Tartışma Programı olarak her iki görüşün duayenlerini konuk olarak ağırlıyorum. Sağ tarafımda Bilinemezciler’in duayeni bayan Abakıymış. Sol tarafımda ise Berkit bey.

Sözü bayan olduğu için Abakıymış’a veriyorum. Neden çevremizi, dünyamızı, evreni bilemeyiz?

- Böyle bir program yapılması bile abesle iştigal. Boş işle uğraşmak. Sokrat; "Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir." demişti.

Telefonla sorsaydınız, söylerdim Berkit beye. Halk bilimci olarak on yıl önce Afrika’nın Zulu Zulu Köyü sahasında çalışıyordum. Ajuji ( Çöp yığınında doğdu demek) adında birisi vardı. Köyde dört hamileye baktı baktı. “Hepsinin kızı olacak.” dedi. Ama hepsi erkek doğdu. Demek ki bilinemiyor.

- Ajuji ne iş yapıyordu?

- Ajuji köyün büyücü çocuk hastalıkları şifacısıydı Berkit bey.

Halk bilimci değilsiniz. Bunu anlamazsınız. Ayrıca bilinemez.

- Sokrat’tan başladığınıza göre eski Yunan’dan sürdüreyim Bilinirci olarak. Ne diyorlardı? “Atom, nesneyi oluşturan ve artık bölünemez, bozulamaz en küçük ana öğedir.”. Ne oldu? Atom bombası yapıldı.

- Hadi len! Yalan. Yalanın kuyruklusu. Attılar binlerce bombayı. Atom bombası imiş? Hem atomun tanımı da yanlış. Bilinemez Berkit bey. Bilinemeeez.

- Hadi len! Dinle nasıl oldu? Bölünemez dedikleri atom önce yuvarlak turtaya benzetiliyordu. Elektronik mikroskop üretilince elipse benzediği görüldü. Dahası “artı” ve “eksi” vardı yörüngelerinde.

- Hadi len! Mikroskop öyle gösteriyor. Ayrıca yuvarlak turta da yanlış değil mi? Gerçek biçimini kim bilebilir? Atom da yanlış bilinemez. Uyduruyorsunuz. Bilinemeeez.

- Hiç kan aldırdınız mı sayın Abakıymış?

- Hastanede aldılar. Ne olacak? Aşırı yorgunluğum, nefes darlığım ve şiddetli baş ağrısı vardı. HGB testi imiş.

- Ne çıktı? Hemoglobin düzeyi düşükmüş değil mi?

- Attılar efendim attılar tuttu. Bilinemeeez…

- Hadi len! Çözümleme aygıtları ve kan testleri geliştirilince… Herkesin anlayacağı biçimde diyeyim. Abakıymış dokularına yeterli oksijen iletilmiyormuş. Aygıtla saptandı. Hemen kansızlık tedavisine başlandı değil mi? Yani kansızmışsın.

- Hadi len! Sensin kansız! Hem ne ilgisi var? Kilo vermek için çok az yiyordum. Kansızlıkmış! Bilinemeeez!

- Hadi len! Bilinemezmiş! Mikroskoptan önce teleskop vardı. Yıldızlar. Dünyanın yuvarlak oluşu. Ve…

- …ve Galile denilen zıpçıktı teleskopla dünyanın döndüğünü kanıtlamış sözde. Bilinemeeez!

- Bu sözünüz üzerine evinize gidince çekin sifonu. Coğrafya biliminin temellerini atan Eratosthenes Milat’tan önce 220’lerde yerkabuğunun eğriliğini ölçerek Dünya’nın yuvarlak olduğunu gölgelerle kanıtladı. Galile ise kanıtlamak için teleskopu kullandı.

- Hadi len! İşin içinden böyle tereyağından kıl çeker gibi çıktığınızı mı sanıyorsunuz? Büyük patlamayla evrenin genişlemesine ne diyeceksiniz? O da bilinemez ama… Sifon çekme sırası sende.

- Elektronik mikroskoplarla teleskoplar evrenin en küçük noktasından başlayıp sonsuz olduğunu kanıtladı.

- Hadi len! Her yeni aygıtta, her yeni gelişmede bir yeni şey uyduruyorsunuz.

- Saygın Abakıymış. Dışarıda kar yağıyor. Programa neden mayo ile gelmediniz? Yemeklerinizi neden buzdolabında tutuyorsunuz?

- Hadi len! Hasta mısın Berkit bey? Ne ilgisi var? Mayo ile kışın çıkmam üşürüm. Yemeği buzdolabında tutmazsam bozulur? Bunlar bilinen gerçekler.

- Tam tanımıyla diyelim Abakıymış. Bunlar değişmeyen genel geçer gerçekler. Güneş gibi.

- Sizler Big Bang’e de bok atıyorsunuz.

