KENDİMLE YÜZLEŞMEK

Karanlıktan çevir yüzünü… Güneşe doğru… Bak güneş parıldıyor, dünyayı kucaklamış… Sen de güneşi kucakla, sonsuz günbatımı yakın… Yüreğini ısıt, ısıt ki aşkla dolsun… Kurumuş duyguların yeniden yeşersin…

Duvara asılı bir saat var karşımda, içinde kocaman bir yelkovan durmadan dönüyor. Döndükçe ömrümden günleri, ayları, yılları alıp götürüyor.

Eyvah!.. Neyse ki farkına vardım… Duyarsız kalmışım kendime…
Yaşamdan bihaber geçiyor ömrüm, ölüme gönüllü gidiyorum vallahi…
Yalnızlığın yorgunluğu çökmüş üstüme…
Kendime yaptığım ihanetin hesabını vermeliyim kendime…
Daha ne kadar tüketebilirim ömrümü fütursuzca…
Tanrıdan utanmalıyım. Ellerimden kollarımdan utanmalıyım.
Aklımdan, zekamdan utanmalıyım.
Hala dik duruyor bedenim. Bedenimden utanmalıyım.
Hesap günü ne yüzle çıkacağım Tanrının divanına?..
Verdiklerini müsrifçe harcamışım.
Sevgilinin hasretinde boğulmuşum…
Kuşun kırık kanadına üzülmüşüm. Solan güle kahrolmuşum…
Kadere karşı gelmişim… İliklerimi sıkıntıyla doldurmuşum.
Tanımadığım acılara vermişim kendimi…
Çağırmalıyım yeniden kendimi kendi içime…
Vakit daraldı, her şeyi boş ver, yeniden ayağa kalk Şahinim.
Canın ne istiyorsa onu yap. Gem vurma arzularına, haz duymaya bak bu dünyadan.
Yıkma kendini öyle. Bırak dizginlerini ve gir derin vadileri.
Koş, bağır, çağır, oyna…

Karanfilleri kokla, papatyaları topla.
Çık en yüksek kayaların üstüne, yitik geçmişine en duygulu ağıtlarını yak.
Sıkma kendini, rahat olmaya bak Şahinim.
Okyanuslara açıl, balıklar gibi dalgalara bırak kendini.
Semalarda süzülsün kanatların, bulutların üstünde uçmaya bak.
Zaman geçiyor, vakit daraldı Şahinim.
Azrail vicdansız, Azrail kimlik sormaz, bir geceyarısı ansızın gelir.
Sorgulamadan alır canını. Koparır alır seni bu dünyadan.
Pişman olmana fırsat vermez.
Vakit dar Şahinim, vakit şu an.
Yaşam bir nefes kadar yakın sana, ölüm de bir nefes kadar yakın.
Bir nefeslik zamana geçmişin harcanmışlığını sığdırmana bak.

Kır, parçala üzerindeki tunçtan zırhını.
Aç yüreğinin kapılarını…
Taşır sabrını…
İçindeki zehirleri akıt…
Boşalsın çileli hasretlerin, dinmeyen öfkelerin…
Bak orada nasıl yeniden filizlenir sevgi tomurcukları…
Sıyrıl eskimiş derilerinden…
Güneşle dolsun hücrelerin…
Sev, sevilmeye bak.
Özgür bırak içindeki çocuğu. Oyna ve oynarken keyfini çıkar…
Dünkü çocuksun sen. Her şeye gücün yetmez, düşünme fazla.
Senden öncekiler senin yerine her şeyi düşünmüşler. Senden sonra da başkaları düşünecek.
Bent olma dertlerin nehirlerine.
Dertler aşar bendini, kalırsın kumların arasında sahipsiz; arayanın, soranın olmaz…
Unutulursun ebediyen.

Sana uymayana sen de uyma. Zorlama kendini Şahinim vakit daraldı.
Dokunma ilahi gidişata, bırak aslan geyiği yesin, acıma…
Tasası sana mı düşer?
O geyik değil miydi dün en taze papatyaları yiyen, tomurcuk gülleri koparıp öldüren…
Senyasa bozan mısın? Sana uymayana sen de uyma. Vakit dar…
Vaktini kendine harca. Doğduğun gün döndü. Az sonra öleceksin.
Bu dünyadan göçüp gideceksin. Azrail’e güvenilmez…
Azrail mazeret dinlemez. Sorgusuz sualsiz alır canını…
Göçüp gideceksin bu dünyadan. Göçün kolay…
Sen orasını pek düşünme… Yükün hafif… Beyaz kefenden başka sen söyle var mı dahası?
Gireceğin toprak başkasının mülkü… Eyvah ki eyvah!..
Sen kimsin Şahinim? Dünkü çocuk…
Durma öyle, çocuklarla oyna…
Şımart kendini. Şımart kendini gönlünce. Sen kimsin be Şahinim?
Haksızlıklara gücün yeter mi?
Dünyanın kanununu değiştiremezsin.
Sen kedilerin miyavlamasını engelleyebilir misin?
Köpeklerin havlamasını engelleyebilir misini?
Engelleyemezsin…
Yıpratma kendini öyleyse…

Karanlıktan çevir yüzünü…
Güneşe doğru…
Bak güneş parıldıyor, dünyayı kucaklamış…
Sen de güneşi kucakla, sonsuz günbatımı yakın…
Yüreğini ısıt, ısıt ki aşkla dolsun…
Kurumuş duyguların yeniden yeşersin…

www. haberhurriyeti.com / ŞAKİR KADAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Kadan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi