İNSAN OLAN, İNSANI ÖLDÜRMEZ YAŞATIR

Hangi ırk, hangi bölge, hangi din, hangi ülkeden olursa olsun insanlar ne hikmetse huzur içinde yaşamaktan huzursuz oluyorlar…

Adem’in evlatları, tarih boyunca birbirlerini öldürmek için yanıp tutuşmakta…

Zamanımıza intikal eden söylemlere göre; Kabil, kardeşi Habil’i öldürerek cinayetler serisini başlattı… Ve bu başlangıç, sinsi bir virüs gibi insanların atomlarına hücrelerine bir daha çıkmamak üzere yerleşti…

Çağlar, devirler geçti… İlim gelişti, bilim gelişti… Ama ne yazık ki, kendilerini insan olarak görenlerin insanlıkları gelişmedi…

Sadist bir tutku ile kendinden başkasına yaşam hakkını yok etmek için sudan bahanelerle savaşlar sardı yeryüzünü…

Güçlünün adı insan’dı artık… Güçsüzün adı ise

ZAVALLI

İşte Osmanlıya da son zamanlarında

ZAVALLI

adını layık görmüştü güçlü batı ülkeleri…

…Ve Almanya ile birlikte birinci dünya savaşından yenik çıkan Osmanlı, itilaf devletleri arasında pay edilmeye başlandı…

Rusya Kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu’ya… İngiltere İstanbul ve Marmara bölgesine, Fransa ise Güneydoğu Anadolu topraklarına yerleşiyordu…

Savaş sonuna doğru itilaf devletlerine katılan Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan’a da İzmir ve çevresi ikram edilmişti…

14 Mayıs 1919’da İngiliz, Fransız, Amerikan ve Yunan donanmaları İzmir limanına girdiler.

15 Mayıs sabahı, İzmirli Rumlar çılgın sevinç gösterileriyle rıhtımda Yunan kuvvetlerini karşılarken Türkler ne yapacaklarını bilmezliğin şaşkınlığı içindeydiler…

İşte tam bu sırada gerçek adı Osman Nevrez olan gazeteciHasan Tahsin silahına sarıldı.

Kurşunlar havada uçuşuyordu. Arkadaşlarının ölümü Yunan askerinin paniklemesine neden oldu. Ancak çabuk toparlanıp Hasan Tahsin’in vücudunu delik deşik edip tekmelediler…

Palikarya kin ve ölüm kusmaya başlamıştı.

Kendilerine karşı koymayan, bir tek kurşun bile sıkmayan Osmanlı subay ve erlerini insafsızca şehit ettiler.

Çarşıları bastılar, dükkânları yağmaladılar direnmeye çalışanları kurşunladılar…

Başta hükümet konağı olmak üzere tüm devlet dairelerini basıp katliam yaptılar…

Türkler şaşkınlık, korku ve panik içinde evlerine kapandılar…

***

Yunan askerinin 15 Mayıs’ta İzmir’e çıkmasından dört gün sonra 19 mayıs 1919’da Mustafa Kemal Samsun’a ayak basıyor ve askeri tüm yetkilerinden sıyrılarak, ordudan istifa ettiğini açıklıyordu…

Toprakları düşmanlar tarafından paylaşılmış…

Fabrikalarına, Tersanelerine… Limanlarına, tüm milli varlıklarına el konulmuş…

Ordusu terhis ve tecrit edilmiş… İnsanları savaşmaktan bıkmış…

Bir ülkeyi esaretten kurtarmanın adımlarını atıyordu…

Düşman çizmesi altında inlemeyi zül gören Vatan sevdalıları, Mustafa Kemal’in etrafında kenetlenip silahlanmaya başladılar.

***

Artık düşmanla son hesaplaşma zamanı gelmişti.

26 Ağustos 1922’de başlatılan Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı’nın son safhası idi.

30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” tarihi emrini verdi ve 2 Eylül’de Uşak’a girildi.

Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde Küçük Asya Ordusu’nun başkomutanlığına getirilmiş General Nikolaos Trikupis tutsak edildi. Türk birlikleri, İzmir’e doğru hızla ilerledi.

9 Eylül 1922 sabahı Ahmet Zeki Bey komutasındaki 2. Süvari Fırkası, ardından Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Fırkası birlikleri İzmir şehrine girdi.

İzmir’in ve İzmirlinin üç buçuk yıl süren, işkence, korku ve zulüm dolu günleri bir daha yaşanmamak üzere sona erdi…

Bu savaşlarda yüz binlerce insan öldü, öldürüldü…

Harcanan paranın… Sıkılan kurşunun… Yapılan İhanetlerin…

İnsanlık için kaç gram faydası oldu?..

www.haberhurriyeti.com / FİKRET KALMUK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Kalmuk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019 yılının en iyi dizisi sizce hangisiydi?