KNİDOS’TAN DATÇA’YA BİR ÇÖKÜŞÜN HİKAYESİ

2 bin 500 yıl öncesiydi.
Milet’te(Aydın) doğmuştu.
Adı Hippodamos’du.
Tarihin ilk kent planlamacısıydı.
Modeli kosmos’tu.
Kozmostaki uyumu, geometrik düzeni kentlere taşıyordu.
Onun planladığı kentlere kuşbakışı bakıldığında, bir dama şeklini andırıyordu.
Birbirini dik kesen ve birbirine paralel giden geniş caddelerin oluşturduğu kentlerin merkezinde agora ve diğer resmi binalar bulunuyordu.
Hippodamus’un döneminde düşünce sistemi lüks yaşama karşıydı.
İnsanlar lüksten uzak aynı tip evler ve eşit parseller üzerinde yaşıyordu.
Böylece mülkün eşitliği güvence altına alınıyordu.
Ve her vatandaşın bir evi vardı.
Hippodamus’un kentleri kütüphaneleri, tiyatroları, mimarlık ve çeşitli sanat atölyeleriyle büyük kültür merkezleri olmuşlardı.
Bunlardan biri de Knidos’tu.
Teras evleri, düzgün caddeleri, sokakları, merdivenleri, tapınakları ve resmi kurumlarıyla örnek bir kentti.
Üstelik kanalizasyon sistemi vardı.
Atıklar denizin 200 metre açığına, akıntılı bölgelere bırakılıyordu.

*. *. *

Aradan 2 bin 500 yıl geçti.
Farkında mısınız?
Bizler, 21’nci yüzyıl insanları ilkel gördüğümüz antik dönemin insanlarından çok çok gerideyiz.
Sanayi devrimine, teknolojideki inanılmaz yükselişe rağmen, o günlerin yerleşik toplum düzeyine henüz ulaşabilmiş değiliz.
Baksanıza kentlerimizin haline.
Mesela Datça ve köylerine.
Yıllardır çözülemeyen imar sorunu, çarpık yapılaşma, kaçak inşaatlar nedeniyle, güzelim yarımada yakında beton yığınına dönme tehlikesi ile karşı karşıya.
Köylerde kanalizasyon olmaması, hala ilkel foseptik uygulaması nedeniyle denizler de tehlikede.
Knidos’ta toplam 15 bin kişilik 2 tiyatro vardı.
Ya şimdi.
Datça’da yaşayan, Datça’yı seven büyük çoğunluk bundan şikayetçi.
Ancak, şikayetler nedense hep sosyal medyada.
Oysa sorun böyle çözülmüyor.
Sorun devleti, belediyeyi eleştirmekle de çözülmüyor.
Bu gidişattan şikayetçi olanlar, elini taşın altına sokmalı artık.
Datça Belediyesi Kent Konseyi’nde bir Kent Estetiği Grubu oluşturuldu.
Yüzde yüz sivil bir insiyatif.
Söyleyecek sözü, fikri, projesi olanlar bu grupta yer almalı.
Belediyeye, bakanlığa baskı oluşturulmalı.
Datça hala doğal güzelliği, havası, denizi ve yaban yaşamı ile ülkenin henüz bozulmamış ender yerlerinden biri.
Ve maalesef başka bir Datça da yok.
Korumak hepimizin insanlık görevi.

www.haberhurriyeti.com / SEDAT KAYA

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sedat Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ömer Faruk GÜLTAŞLI - Datça’da önüne gelen müteahhit olmuş , inşaat ustası olmuş rastgele bina dikiyor. Üstüne üstlük özellikle İstanbul’dan müthiş bir göç var. Bu sadece yerel yönetimleri ve hükümeti eleştirmekle çözülecek bir sorun değil elbette. Datça için acil bir eylem planı hazırlanmalı , bir an önce icraata geçilmelidir. Yoksa bir kaç yıl sonra bu halini bile arayacağız. Saygılarımla.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Ağustos 11:45

İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?