- Yani hiç olmamış Büyük Patlama. Önceleri 300 bin galaksi olduğu sanılıyordu. Teleskoplar geliştirildi. 200 milyar oldu galaksi sayısı. NASA’nın Huble teleskopu ve ötekilerle 2 trilyon galaksiye ulaşıldı. Türkçesi gökada. Evren'in yaşı oldu mu 46,5 yerine 47 milyar ışık yılı.

- İşte biz Bilinemezciler’in de söylediği aynen bu: Bi – li – ne – mez!

- Yarın teleskopların gücü on bin katına çıkarsa. Gökada sayısı diyelim ki, olur 200 bin kere 200 trilyon. Ne diyebilir evrenin genişlediğini söyleyen Büyük Patlamacılar?

- Yani bilinemez diyorsunuz. Yalancı mı Büyük Patlamacılar?

- Adını vermek istemeyen bir izleyicimizin size soruları varmış. Beyefendi buyurun hattasınız. Sorularınızı alalım.

- Herkese iyi akşamlar. Büyük Patlama bilimsel gerçektir.

Berkit bey siz fizikçi misiniz? Değilsiniz. Felsefecisiniz.

- Hadi len! Felsefe bilimlerin anasıdır. Ve sorgulama yöntemleridir. Yanlış mı?

- Bilim olmadığını siz de söylüyorsunuz.

- Dinler misiniz? Büyük Patlamacılar diyor ki; “Big Bang’den önce hiçbir şey yoktu.”. Bu ilk saçmalıkları. Büyük Patlama termodinamiğin ikinci yasası olmazsa, geçerlidir. Okulda fizik derslerinde öğretilir: “Enerji vardan yok, yoktan var edilemez”. İkinci yasayı yok saydıktan sonra termodinamiğin dört yasasıyla evrenin genişlediğini söyle.

Bakın hele bu genişleyen evrenin resmiymiş.

Evren nereye genişliyor? Genişlediği yerin adı nedir? Evren bir balonmuş. Balon şişiyormuş, Nereye doğru şişiyor? Hemen bilinemez demeyin Abakıymış. Bu uydurmanın Bilinemez’i olamaz.

- Fizikçi değilseniz anlayamazsınız. Evrenin dışı yok. Ama evren genişliyor? Bu bir varsayım. Olmadığına göre düşünülüyor.

- Evrenin genişlemesi de patlaması gibi termodinamiğe aykırı değil mi? Genişlemesinde de enerji alışverişi yok. İlk baştan alalım. Büyük Patlama ne idi? Patlayan neydi? Yanıt yok. Evren nereye genişliyor yanıt yok? Evren genişliyorsa neden gökadamız Samanyolu, neden Andromeda Gökadası ile çarpışacak? Yanıt yok.

- Fizikçi değilseniz anlayamazsınız.

- Herkesin anlayacağı biçimde anlatamıyorsunuz. Çünkü patlama yok.

Büyük Patlamacılar, bir gün yaşayan mayıs böcekleri gibi. Mayıs böcekleri evreni bir günlük anlatabilir. Gökadalar da atomun eksisi gibi dönüyor mudur?

- Dıt dıt dıt dıt dıt dıt dıt…

- Berkit bey izleyicimiz hattan düştü. Ama sözünü tamamlayın.

- Bağlanırsa yanıtlar. Sözüm şu: Evrenin başı da yok, sonu da yok. Sonsuz. Bu durumda Büyük Patlama, Büyük Aptal bilimi oluyor.

- Berkit bey tek ortak noktamız bu. Büyük Patlama da bilinemez. Bir dakka. Saat 20.45 olmuş. Patladıspor ile Çatladıspor’un maçı vardı. Maç başladı. Damla hanım sorar mısınız kaç kaç? Ben Çatladısporluyum da.

- Ben de Patladısporluyum. Ayrıca Abakıymış Bilinemezci’lerle tek ortak noktamız aynı zaman diliminde yaşamamızdır.

- Konuyu değiştirmeyin Berkit bey. Gerçi maçın durumunu öğrenmeye gerek yok. Biz Patladıspor’u sahaya çıkmasak da yeneriz.

- Bir dakika. Stada muhabirimize bağlandım. Evren maç kaç kaç?

- Damla maç başlayamadı. Çatladıspor verdiği listede üç cezalı oyuncu bulunduğu için sahaya çıkmadan hükmen yenik ilan edildi.

- Sayın Abakıymış. Gene yanıldınız. Sahaya çıkmadan da yenemediniz. Çatır çatır çatladınız. Yenildiniz. Bilinemez diye bir şey söz konusu bile değil. Sahaya üç cezalı oyuncu ile çıkmaya çalışanların sonları bilinir.

Tartışmanın konusunu özetliyorum:

BİLİMSEL AYGITLARIN GELİŞTİRİLMESİ EVRENİ

DAHA DOĞRU TANIMANIN PÜF NOKTASIDIR.

- Hadi len! Hepiniz kaçıksınız!

* * *

Murat Tepebaşılı

* *

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?