Alzheimer’i ve Alzheimer’li hastayı anlamak

Dr. Cem Aydemir, yeni bir yazı dizisi kaleme aldı.

Konu: Alzheimer

Yazı dizisinde Aydemir, Alzheimer hastalığını, buna neden olan sebepleri, hastaların psikolojisini, bakımlarının nasıl yapılacağını, bu hastalıkta aileye düşen görevleri ve günümüzde bilinen tedavi imkanlarından bahsedecek.

İLK YAZI BUGÜN

Alzheimer hafıza, düşünce ve davranış değişikliklerine neden olabilen zihinsel güçlerde sürekli çöküntü, sosyal hayattan kopma ve duygusal tepkimelerde uyumsuzlukla seyreden önemli bir hastalıktır. Belirtiler yavaş gelişir fakat sürekli yeni sorunlar eklenir. Hastalığın her aşaması hem hasta hem de ailesi için oldukça zordur.

Alzheimer, en sık rastlanan demans (bunama) türüdür. Demansın en yaygın şekli olup, tüm demansların % 50 – 80’nini oluşturur. Fakat tüm demanslar Alzheimer değildir. O halde ilk olarak demansın tanımıyla başlayalım.

Demans ; Düşünce, zihinsel değerlendirme ve günlük bedensel işlevlerin zayıflaması veya yetersizliği durumudur. Bunun bir çok nedeni olabilir. Genellikle 50 yaşın üzerinde görülen demans, beklenen bir yaşlılık durumu değil çeşitli hastalıklar sonucunda oluşan bir bulgudur.

Alzheimer haricinde demansa sebep olabilen başlıca hastalıklar:

Fronto Temporal Demans : Beynin alın kısmına denk gelen ve kişilik kontrolu ile konuşma yeteğini sağlayan temporal bölgedeki sinirlerin zayıflaması sonucunda oluşur. Alzheimer’den sonra en sık görülen demans nedenidir. Dolayısıyla bu bölgeyi ilgilendiren sorunlarda kişi dengesiz hareketler yapmaya başlar. Toplum kurallarını önemsemez. Giyinmeden sokağa çıkabildiği gibi, konuşma yeteneğinin bulunduğu bölgenin etkilenmesi durumunda konuşması anlaşılamaz veya ses ayarları ortama uygun olmaz.

Lewy cisimcikli demans : Beyinde mekik şeklinde tarif edilebilecek Lewy cisimlerin birikmesi sonucunda oluşan, dikkat eksikliği, hareketlerde yavaşlama ve konsantrasyon yeteneğinin yetersizliği ile karakterizedir.

Damar hastalıklarına bağlı gelişen demans: Beyni besleyen damarların atereskleroz plaklarıyla kaplanması, ağır travma gibi nedenle damarların kalıcı olarak zarar görmesi, veya kalp yetersizliği nedeniyle beyine yeterince kan pompalanamaması nedeniyle oluşur.

Parkinson hastalığı sırasında oluşan demans : Parkinson hastalığı, beynimizde hareketten sorumlu olan bölgelerdeki hücrelerin ölümleri sonucunda oluşur. Bellek depolarında sorun olmamasına rağmen bu depodaki bilgilerin kullanılmasında sorun vardır. Bu hastalıkta zihinsel yeteneklerde azalma ve hareket kısıtlamaları görülür.

Çeşitli nedenlerle oluşan ve tedaviden sonra kaybolan geçici demans nedenleri:

Yoğun depresyon

Vitamin ve mineral eksiklikleri (Özellikle B12 ve E vitamini, folik asit )

Beyin bölgesinde yer alan tümörler ile bu bölgeyi ilgilendiren enfeksiyonlar.

Bazı ilaçların yan etkileri

Ciddi kanamalar

Ağır anemiler

Şeker düşüklüğü

Koma ile seyreden organ yetersizlikleri

Alzheimer ve yaş

Alzheimer, başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranış bozukluklarıyla seyreden ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık 1907 yılında Alman Psikiyatri uzamanı Alois Alzheimer (1864-1915) tarafından bu özellikleriyle tanımlanmıştır. Alois Alzheimer çok iyi gözlemlediği değişik davranış ve hafıza bozukluğu gösteren bir kadın hastasının ölümünden sonra katıldığı otopsisi sırasında hastanın beyninde amiloid plakları ve nörofibril yumaklarının biriktiğini ve beynin de hacmen küçülme olduğunu belirledi. Bu hasta da gözlemlediği davranış ve hafıza bozukluklarıyla birlikte otopsi bulgularını 1906 yılı kasım ayında bir tıp kongresinde sunarak hastalığı ayrıntılı olarak tanımlayıp, tıp literatürüne geçmesini sağladı.

