Siyasi Edebiyat / Mutluluk

SİYASİ EDEBİYAT

Yedinci Bölüm / Mutluluk

Mutluluk bir akıl işidir. Yaşamda bütün felaketler, karşılaştığımız olaylar ve durumlar hakkında beslediğimiz yanlış düşüncelerden gelir. İnsanları iyi tanımak, olayları tam olarak yargılamak mutluluğa doğru ilerlemek demektir. Felaket hatadan doğar, bizi mutluluğa götüren yol, doğruluktur. Buna kesin olarak inanıyorum. Yaşamın, yaşam boyutunda düşünülürse ritüellerinin olduğu betimlenir…

Ayrı ayrı her birimiz kendi mutluluklarımızı yaratmak ardındayız. Şu yeryüzü üstündeki kısacık geçişimiz boyunca mutlu yaşamak isteği en kutsal hak… Ama beceremiyoruz. Mutluluk arayışlarımız çoğu defa çıkmaza giriyor. Bunun sebebi şu: Yaşamdan gerektiğinden fazla şey bekliyoruz. Gerçeği aşan düşler kurmak kişiyi yenilgiden yenilgiye sürüklüyor. Usta ve yaratıcı ürünler sergileyen kimi sanatçı ve aydın kesimin sözlerine, davranışlarına dikkat ederek, bu düşüncelerden örnekler belleğimize yerleşmeli. Onlar gerçeği görmenin bir sanat olduğunu söylüyorlar. Başka çıkar yolu da yok. Tek tek ya da topluluk olarak iyi ve mutlu bir yaşamı ancak gerçekleri oldukları gibi görmekle yaratabiliriz. Olayları iyice değerlendirmek, alışılagelen düşünce biçimlerinden uzaklaşmak, heyecanların tutsağı olmamak, sözcüklere gerçek anlamlarını vermek…

Her insanın özel-kişisel durumunun yanında, hatta önünde ve üstünde, ulusal durumumuzdaki belirtiler, olumsuzluklar, terslikler, ayrılıklar ve çelişkilerle beklenmedik olaylar, varsa öncelikle mutluluk verenleri, yer alır. İnsan yaşamı bir değişiklikler albümüdür. Olumlu görünümlerle olumsuz görünümlerin birlikte sıralandığı bir yaşam geçişidir. Toplumsal yaşamımız üzücü ve çok düşündürücü olaylarla ağırlığını duyurmakta, siyasal kaynaklı baskılar ve dayatmalarla etkisini yoğunlaştırmaktadır.

Başkalarında bulamadığımız mutluluğu kendimizde bulmak daha güçtür. Ama bunu yaratmak çabasına katlanmalıyız. Başkalarınkinden ayrı, bağımsız, kişisel, kendimize vergi bir mutluluk yaratmalıyız. Şayet insan, başkalarının mutluluğunu görmezden gelip, onlara karşı gizli bir kıskançlıkla yakınlaşabiliyorsa, kendi mutluluğunu da ipotek altına alır. Ve yaşamı boyunca mutlulukları adeta bir iftihar abidesi gibi keyifle görmek, seyretmek kişiyi olumlu anlamda yarınlara taşır. Kendimizce kişisel bir mutluluk kurmalıyız. Ömrümüzü, akıl gücümüzün yarattığı bir mutluluk sarmalına büründürerek, öyle geçirebilmeliyiz. İşte o zaman daha mutlu oluruz!

Mutlu olmanın ilk şartı; vücudu zekânın verdiği emirlere itaate alıştırmak! Bunu, gereğince yapan ve yaşamında uygulamaya çalışan veya birebir uygulayan insan, mutluluğun peşinde değil, bilakis mutlulukla yaşamını perçinlemiştir… Bir anlamda da, yaşamı kolaylaştırabilmek için realiteden uzaklaşmamamız gerekir. Çünkü yaşam ve ömrümüz hayallerle yürümez. Bunların dışında bir uygulama, yaşamımızın mutlu geçmemesini sağlar!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?