Tehlikenin farkında mısınız? Yok oluyoruz

Pazıl dedikleri yap boz oyunları hepimiz biliriz. Farklı parçalar birleştirilerek bir bütün oluşturulur. Tek parçalar birşey ifade etmez, ama eğer yaptığınız şeyi tamamlamak isterseniz her parça önemlidir. O önemsiz dediğimiz parçalardan biri eksik olursa, yaptığınız iş tamamlanmaz eksik kalır, anlam taşımaz. Tek parçalar akılda kalmaz ama bütüne ulaşınca görsel anlam taşıdığı için akılda kalır.

Bizim toplumda bu aynı bu durumda. Bütün olarak değil de, parça parça bakınca hiç bir anlam ifade etmiyor yaşananlar, duyduklarımız, gördüklerimiz. Çünkü akılda kalmıyor. Biz hayatı televizyon karşısında anlık yaşadığımız için, bu dizi ve gündüz kuşağı programları ile  denetleme de olmayınca, bilinçsiz öğretilmişliğin toplumun ahlaki ve kültürel açıdan yozlaştırılmasının resmen dibine vuruluyor.

Bir kesimin '' ay ben hayatta seyretmem'' dediği, dizileri seyreden büyük bir kesimin oluşu, seyretmeyenlerin bilinçli olmasını yok sayar. Neden derseniz toplumu oluşturan bireylere tek tek değil, toplu olarak bakmak zorundayız toplumu tümsel olarak görebilmek için. Aynı yap boz oyunu gibi, tüme ulaşmak için o bütünün içinde tek parça olarak yer aldığınız zaman anlam kazanıyorsunuz. Kapınızı kapatıp ''ben seyretmiyorum'' demekle toplum yararına birşey yapmış olmuyorsunuz. Yani bütünden kopuyorsunuz. Ama bunları seyredenlerle hala aynı toplum içinde yaşıyorsunuz. Tek parça olarak bütünü korumak hala sizin elinizde.

Dizilerden sonra, gündüz kuşağı programları da, toplumun ahlaki kalitesi ile oynamak üzere harika! iş çıkartıyorlar.

15 yaşında, 6 aylık hamile bir çocuk, zihinsel engelli çocuğu pazarlayan ahlaksızlar, evli ama evli olduğu adamdan olmayan çocuk doğuranlar, evliyken başka adama kaçıp '' siz hiç sevmediniz mi'' gibi ahlaksızca savunma yapanlar. Ve bunu gözlerini ayırmadan seyredenler. Seyredenler kadın, erkek, çocuk, genç yani toplumu oluşturan bireyler.

Her ne kadar seyrederken '' tüüüü ahlaksız'' denilse de, ahlaksızlık çamur gibi toplumun ortasına düşüyor.Ve hepimiz biliriz ki kurutulmazsa, çamur bulaşmadan durduğu yerde durmaz bulaşır her yere.

RTÜK denen kurum, şikayetleri para kaynağı olarak görüyor olmalı ki, şikayetlere sadece para cezası veriyor. Oysa verilen para cezası sadece hazineye yardım ediyor, seyredilenlerin hafızadan silinmesine kuruş faydası olmuyor.

Yani devlet destekli toplumsal ahlaki çöküş ne yazık ki devam ediyor.

Eğitim ile birlikte bilim bitti, kültür zaten kalmadı, ahlak çöküşte. Kısacası toplumsal olarak yok oluyoruz, bilin istedim.

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı, sevgi saygı ve minnetle anıyorum.

www. haberhurriyeti.com / Beyhan Kozanoğlu Biçkin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?