ATATÜRK GİBİ DÜŞÜNMEK

Atatürk’ü ebedi alemle birlikte kalbimize yolcu ettiğimiz 10 Kasım 1938’in üzerinden 81 yıl geçti.
Onu her yıl artan bir özlemle anıyor, değerini daha çok anlıyoruz.
Ne zaman başımız dara düşse bir Norveç deyişinde olduğu gibi “Atatürk gibi düşünmek, Atatürk gibi çıkış yolu aramak” ihtiyacı duyuyoruz.
Son aylarını yaşadığımız 2019 yılı Milli Mücadelenin başlamasının 100. yılıydı.
Hasan Tahsin’in işgalci Efzon alayı bayraktarına İzmir Konak Meydanı’nda ilk kurşun sıktığı günün üstünden 100 yıl geçti. O mukaddes tepki, o tabanca sesi bir kurtuluş çağrısı gibi yankılandı Ege’de, Anadolu’da, Trakya’da..
Birgün sonra 16 Mayıs 1919’da bir vapur kalktı İstanbul’dan. İçinde, kurtuluş umuduyla ve milletine inançla dolu bir büyük askeri ve arkadaşlarını taşıyordu. Tehlikelerle dolu 3 günlük yolculuğun ardından 19 Mayıs sabahı yanaştı Samsun’a..
Yolculuğun görünürdeki nedeniyle, gönüllerdeki nedeni arasında önemli farklar vardı.

Bu 10 Kasım’da Ulu Önderi bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anarken bir kutlu yolculuktan, umudun, inancın ve direnişin 7 ay 11 günlük yolculuğundan söz etmek istiyorum. Bu öyle bir yaşamsal yolculuk ki içinde hem kurtuluşun hem de kuruluşun işaretlerini taşıyor.

Bu yolculuğun önemli durakları var. Samsun, Havza, Amasya, Erzurum, Sivas ve sonunda Ankara..

Bu yazımda bir Mustafa Kemal Güncesi formatında bu durakların önemine işaret etmeye çalışacağım. Ana kaynağım da internet ortamında sıklıkla başvurduğumuz www.ataturkgunlugu.org olacak..

Yazacaklarımın hepsi 100 yıl önce yaşandı ve milletini iyi tanıyan ve güvenen bir liderin dahiyane düşünceleriyle gerçekleşti. Başlığa “Atatürk gibi düşünmek” dememin sebebi bu..

Gelin adım adım bu kutlu yolculuğu bir kez daha yapalım..

19 Mayıs 1919Bandırma vapuru, sabah saat 6:00 sıralarında Samsun limanına girdi, sandallar aracılığıyla arkadaşlarıyla beraber karaya çıkan Atatürk, askeri bando eşliğinde halk tarafından sevgi ile karşılandı.

Daha ilk gün Samsun’dan, emrindeki vilâyetler mülki âmirleri ile 15. ve 20. Kolordu Komutanlıklarına bölgelerindeki asayiş durumunu belirten bir rapor göndermeleri için telgraf çekti. Aynı saatlerde İstanbul’da General Milne “Mustafa Kemal Paşa’nın niçin Sivas (!)’a gönderildiği hakkında” Harbiye Nezaretinden bilgi istiyordu Aynı günlerde Aydın ve İstanbul’da İzmir’in işgalini protesto mitingleri yapıldı.İstanbul Fatih’te yapılan mitingte Halide Edip o ünlü konuşmasını yaptı.

25-26 Mayıs 1919 Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun’dan Havza’ya geçti. Yolda giderken söylemiş oldukları “Dağ Başını Duman Almış” marşı, daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin en çok sevilen ve söylenen marşı oldu.

Havza ileri gelenlerine seslenen Mustafa Kemal “Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız! Bizi öldürmek değil, canlı mezara atmak istiyorlar. Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir; zaten başka türlü de dönüş imkânı yoktur” dedi

Havza’dan, 3., 15. ve 20. Kolordu Komutanlıklarına gönderdiği yazı bir işaret fişeği gibiydi: “…Milletin esaretten kurtuluşu, hâkim ve müstakil olarak topraklarımızda yaşayabilmesi ancak azimkar ve namuslu ellerin milleti kısa ve doğru yoldan hukukunu ve bağımsızlığınısavunmaya sevk ile mümkün olacaktır.”

İzmir, Manisa ve Aydın’ın işgaliüzerine Havza’dan valilere, müstakil mutasarrıflıklara ve bazıkolordu komutanlıklarıyla Konya’da Ordu Müfettişliği’ne yazdığı yazı da aynı içerikteydi: “Siyasîbütünlüğümüzün muhafazasıiçin, millîgösterilerin daha canlıolarak belirtilmesi ve devamıgereklidir. (…) Babıâli’ye etkili telgraflar verilmesi ve ecnebi olan yerlerde ecnebilere de tesir yapılmakla beraber millîgösterilerdeâdap ve sükûnetin fevkalâde korunmasıve Hristiyan halka karşıbir taarruz ve nümayişve düşmanlık gibi tavır alınmamasızorunludur.”

