Zihnimizdeki Manevi Duvarlar…Zihnimizdeki Manevi Duvarlar…

Zihnimizdeki Manevi Duvarlar…

Şişman, zayıf, uzun, kısa, telaşlı, sakin, atarlı ya da mülayim olalım cümle âlemin ortak tek derdi var: Mutlu olmak! Başarana ne mutlu zira başaramayan ömür denen süreçte debelenip duruyor. Hiçbirimizin anneciğinin bize tekrar doğurmayacağını düşünürsek umutsuzluğumuz içinde çırpındığımız her ana yazık, boşa akıp giden zamanın telafisi yok.

Zihnimizde inşa ettiğimiz manevi duvarlara çarparken ilerlemek, hedef belirlemek hatta yaşamak mümkün değil. Üstesinden gelmek zor, kendimden biliyorum ancak şükür ki imkânsız değil! Kimimiz balyozu elimize alıp kendimiz yıkabiliyoruz tabularımızı, kimimizinse azıcık yardıma ihtiyacı oluyor. Peki, nasıl destek alabiliriz? Kim elimizi tutarak tekrar rotamıza dönmemizi sağlayabilir?

Soruların cevabı bende değil, değerli konuğum Haluk Gültekin’de… Transaksiyonel Analiz’in ne olduğunu anlarsak zihnimizde yükselen duvarları yıkabiliriz diye düşünüyorum…

Ö.O.

Haluk Bey, sizi bırakmaya niyetim yok… O kadar ilginç ki verdiğiniz bilgiler, söyleyişimizin ilk bölümünde hayattaki en büyük engelin aslında kendimiz olduğunu bir kez daha anladım… Transaksiyonel analiz’i konuşmak istiyorum sizinle o nedenle…

H.G.

Merhaba Özlem Hanım, zevkle cevaplıyorum sorularınızı. Güzel bir noktaya temas ettiniz zira Transaksiyonel Analiz kişinin kendini tanıması, anlaması ve sınırlarından kurtulabilmesi esasına dayanır.

Ö.O. İlk defa işittim ben bu akımı… Anlatır mısınız bize kökenini?

H.G.

Zevkle anlatırım. Transaksiyonel Analiz psikanalizden doğmuş bilimsel bir yöntemdir. Kanadalı bir psikiyatr olan Eric Berne tarafından ortaya koyulmuştur.

Ö.O. Hangi dönmeden söz ediyoruz?

H.G.

İkinci Dünya savaşı sırasında Amerikan ordusunda görev alan Berne hem savaş sırasında hem de sonrasında gerek ordu mensuplarının gerek se sivil halkın yaşadığı savaş sonrası travmalarından oluşan büyük birikimi eritebilmek için psikanalizden daha hızlı sonuç verebilecek olan bu yöntemi geliştirmişler.

Ö.O. Travmalardan, tabulardan söz ediyoruz sürekli… İnsan zihnine tercüman olmanızı rica etsem sizden? Neler oluyor iç dünyamızda Haluk Bey?

H.G.

Hepimizin kendimizle ilgili bazı “Temel Düşüncelerimiz”, çocukluğumuzda henüz mantığımız gelişmemişken duygusal düzeyde çevremizdeki olayları bir anlamda çarpıtarak oluşturduğumuz kurgu kararlarımızın yarattığı bir “Referans Çerçevemiz” vardır. Yetişkinliğimizde çevremizdeki olayları bu çerçeveye uydurabilmek için yine çarpıtır ve bu çerçeveden geçebilecek duruma getiririz. Böylece kurgu kararımızın tekrar tekrar onaylanmasını sağlarız. Bu kurgu kararları da “Temel düşüncemizi” besleyerek daha büyümesini, sağlamlaşmasını ve kalıcı olmasını sağlar. Yani bir tür kısır döngü yaratmış oluruz.

Ö.O. Biraz kafam karıştı… Örnek vererek açabilir misiniz konuyu?

H.G.

Tabi ki Özlem Hanım, iyi düşündünüz. Örnek olarak biz kendimiz için “Ben beceriksizim, başarısızım, çirkinim, sevilmeye layık değilim” gibi bir kurgu kararı almışsak ve bu yönde bir referans çerçevesi geliştirmiş ve bir “Temel Düşünce” oluşturmuşsak artık aldığımız övgülerin altında farklı sebepler aramaya başlarız çünkü bu övgü veya destek sözcükleri bizim çerçevemizden geçmeyecektir. Geçebilecek olanlar sadece kararımızı onaylayacak olumsuz sözcüklerdir ve bunların sayesinde de olumsuz “Temel Düşüncemiz” giderek beslenecektir. Bu sarmalı bir yerinden kırabilirsek döngüyü tersine çevirmemiz ve olumsuz “Temel Düşünceyi” giderek zayıflatıcı yönde bir sarmal oluşturmamız mümkün olacaktır.

Ö.O. Ne güzel anlattınız! Sanıyorum Transaksiyonel Analizin ne olduğu hakkında fikrim oluşmaya başladı…

H.G.

Sevindim zaten Transaksiyonel Analizin işleme sistemi en basite indirilmiş şekliyle budur.

Ö.O. Transaksiyonel Analiz ile ilgili çalışmalarınızı paylaşabilir misiniz bizimle?

H.G.

Son iki yıldır “Transaksiyonel Analiz Yöntemleriyle Kişisel Farkındalık Eğitimleri” veriyorum. Bu eğitimin temel felsefesi Berne’nin “Kişinin iyileşme gücü kendisindedir yeter ki yöntemi öğretelim” cümlesine dayanmaktadır.

Ö.O. Katılımcılara Transaksiyonel Analizi anlattığınız eğitimler ne kadar sürüyor?

H.G.

Haftada bir gün iki saat süreyle verdiğim ve toplam 10 haftada biten bu eğitimlerde katılımcılara temel Transaksiyonel Analiz bilgilerini aktarmaktayım.

Ö.O. Eğitimi tamamlayan bir katılımcı, düşünce bazında hangi noktaya geliyor?

H.G.

Katılımcılar aldıkları bu bilgiler ışığında: Kendi hayatlarını nasıl yaşayacaklarına kendileri karar verebilmekte, yaşama bakış açılarını değiştirebilmektedirler. Geçmişle hesaplaşabilmekte ve tamamlanmamış olduğunu düşündükleri işlerini farkına varıp düzelterek bu günü daha doyumlu yaşayabilmektedirler. Farklı benlik durumlarından gelen sesleri belirleyip destekleyici olanları muhafaza edip engelleyici olanları susturabilmektedirler.

Ö.O. Benim zihnimizde kendimizin inşa ettiği manevi duvarlara benzettiğim sınırları yıkabiliyorlar yani…

H.G.

Öyle de ifade etmek mümkün. Aynı davranışlarla aynı sonuçlara ulaştıkları psikolojik oyunları fark edip durdurabiliyor katılımcılar eğitimi tamamladıklarında. Çevreleriyle daha sağlıklı iletişim kurabiliyor ve yeni kişiliklerinin doğumuna şahitlik edebiliyorlar.

Ö.O. O kadar mutlu oldum ki sizi köşemde ağılamaktan! Hiç bilgim olmayan Transaksiyonel Analiz ile tanıştım sayenizde, ufkum genişledi… Çalışmalarınızdaki başarılarınız daim olsun Haluk Bey, çok teşekkür ediyorum okurlarım adına.

H.G.

Ben de çok mutlu oldum inanın. Bana konuyla ilgili kendimi ifade edebilme fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim.

www.haberhurriyeti.com / Özlem Abut Otluoğlu

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özlem Abut Otluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?