GAZİ, İZMİR, KORDON VE TUNÇ SOYER

Merhaba,

Bir haftalık ara verişimden bu yana, İzmir’imde yaşayan tüm dostları kucaklayan ve ‘Gazi’nin emaneti kurtuluşumuzun simgesine kucak dolusu merhaba ile yazıma başlamak istedim… Çünkü bilirim ki, İzmirli dostlarım için bu merhaba önemlidir!

26.08.1922 tarihinde başlayan büyük taarruz, ülkemiz için kurtuluşa, özgürlüğümüze ve hürriyetimize giden yoldu. O günler ve sonrası bir ulusun adım adım mücadelesiydi tüm bu değerler için… Yani banal bir düşünceyle, başka bir güncük vasıfsızlığıyla örtünemeyecek kadar, ülkemiz için ne denli önemliydi! O günlerde yoğun bir çarpışma, ne olursa olsun kurtuluşumuz için önemli bir çarpışmaydı. Ve bu çarpışmayı tüm dünya kendi düşünüşlerine göre, realiteden uzak, belki gururla, belki barbarlıkla, belki de iştahla seyrediyordu. Oysa ülkemizin bağımsızlığı için bu mücadele verilmeliydi. Ve Türk ordusunun haklı mücadelesinde ordumuzun başında Mareşal Mustafa Kemal vardı.

Belki de eserin asıl anahtarı olarak, 1922 yılından başlayarak, hem de Büyük Millet Meclisi’nde Atatürk’e ve onun görüşlerine karşı çıkan muhalifleri, bir bölümüyle kıskançlığın, siyasal tutkuların, kimi zaman fazla dile getirilmemiş çeşitli kaygıların eseridir. Ne var ki, kişiliklerin çatışması ötesinde, fikirlerin çatışması da vardır ki, çok daha ağır basmaktadır belki. Atatürk’ün çalıştığı insanlar, tutuculuğu, karanlıkçılığı, çağı geçmiş monarşik bir rejimin despotluğunu simgelerler.Ve Atatürk söylevinde, kendini bize ağır ağır açıklayan bir ‘milli sır’rın taşıyıcısı olarak simgeler… Nedir bu ‘milli sır’?

Bu milli sır; ‘bağımsızlıktır’, ‘halifeliğe son vermedir’, ‘Cumhuriyet rejimidir’, ‘sosyal ilerlemedir’, “bilimin ve tekniğin en son esaslarına dayanan ulusal ve modern bir devlet” yaratmaktır…

Tüm bu olumsuzlukların, tüm bu muhalif kişiler ve düşüncelerin odağında Ege Denizi adeta bir yangın yeri gibiydi. ‘Kordon’ büyük bir istila içindeydi. İstanbul’dan medet beklemeyen yüce Gazi, 09.09.1922’de İzmir’i işgal eden Yunan ordusundan, İzmir’imizi geri aldı ve ülkemiz sınırlarını çizdi!

Nihayet yıllar birbiri ardına geçti. Koskoca ve her gün nüfusu artan bir şehir kuruldu. Düşüncelerimizin odağına, yıllar sonra edinilen bu oluşumlarla ‘kent belleği’ yerleşti! Halkın hizmetini görebilecek, bu kentin halkını kucaklaması için belediye kuruldu. Oluşturulan durum için ‘Şehre Men’i gerekliydi. İzmir artık 2019 yılını kucaklayan, resmi kaynaklarda 3.500 milyon insanı kapsayan bir nüfusa sahipti. Böylece seçimler yapılarak, yapılan seçimlerde en çok oy alan başkanları, bu kentin halkı belediyesine başkan seçti. İşte o başkan, ‘İzmir’imizin son başkanı ‘Tunç Soyer’di…

Yazımın başında dört konu başlığı seçtim. Çünkü bilhassa İzmir’imizin işgalden kurtuluşu çok önemlidir. Bugünleri bizlere canları ve kanlarıyla emanet eden değerlerimizi anmadan geçmek istemedim. Çünkü bu kente aday olmuş ve seçilmiş bir belediye başkanı, yıllar öncesi sıkıntıları da düşünerek, bin bir güçlülükle yoktan var edilen bu kenti, kentin halkını umarım üzmez!

Evet, bugün ‘Dokuz Eylül’, bu güzel günü ve ‘Gazi’nin bizlere bıraktığı nice güzel günleri de kutlarken, lütfen bunları da biraz olsun düşünelim! ‘Bayramımız kutlu olsun…’

www.haberhurriyeti.com /

MUSTAFA GÖKÇEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?