Havza’da geçirilen son günde Büyük Cami’de, Atatürk’ün de hazır bulunduğu mevlit okutuldu daha sonra Belediyeönünde büyük bir miting düzenlenerek mücadele için yemin edildi.

Bir sonraki durak Amasya oldu..

***

22 Haziran 1919 AMASYA GENELGESİ

Amasya Genelgesi’nin esasları Cevat Abbas Bey’e Mustafa Kemal tarafından yazdırılmıştır. Bu esaslar şunlardır:

Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.İstanbul hükümeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yol olmuş gösteriyor.Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve hakların gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.Anadolu’nun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta hemen milli bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır.Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir.Her ihtimalle karşı bu mesele milli bir sır olarak tutulmalı ve temsilciler gereğinde yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmalıdırlar.Doğu illeri adına 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır. O tarihe kadar öteki illerin temsilcileri de Sivas’a gelebilirlerse Erzurum Kongresi’nin üyeleri de Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket ederler.

Bir sonraki durak, Amasya genelgesinde de duyurulduğu üzere Erzurum olacaktır.

***

ErzurumKongresi (23 Temmuz – 7 Ağustos 1919)

Kongrenin aldığı kararları Atatürk’ten dinleyelim:

“Müsaade buyurursanız, bu ilkelerin ve kararların bence, daha o zaman, nelerden ibaret olduğuna işaret edeyim:

Millî sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür. Birbirinden ayrılamazHer türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Hükûmeti’nin dağılması halinde, millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir.İstanbul Hükûmeti vatanı koruma ve istiklâli elde etme gücünü gösteremediği takdirde, bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükûmet kurulacaktır. Bu hükûmet üyeleri millî kongrece seçilecektir. Kongre toplanmamışsa bu seçimi Heyet-i Temsiliye yapacaktır.Kuva-yı Milliye’yi tek kuvvet olarak tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.Hristiyan azınlıklara siyasî hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar verilemezManda ve Himaye kabul olunamaz.Millî Meclis’in derhal toplanmasını ve hükûmetin yaptığı işlerin Meclis tarafından kontrol edilmesini sağlamak için çalışılacaktır.

Yine Erzurum’dayız..

7-8 Temmuz 1919 gecesi Atatürk’ün, Mazhar Müfit (Kansu) Bey’in hâtıra defterine yazdırdıkları: “Zaferden sonra hükümetşekli cumhuriyet olacaktır. Bunu size dahaönce bir sorunuz nedeniyle söylemiştim. Bu bir.İki: Padişah ve haneden hakkında zamanıgelince gereken işlem yapılacaktır.Üç:Örtünme kalkacaktır. Dört: Fes kalkacak, uygar milletler gibişapka ” Dedim ya bu yolculuk kurtuluşun olduğu kadar, kuruluşun da planlandığı, sonucu çağdaş Türkiye Cumhuriyetine çıkan inanç ve direniş yolculuğudur.

***

Ve 2019 boyunca100. yılını kutladığımız Milli Mücadele yolculuğunda diğer bir kilometre taşı:

Sivas Kongresi 4-11 Eylül 1919

Çok az değişiklikle Erzurum Kongresi kararlarını benimseyecek kararlar alan Sivas Kongresi’nin önemli kararları şunlardır:

Erzurum Kongresi kararları, Sivas Kongresi’nde genişletilerek tüm ülkeyi kapsayacak biçime sokulmuştur,

Kongre ile bütün Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri’nin birleştiği kabul edilerek, cemiyetin ismiAnadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetiolarak belirlenmiştir,

Erzurum Kongresi’nde alınan “Heyet-i Temsiliye Doğu Anadolu’nun genelini temsil eder” ibaresi,“Heyet-i Temsiliye vatanın genelini temsil eder”şeklinde değiştirilmiştir.

Kongrede ayrıcamilletçe müdafaa ve direniş esası kabul edilmiş, bu doğrultudavatanın herhangi bir parçası hükümetçe terk edildiği takdirde geçici bir hükümet kurularak, yönetimin millet adına ele alınacağı karar altına alınmıştır.

Kongrenin ısrarla vurguladığı bir diğer husus, Padişah tarafından 21 Aralık 1918’de dağıtılmış olanMeclis-i Mebusan’ın bir an önce toplanmasıdır.

Sonuç olarak,

Sivas Kongresi, Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek, bu kararlara bütün memleketi kapsayan bir nitelik kazandırmıştır. Bu nedenlesonuçları Erzurum Kongresi’nden daha geniş olmuş ve kendisinden sonra gelişecek tüm olayları büyük ölçüde etkilemiştir.

Yıl biterken yolculukta bir sonraki durak Ankara olacak kuruluş ve kurtuluşun onurlu mücadelesi Türkiye Büyük Millet Meclisiyle birlikte hareket eden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde sürdürülecektir..

2019’dan 1919’un önder kadrolarına ve bugünümüzü bize armağan edenlere selam olsun.

Ne mutlu Türküm diyene !

***

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhami Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Gürol Tulunay - İlhami,

Ellerine, kalemine ve o tertemiz yüreğine sağlık kardeşim…Eminim ki çok okunası bir yazı olmuş. Gözlerinden öper, esenlikler dilerim…

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Kasım 23:58

İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi