UĞUR… MUMCU…

Yıllar önce, büyük kardeşim henüz Hukuk Fakültesi'ne yeni adım atmış, üzerinden de altı ay geçmişti. O yıllar ‘ekstrem’ denilen bir imtihan sistemi vardı. Devam mecburiyeti olmadığından, yaz döneminde sınavlara girilirdi. İşte böyle bir günde kardeşimle Ankara Hukuk Fakültesi'ne gittik. O sınava girerken ben, bahçede, bir bankta oturuyordum. Yanıma beyaz önlüklü biri geldi. Sohbet ettik, orada asistanmış. Beni tanımak için sorular, birbiri ardına geldi. Oysa kendini pek tanıtmadı. Ama yıllar sonra, fakültemdeki odamda, bir gazeteden öğrendiğim acı haberle hem sarsıldım, hem de onu tanımış ve daha çok üzülmüştüm…

Üst başlıkta isim ve soyadı arasına üç nokta koydum. Çünkü ‘ Uğur Mumcu’ benim bir abim gibidir, bana da çok şey ifade eder bu isim… Çünkü o hep aramızda, hiç ölmedi hep yaşayacak!

Tarih 23 Haziran 1988… “… Bir ülkede devletin güvenliği ile hukukun güvenliği eş anlamlıdır. Devlet güvenliği adına hukuk güvenliğinin ortadan kaldırılması, demokrasi ve hukuk devleti için ileride onarılmaz yaralar açar…” demişti, o tarihte… Uğur Mumcu, 27 yıl önce bugün 24 Ocak 1993’te aracına konulan bombalı saldırıda öldürüldü.  Ve bu söz, başkaca söylediği sözler üzerine!

Tekrar karşılaşma olanağımız olsaydı… Belleğimden, dillerimden neler dökülürdü kim bilir ne derdim;

‘Dağlarca’nın şu dizelerini hep yineliyorum: “… Biri var, yok edilmezse yok edecek hepimizi – Tek tek…”. Seni yok saymak elimde değil! Başta bulunanlar, birtakım geri kafalılara yanlış yollar önerenlerdir… Osmanlı dönemi, Cumhuriyet döneminden iyi idi… Gibi sözler söylemek, ikinci Cumhuriyeti oluşturacak yeni bir partiyi oluşturmaya kalkmak, yağdanlıkları bu tür konuşmalarla desteklemek…

Bunlar yobaz takımının yazdıkları değil… Kendilerine ‘İslamcı’ diyenler ise kendi köşelerinde seslerini durmaksızın yükseltiyorlar. Açık açık Cumhuriyet dönemini, Atatürk’ü yok sayıyorlar! Son doksan yılın bir karanlık dönem olduğunu dergi, gazete sayfalarında, TV’lerde hiç çekinmeden söylüyorlar. Hemen her gün laikliği, Kemalist devrimleri savunan, kişilere de telefonla, mesajla gözdağı veriyorlar. Sonunda da ‘faili meçhul’ cinayetlere kurban gidiyor yürekli insanlar…

Bunlar dediğim, önemli gazetelerin sütunlarında hemen her gün yazıp, çizenler. Yağdanlıklar diye anılanlar bir yandan, ikinci Cumhuriyeti kurarak ‘Atatürk Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmak isteyenler öte yandan, ‘Humeyni’ zorbalığını, zulmetini bu ülkeye yaymak özleminde olanlar da başka bir yandan! Hepsi aydınlık düşmanı. Hepsi kişisel tutkuların kölesi. Hepsi bilgisizlik çıkmazlarında şaşkın…

www.haberhürriyeti.com/ Mustafa Gökcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?