Hastalık genel olarak 65 yaşından sonra başlamaktadır. Genç bireylerde görülme olasılığı oldukça düşüktür. Hastalık 40 ile 60 yaş arasında görülürse erken yaş Alzheimer hastalığı olarak bilinir. 60 ile 85 yaş arası ara grup, 85 yaş ve üzeri ise beklenen grup olarak değerlendirilir. 75-85 yaş arası her beş kişiden birisi bu hastalığa yakalanmakta ve 85 yaşının üzerinde hastalığa yakalanma riski % 50 nin üzerinde olduğu bilinmektedir. 85 yaş üzerinde görülme sıklığı 60-70 yaşa göre iki misli fazladır. ABD yaklaşık dört milyon sahıs bu hastalıkla mücadele etmekte. Türk Nöroloji Derneğinin verdiği bilgilere göre de yurdumuzda ki hasta sayısı 300.000 kişi civarındadır.

Hastalığın oluşması

Hastalığın oluşma nedeni beynin bazı bölgelerde amiloid proteininden oluşan Senil Amioid Plaklar ve ana birleşeni fosfor ve tau proteini olan nörofibril yumakların birikmesidir. Yumakların oluşumu beyin hücreleri arasındaki iletişimi engeleyerek beynin ilgili bölgesini devre dışı bırakır.( Bu birikmenin neden olduğu veya nasıl önlenebileceği günümüz de bilinmiyor.) Alzheimer, beyin hücrelerinin birbiriyle iletişim kurma yeteneklerini etkileyen bu hasarların sonucu olarak ortaya çıkar. Zamanla bu hücrelerin etrafla ilişki kesilince beyin hücrelerinin ölmesi ve dolayısıyla yok olmasıyla hafıza, öğrenme, uyumsuz ruh hali, davranış, konuşma ve ilerleyen zamanlarda yürüme, yutma, idrar ve dışkı yapma yeteneklerini kaybeder.

Erken başlayan Alzheimer

Erken başlayan Alzheimer 65 yaşından küçük kişilerde görülen demans şeklidir. Nadiren görülen bu durum tüm Alzheimer hastaları içerisinde %5 oranında görülmektedir. Erken başlayan hastalıkta ilk semptomlar 40 lı ve 50’li yaşlarda görülmeye başlar. Alzheimer hastalığı her yaş için zor bir hastalıktır. Fakat erken yaşta bu hastalığa yakalananlar daha fazla zorlukla karşılaşırlar. Genç yaşta bu hastalığa yakalananlar, konulan teşhisin doğru olduğuna inanmaz ve tanıyı sürekli sorgulayarak kolay kabul etmez. Ayrıca bu kişiler işlerini kaybetme durumuyla karşı karşıya kalabilirler. Bu da zaten mevcut olan stresi daha da artmasına neden olur. İş yerleri, şahsın içinde bulunduğu durumu anlayışla karşılamalı ve mağdur kişiyi daha hafif bir pozizyona aktararak onun çalışma hayatının devam etmesine yardımcı olmalıdır.

Erken başlayan Alzheimer’a çiftler içinde kabul edilmesi zor bir durumdur. Teşhis konulduktan sonra eşin aktif bir partner olması bir yana, kimi zaman ağır bakım gerektiren bir kişiyle uzun yıllar geçirme olasılığı gündeme gelmektedir. Böyle bir durumda eşlerin asla dışlanmaması, birlikte hastalıkla baş etme ve çözüm yolları araştırılmalıdır. Cinsellik konusunda ise bu konuda uzman olan bir danışmandan yardım alınması iyi olur. Çocuklara da bu yeni hastalık ayrıntılı olarak anlatılmalı ve karşılaşılabilecek olasılıklar bildirilmelidir. Bu hastalığa erken yaşta yakalananlar yalnız olmadıklarını her zaman hatırlatmak faydalıdır.

Yazı dizisi devam edecek…

www.haberhurriyeti.com / Dr. Cem AYDEMİR

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem Aydemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?