Kronik illet

İstanbul’u kötü bir sevgiliye benzetiyorum; ne onunla mutlu mesut yaşamak mümkün, ne de yokluğuna tahammül etmek. Güzelliği insanı büyülese de bu şehirde yaşamak için ödenen bedel taşınamayacak kadar ağır maalesef.
Arnavutköy… Boğazın son yıllarda popülaritesi iyice artan semti. Güzelliğine doyum yok, zamana ve bozulan değerlere karşı direnişi hayranlık uyandırıyor, modern hayatın tüm etkilerine karşı mahalle kültürünü korumayı başarmış. Eski Rum evlerinin hakim olduğu dar sokakları, kilisesi, camii, berberi, çarşısı, esnaf lokantaları, bakkalı, fırını ile başka bir alem burası. Gel gör ki Arnavutköy’de yaşamak öyle her yiğidin harcı değil!

VALELER YOLUN HAKİMİ

Beş kuşak Arnavutköy’lü bir ailenin geliniyim ben yani yerimiz yurdumuz belli, kök salmışız buraya ancak yaşamak gün geçtikçe hakikaten de çileye dönüşüyor. Nedeni, “O-T-O-P-A-R-K S-O-R-U-N-U”! Mahalle sakinleri için aracını park etmek kelimenin tam anlamıyla gönül sızısı, eziyet hatta işkence. Sayıları her gün artan mekân, lokanta ve barlara ruhsat verilirken otopark konusunda bir önlem alınmadığı, bir yaptırımın olmadığı ortada! Geceleri park eden araçların yoğunluğundan acil bir durumda itfaiye veya ambulansın ihtiyaç sahiplerine ulaşması kesinlikle imkânsız hale geliyor. Arabanızı alıp bir yere gitmeye yeltenirken bin defa düşünüyorsunuz park ettiğiniz yeri kaybetmeye değip değmeyeceğine, çoğu kez de çıkartmıyorsunuz. Sokağın da, mahallenin de semtin de tek hakimi valeler olmuş, kabadayı gibi dolaşıyor etrafta; güler misiniz, ağlar mısınız size kalmış. Defalarca belediyeden yardım istendiyse de sonuç alınamadı. Çözüm arayanlar yılgın, sorumlular ilgisiz ve umursamaz.

SADECE ARNAVUTKÖY DEĞİL

Biliyorum, kronik bir otopark sorunu olan sadece Arnavutköy değil, bu illet tüm şehre yayılmış vaziyette. O nedenle dünden beri, Cumhurbaşkanın Başakşehir’de gündeme getirdiği Okul-Otopark çözümü bana müthiş bir fikir gibi geldi. Yeni inşa edilecek okul binalarının altına otopark yapılması sokaklara neredeyse iki sıra halinde dizilen araçlar için sağlıklı bir alternatif olacaktır. Okullarda eğitimi engellemeyecek şekilde bir düzenlemeyle devlet okullarının ciddi anlamda gelir elde etmesi mümkün bu vesile ile. Okulların, kayıt döneminde özellikle dar gelirleri velilere “bağış” diye ne kadar baskı yaptığını çoğumuz biliyoruz, bütçeler yetersiz, okul yönetimleri çaresiz.
İngilizcede, “win win situation” denir, bir olaya dahili olan herkesin kazanacağı durumlar için. İstanbul’da 6000’i aşkın okul olduğunu düşünecek olursak böyle bir çözümden hepimiz yarar sağlayabiliriz, elbette herkes adına iyi düzenlemeler yapılmak kaydıyla.

www.haberhurriyeti.com / Özlem Abut Otluoğlu

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özlem Abut Otluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?