Gazeteci sansürü savunmaz ama…

Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz gazetecinin ve gazetelerin sansürü savunmayacağını yazmış köşesinde.

Biz de altına imzamızı atarız.

Hem de seve seve.

Sansür   asla savunulamaz.

Sansür varsa halkın haber alma hakkı ortadan kalkmış demektir.

Sansür faşist, komünist ve dikta yönetimlerinde, krallıklarda ve ilkel devletlerde uygulanabil

Demokrasi dışı yönetimlerde yöneticiler yapılan hataların, kötülüklerin ve insanlık dışı kararların halk tarafından duyulması istemezler.

Onun için devamlı sansür giyotinini kullanırlar.

Oysa demokrasilerde tam tersidir.

Her şey ortadadır ve her yönetim denetlenebilmelidir. Gizl-saklı ne varsa, basın yayın organları tarafından halka ulaştırılmalı, halk bilgilendirilmelidir.

Ama sadece ve sadece doğrular halkın işine yarar, sadece doğrular halkı bilinçlendirir, sadece ve sadece araştırılmış, birkaç kaynaktan doğrulanmış haberler okuyucuya, yani halka ulaştırılır.

Açık toplumlarda “sansür” yoktur.

Ne iç sansür ve ne de devlet sansürü…

Sözcü gazetesi yönetmeni ise sansürden ne anlaşılacağını ya bilmiyor, ya da okuyucuyu yanıltmak istiyor.

Belki de “ cambaza bak” deyip, gerçekleri ters yüz çevirmek istiyor.

Ortada bir yorum var

Yanlış, hatalı, yönlendirilmiş, kumpas içeren bir yorum.

Araştırılmamış, kaynağı belirsiz.. .

Bir kaynak diğer kaynaktan haber almış, bir başka kaynağa aktarmış.

Bu kaynak da sayfasında bu bilgileri araştırmadan inanmış ve  yorum olarak yazmış…

İşte bu yazı var ya bu yazı.

Yani Rahmi Turan’ın köşesinde yazdığı yorum.

Meğer bu yazı sansür (!) edilmeden yayınlanmış.

Keşke sansür uygulansaydı…

Keşke Sözcü üst yönetimi toplansa ve “Sözcü yönetimi olarak Başyazarımız Rahmi Turan’ın yazdığı siyasi yorum uluslararası basın yayın ilkelerine uymadığı için köşesinde yayınlanmamıştır. “ denseydi.

Yani “Bizler,kendi  yazarımıza sansür uyguladık” deselerdi…

Bundan daha sonra herkes haberdar olsaydı.

İnanın Sözcü Gazetesi ve yöneticileri Dünya basınında itibar kazanırlardı.

Değil Türk medyasında, Batı medyasında böyle bir davranış alkışlanırdı…

Hatta bu karar Gazetecilik okullarında ders olarak okutulurdu.

Kusura bakmayın ama Rahmi Turan’ın  günlerdir tartışılan yalan-yanlış absürt makalesine keşke sansür kılıcı vurulsaydı.

Nerde görülmüştür ki, sapır sapır dökülen bir makale “sansür uygulamadık ki” denilerek savunulur.

Duyulmamış sözler, yazılmamış  görüşler ne yazık ki Rahmi Turan’ın bir  yalan makalesi yüzünden tartışılır hale geldi.

Evet bundan sonra da bu yorum-makale ileride İletişim Fakültelerinde okutulabilir.

Bu fakülte ve yüksek okullarındaki Meslek Etiği kitaplarında,“örnek yorum-makale”olarak ele alınıp basın tarihine not düşülebilir.

Ama Sözcü Genel Yayın Müdürü sayın Yılmaz tarafından “Yazarımıza sansür uygulamadık” diye  yanlışı bir başka yanlışla ortadan kaldırmak ne var ki basın ahlak ve ilkeleri de de ters gelen bir tavır.

Talihsiz bir yazı…

Gazetecilik zor meslektir.

Gazetelerin adları ve sanlarını korumak da bir o kadar zordur.

Bazen dibi görürsün, bazen zirveyi…

Ne var ki tarihe geçenler ve tarihi yazanlar zirvede tutunanlardır…

Dibe vuranlar değil.

www. haberhurriyeti.com / Sezai Bayar

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Bayar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi